Tem
09

Windows 7 ne zaman kullanıma açılacak?

Windows 7 ne zaman kullanıma açılacak?

Windows 7 adım adım geliyor. Microsoft harıl harıl çalışıyor. Önce kutu tasarımı, ardından fiyatları ortaya çıktı. Sonrasında Beta sürümün vadesi doldu ve kullananların çoğu çıkış adayına geçti.

Windows 7′nin tarihi de 22 Ekim olarak duyuruldu. Nihayet birkaç hafta önce söylenen olası fabrika tarihi doÄŸrulanarak, 10 Temmuz’da final sürümün tamamlanacağı, 13 Temmuz’da da fabrikadan çıkışın alınacağı açıklandı.

Bu tarihin ardından RTM ISO indirmeleri sadece Technet ve MSDN abonelerine sunulacak. Elbette bu işin resmi kısmı.

Microsoft istese de istemese de, herhangi bir ağda final sürümü yayınladığı an, torrent ve diğer paylaşım platformlarının da bu sürümden nasipleneceğini tahmin etmek pek güç değil.

Haber7

Elbetteki vistayı kullanıcılara satarak istediği kadar olmasada yinede yeteri kadar kazanan MS, windows 7 diyerek yine yeteri kadar parayı kazanacak.. nede olsa lider kendisi, tekel kendi elinde, istediği gibi sallıyor bayrağını.. xp ile vista yı birleştirip windows7 yapıyor.. bu gidişle win98 ile windows 7 yi birleştirip windows8 yapar Windows 7 ne zaman kullanıma açılacak? ))

Haz
09

Annemin mezarına gittik bugün

annemin mezarına gittik bugün
babam, namık, nihat, defne ve ben
namıkın arabasıyla geçtik
yollardan ve mezarlığın içinden

Çiçekler serptik üstüne mezarın
durduk orda sessizce
birbirine bakmadan herkes
ağladı,ya da birşeyler düşündü kendince

annemin mezarının yanındaki
bir başka mezarın önünde bir kadın ağlıyordu
kocasıydı sanırım toprağın altındaki
kısa bir zaman önce yitirmiş olduğu

bayram ziyaretçileriyle doluydu mezarlık
herkes ölüsüyle birlikte olmaya gelmişti
ağlanacak,bir an anımsanacaktı geçmiş
sonra yine hayatın hırgürüne dönülecekti

saçma olduğunu bildiğimiz halde gelişimizin
hiçbirimiz bir başka dünyaya inanmadığımız halde
durduk mezarı önünde annemin
annem oradaymışcasına;
babam, ben, namık, nihat,defne

dönerken sessiz bir anlaşma vardı aramızda hepimizin
saçma da olsa gelişimiz,bir başka dünyaya inanmasak da
birlikte ya da yalnız,gelip duracagız önünde bu mezarın
bir daha dönülmez şeyleri düşünüp ağlamaya..

Haz
09

Heyecan

senden ayrilali uzun zaman olmustu.
gidisinle gönlümden bir seyler kopmustu.
heyecanim sönmüs ve bedenim solmustu.
Özlemimden feryatlar gözlerimde cosmustu.

uzaklarda yapamamis, oralara alisamamissin.
bu yüzden olsa gerek, mektup da yazamamissin.
her gün resmime bakip, bagrina basacaktin.
peki yillar sonra beni neden hatirlayamadin?

simdi anladim, hangimiz can hangimiz canan.
sen islak dudaklarimda kalmis bir heyecan.
tükenen ümitlerime ve gönlümün çilesine olamazsin derman.
sen aslini yitirmissin, ne çare ki sende olmussun virân.

Haz
09

Uy Havar

yangınlar,
kahpe fakları,
korku çığları
ve irin selleri, aç yırtıcılar,
suyu zehir bıcaklar ortasındasın.
bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
pusatsız, duldasız, üryan
bir cana bir de baÅŸa
seher vakti leylim -leylim
cellat nişangahlar aynasındasın.
oy sevmiÅŸim ben seni…

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
he canım…
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
gül eçmaz, çağla dökmez.
vurur alnım şakına
vurur çakmaktaşı kayalarıyla
küfrünü, medetsiz, munzur.
Åžahmurat suyu kan akar
ve ben ÅŸairim.

namus işçisiyim yani
yürek içisi.
korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
ne salkım bir bakış
resmin çekeyim,
ne kınsız bir rüzgar
mısra dökeyim.
oy sevmiÅŸem ben seni…

ve sen daha demincek,
yıllar da geçse demincek,
bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
yaran derine gitmiÅŸ,
fitil tutmaz, bilirim.
ama hesap dağlarladır,
umut, daÄŸlarla.

düşün, uzay çağında bir ayağımız,
ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
düşün, olasılık, atom fiziği
ve bizi biz eden amansız sevda,
atıp bir kıyıya iki zamın
yarının çocukları, gülleri için
herbirinin ayvatüyü, çilleri için,
koymuş postasını,
görmüş restini.
he canım,
sen getir üstünü.

uy havar!
muhammed, İsa aşkına,
yattığın ranza aşkına,
deeey, dağları un eder ferhadın gürzü!
benim de boş yanım hançer yalımı
ve zulamda kan-ter içinde, asi,
he desem, koparacak dizginlerini
yediveren gül kardeşi bir arzu
oy sevmiÅŸem ben seni…

Haz
09

Çocuksun sen /I

dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
kum taneleri var ya onlardan birindeyim
yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil

Haz
09

Anılarda Yaşarken

cekingen adimlarla sesiz ve urkek
bir gun uzaklardan bir giz gibi geldin
o buyulu sarkilarini soyleyerek
gencligimi geri getirdi ellerin

sundun paha bicilmez guzellegini
oylesine diri oylesine sicak
boylesine bir mutluluk anladim ki
omur boyunca bir kez yasanir ancak

bir kez nefes aldigini anlar bir gun
bir kez bir kisiyle insan butunlenir
ozlem dedigimiz o hancer bir dusun
bir kez saplanmak icin kac kez bilenir

anilarsa bitmez bizimdir daima
umulmadik yerlerde yeserir buyur
yasamak bastanbasa yalan olsa da
o alir bizi uzaklara goturur

emzirir gur memelerinden istekle
biz farkina varmadan uzar omrumuz
anilarda yasarken bir gun gelir de
biz de biber ani olur oluruz.

Haz
09

Bir Garip Tecelli

harran ovasında,kızıl güneşin altında çapa sallardın,
daha küçük yaşlarda.
ter yüzünden şıpır şıpır akardı,
akardı ama yinede bırakmazdın,çapayı elinden.
adamlar ağaç gölgesinde,tütün yakar,
sen kızıl güneşte çapa.
bir garip tecelli iÅŸte.
büyüdün on dördüne geldin,
bu sefer yürek yakar oldun,hasibe
bilirim telli duvaklı gelinlikti hayalin.
komşu kızı rahimeyle konuşurdun
düğününü.
daha çocuk yaşlarda.
bilemezdin Çakırın kahvesinde,
nargile içerken konuşulanları.
altmış yaşında ağaların düşündüklerini.
nerden bileceksin,
pamuk tarlasında,türkü söyler,
allı pullu gelin olmayı düşlerdin,
Üç kuruş param olsa,çeyiz alsam derdin.
daha çeyizin bile yoktu.
bir yazma bile koyamadın bohçana.
taki halil ağanın dördüncü karısı olana kadar.
bir garip tecelli iÅŸte.
bir gece ayazda kaçırdılar,namussuzlar,
sen ne yaptın,hiç.
ne yapacaktın zaten,korkudan sindin durdun.
hayallerinde dondu zaten o gece ayazda.
bedeninde buz gibi,ceset gibi oldun.
ama töre bu işte,evede dönemezsin artık.
sonra pazarlık pazarlık bir milyar etti fiyatın.
bozdur bozdur harca,
sen değil baban harcayacak,öyle heveslenme hemen,
halil aÄŸada senin cesedinle yatacak.
bir garip tecelli iÅŸte.


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini