Haz
09

Unutmadık

yaralı bayramlar geçti
mevsimler, bütün anlamlarıyla
yüreğin koyu yerinde birikenler
kendi takvimleriyle gelip geçtiler
gelip geçti şehirler ve ölüler
unutmadık
topraktan çobanyıldızına değin
hey yer
her ÅŸey
mümkündü
nazım kadar coşkulu
aragon kadar aşık
lorca kadar yaralıydık
unutmadık
orada bir coğrafya yağmalanıyor
orada gazetelerin ofset baskısı
orada yeniden yazıyorlar 835 satır
ve umudunu kaybetmeyen ÅŸehirler
gökyüzünün karanlık kefeniyle örttük
yıldızların delik deşık ettiği ölüleriz
adsız ölüleriz
adları bir coğrafya ile yan yana yazılan
gövdelerinizi unutmadık, unutmadık hiçbirinizi
savaşlar ve pazarlar çağıydı
aynı silahlardı kullandığımız
aynı çarşılar aynı kandı
sevgiye ve kurşuna açılmayan yüreklerden geçtik
pusu yataklarından, dağılmış bahçelerden
viran tarihten
uykuları çevik, namlularını oğulları gibi seven
Çocuklar gibi küsüp
kırda gelincikler gibi gülümseyen
musademe çocuklarını gördük
geçip gidiyorlardı
tarihin en uzun gecesinden
pazarlarda aynı kan
aynı paranın değiş tokuşunda
karanlık çarşılar
aynı kanlı tarih her defasında
bir biz kaldık bu kadar içindeyken hayatın
Ölüme yakın duran
bir de on binlerin korosunda haykıran
intifada intifada intifada
İki güzelliğimiz vardı bizim
ufkumuzdan inen
ve bir daha geri dönmeyen iki güzelliğimiz
birini kurşunlar, ötekini ofset baskılı resimler aldı
otuz üç kurşun sıkıldı her birimize
kutuplar kadar uzak, baba ocağı kadar yakın
doğunun gündüz ve gecelerinde
otuz üç yıldız
hala ışığınıi gönderiyor bize
birkaç çakmaktaşı cebimde gezdirdiğim
birkaç karanfil
yol için ipek, uyku için maya
kalbiniz için
kara bir yemin gibi çırılçıplak
kelimeler getirdim
kaybolmuş yüzyılların vatanında
Ölümün erken takibe aldığıi çocuklar
daÄŸlarda deÄŸilim sizinle birlik
yalnızca mataranıza su vermeye geldim
nazım kadar coşkulu
aragon kadar aşık
lorca kadar yaralı
serap ile hakikat arası
Çağın aşamadığıi uçurumlarda
gider gelirim gider gelirim
efsanelerin çeşitlendiği yol ağızlarındaki büyük kamaşma
anda gizlenen zaman
ateÅŸin avesta dili
bitkiler, otlar, kökler
dağlanmış dil, narin rengi
on binlerin dönüştüğü uğuldarken
doÄŸunun yeni defteri
topraktan çobanyıldızına değin
her yer her şey karanlık bir pusuda
yazının, tekerleğin, tarihin
ilk çocuklarından
ey büyük mezopotamya
iki bin yıllık gece
dön geri bak
kardeşlerim ölüyor kalbimin doğusunda

Haz
09

Engel

bir hevesin peşinde koşarken uyandım.
duraladım, ruhuma işleyeni aradım.
ne yöne baktıysam orada buldum, anladım.
ben aranırken, o benim kalbime kök salmiş.

mutluluğa koşmak istedim adım adım.
yolumu kestin, benliğime karıştın.
benle ben oldun, değistirmeye başladın.
kısa zamanda sen oldum, amacını taşıdım.

Haz
09

Ardınsıra Feryadım!

senle geçen günlerim,
özlem dolu yüreğim.
hasretinle beklerim,
döneceğin o günü.

vatan için sen orada,
başsız kaldım buralarda,
aÄŸlaÅŸamda kime fayda,
sen olmadıktan sonra?

tabutun kanlı getirdiler,
şu yüreğim bitirdiler,
feryadım çok gördüler,
ardınsıra feryadımı.

kurşun yarası sırtından.
andım olsun, ben bulmadan,
dönmem gayrı bu yollardan.
seni vuranı bulmadan.

Haz
09

Çok Sevmek

bizi kandiran o sarkilar, o mavi gece
o sicakligi beyaz ellerin, o ilk bakis
sebepsizligin sebep oldugu sefak vakti
o cok sevmek gecelerde o caresiz aldanis.

uzayan saclar, alyinda avuclarimizin
iste o, insanin bir yerde, aska boyun egmesi
kirilmak, bolunmek, o hep butunlenmek
o cok sevmek, tenin bir baska tene degmesi.

yanmak mi o eski caglarda yanmak
kul olup savrulmak ruzgara karsi
ilk kesilmisligi magrur ellerimizin
o cok sevmek, kanimizin o ilk akisi.

iste pinarlar, testiler, irmaklar, cesmeler
kanli avuclarla icmek aski kanmadan
o kiyilarimizdaki denizin ilk coskunlugu
o cok sevmek buyutmek onu hep, orada o zaman

kazimak ulu agac govdelerine adimizi
yazmak her seyi bir bir kumlarin ustune
o her iskenceye mahkum olmuslugumuz
o cok sevmek, daha cok sevmek gunden gune.

oyle delicesine, oyle korkunc, oyle cilgin
o cok sevmek o yanardag, o ates, o yangin…

Haz
09

Ben Seni Sevdim Mi?

ben seni sevdim mi? sevdim, kime ne
tuttum, ta içime oturttum seni
aldım, okşadım saçlarını, öptüm
içtim yudum yudum güzelliğini

ben seni sevdim mi? sevdim elbette
bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

ben seni sevdim mi? sevdim doÄŸrusu
sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
biri vardı ağlayan gecelerce
biri vardı sana tutkun; o bendim

ben seni sevdim mi? sevdim en büyük
en solmayan güller açtı içimde
omrumu değerli kılan bir şeydin
sen benim bozbulanık gençliğimde

ben seni sevdim mi? sevdim, öyle ya
bir çizgiye vardım seninle beraber
ve bir gün orada yitirdim seni
ben seni sevdim mi? sevdim, ya sen beni?

Haz
09

Kurtulamazsın

-35 yaşıma-

önce sesini
sonra yankısını çaldırdın şu beton ormanında
bu kent de tükürdü aşklarına
kal orada!
artık hiçbir şeyden kurtulamazsın
ıslanmışsın bir kere oğlum
yaş gününde
kuruyamazsın…


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini