Haz
09

Yeniden Hüzünle…

İşte yine can sıkıntısı
bana bir şiir yazdıracak.
tırnaklarım uzamış,
içimde yaralı bir aşk.

İçimde yaralı bir aşk
ve birkaç piyes ölüsü,
birkaç gözyaşı kırıntısı,
inthar gelgii birkaç.

sırtüstü uzandım dünyaya,
odamın ampulüne bakıyordum,
ampulün bağlı olduğu borunun
tavanda kıvrılışına.

tavanda kıvrılışına
birkaç damla gözyaşının,
birkaç damla tentürdiyot,
kalbim ağrıyordu, bir yaz-
günü düştüm sokaklara,
karanlık sokaklara düştüm,
bir yaz gecesiydi galiba,
ürpererek indikçe bayırlardan,
kimsesiz ve loÅŸ alanlara,
çaresiz, bomboş bir cesettim,
bir yangın kulesi gibi uğuldayan.
kirli, bayat, karanlık-
bir suyla dolu bir kova,
olarak kalmıştım dünyada.

herkes kim bilir nerdedir-
ÅŸimdi? sevgilim… kim bilir-
nerdesin?
kalbim-ki bir gün durur-
var mıydı acaba?

Ölümü ve tuzlu
fıstıkları unutmadım.
hayat tuzlu fıstıkları.
sarhoşlar kusardı bir de
ben varken orda. dünyada
1965 yılında.
bir savaş ve hüzün korkusuyla
kahvelere dolardı insanlar.
sevgilim! sevglim!
“kanayan yerim benim”
çürük yumurta, bayat pastırma
ve
bamya yenilen bir lokantada
mareşal fevzi çakmak, koca yusuf
dünya güzeli fatma
dostumdular.
ben o şehirde yalnızdım
bunu kimseler bilmez
gidip gidip ruhtıma
dururdum.
kör bir dilenci vardı, o da-
dostumdu, beni-
evlendirmek isterdi kızıyla.
ben içimde bir acıyla
boyna bir resim yapardım.
sarı kurdeleli kızlara-
hikayeler anlatırdım hatta
uzak dünyalar ve
albert aynştayn hakkında.
onlar
uzun uzun susarlardı.
güzelim kızlar, hürriyet-
gaztesi okurlardı
ses ve hafta

her ÅŸey o kadar birbirinin
aynıydı, hayat-
akıp gidiyordu sıkıntıyla.
domino taşlarına ve
bir nehrin akışına benzeyen
cesur ve genç hayat. akıp giden.
kitapçı vitrinlerini
ve
alanları hızla eskiten-
hayat, bazen-
beni heyecanlandırırdı.
yağmurlu, ıhlamur ağaçlı bir yolda
kocaman eflatun bir güneş
tıkanırdı gırtlağıma
onu karnıma sokardım.
güneşi, göğsüme ve karnıma.
akÅŸam-
beni bulurdu bir koyda.
kırlara doğru
koşardım ber bağırtıyla.
az önce ıslanmış kırlara,
serin ve bereketli,
her zaman bağışlayan,
o taze ve hüzün-
anası kırlara…

sevgilim! sevgilim!
gece-
yürüyor.
dünya-
yürüyor ordularla.
kitaplara ve matbaacı-
çıraklarıyla. İçimde-
bir daÄŸ çeÅŸmesi akıyor…
sabah oldu oluyor anında-
eski, külüstür, kömür-
yüklü sarı bir kamyonla
yanında durmuştuk, orman-
battaniyeliydi hala.
bir hastane odasında-
sabaha karşı, yaralı-
bir onbaşı gibi uyuyordu.
sabaha-
karşı bir hastane odasında-
aklıma çanlar geliyor.
bir adam-
kesik çocuk başları satıyor.
yeniden
hüzünle başlıyorum bir-
romana…

Haz
09

Senden Ayrıyım

hayaller birakmiyor ki pesimi,
en devasâ halimde, senden ayriyim.
yâd eller söndüremiyor atesimi,
en devasâ halimde, senden ayriyim.

ismin, kalbimin en narin kösesinde,
ve sicak gülüsün bir günesti içimde.
aciyi da paylasacaktik birlikte
en devasâ halimde, senden ayriyim.

benim degil.. umutlarin katilisin.
her sey gibi, sende fanîsin
iyi günümde yanimda, simdi nerdesin..?
en devasâ halimde, senden ayriyim

Haz
09

Åžahmaran

sedef, safir ve kör uyku, dünden
kalan bir aynaya vuruyor düş gibi
ve kâhinin her remil atışında ölüm
kara deÄŸil, karada havada ve suda

ağlayan narım da çatladı çünkü ben
Çocuklarımı kaybediyorum dağlarda
dağlar ki ceylan yurdu, bir gülistan
olsun içindi düşerse yolu Şahmaran?ın

ve anılardır diye bilinen Şahmaran
belleÄŸin derin kuyusundaki uykusunu
bir hançerle kesip çıkmalıdır günyüzüne
ve bırakarak derisini çöl iklimlerine

tozlaÅŸan ve durmadan tozlanan keder
sedef, safir ve kör bir uykuya dönerken
Çöl hep çöldür, daima çöl, gri söylence
ve buhurun incelttiği ölümcül bir büyü

gülen ayvamı soruyorum ağlayan kızımı
nerdesin bunca zaman ey Åžahmaran
dağlar ceylan yurdudur, bir gülistan
düş yollara, keder öcünü almalıdır çünkü


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini
bu site sistemden silinmistir lutfen kodu kaldiriniz | backlink.r10.net