Haz
09

Karıma Mektup

bir tanem!
son mektubunda:
-başım sızlıyor
yüreğim sersem!-
diyorsun.
-seni asarlarsa
seni kaybedersem,-
diyorsun,
-yaÅŸayamam!-

yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yol sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
fakat
emin ol ki, sevgili,
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boÅŸuna bakacaklar
nazım?a!

ben,
alacakaranlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
topraÄŸa götüreceÄŸim…
karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
haydi bunlara boÅŸ ver.
bunlar uzak bir ihtimal!
paran varsa eÄŸer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı.
ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.

Haz
09

Heyecan

senden ayrilali uzun zaman olmustu.
gidisinle gönlümden bir seyler kopmustu.
heyecanim sönmüs ve bedenim solmustu.
Özlemimden feryatlar gözlerimde cosmustu.

uzaklarda yapamamis, oralara alisamamissin.
bu yüzden olsa gerek, mektup da yazamamissin.
her gün resmime bakip, bagrina basacaktin.
peki yillar sonra beni neden hatirlayamadin?

simdi anladim, hangimiz can hangimiz canan.
sen islak dudaklarimda kalmis bir heyecan.
tükenen ümitlerime ve gönlümün çilesine olamazsin derman.
sen aslini yitirmissin, ne çare ki sende olmussun virân.

Haz
09

Karşılama

geldi gonderdiÄŸin ÅŸiirden mektup
arada bir böyle yaz balabanım
zaman siciminin ucundan tutup
bazen bağla, bazen çöz balabanım

fikir gölü derinleşir girdikçe
dostluk gülü gümrah açar derdikçe
sıhhat, zaman, mekan, imkan verdikçe
cevapsız bırakmam, söz balabanım

ahval- i aleme kafayı takma
allah kerim, sabrı elden bırakma
İlmi düstur eyle, imanı sakla
gayrisi savrulan toz balabanım

huzur içte gerek, kabukta değil
vuslat acelede, çabukta değil
akıl da baştadır, topukta değil
Çile yemekteki tuz balabanım

ahlakı, töreyi kenara atan
dine ” afyon” diyen, vatanı satan
müslüman olamaz, türk değil zaten
dayanmaz görmeye göz balabanım

demiÅŸler ya ” kuvvet birlikten doÄŸar”
kar, yağmur zamanı gelince yağar
nasihatım o ki dinlersen eğer
İşaret ” ben” deÄŸil ” biz” balabanım

Çevremizi saran türlü ihanet
gün geçtikçe görünüyor daha net
başlangıçta bilmek değil kehanet
bağrımıza girmiş köz balabanım

zaman geldi esir olduk maddeye
zaman geldi hasır olduk caddeye
zaman geldi küsur olduk şetteye
daha bunlar bize az balabanım

dört yanımı gurbet yazmış kaderim
dosttan mektup gelir, biter kederim
gözlerinden öper, selam ederim
aydınlık günlerde gez balabanım

Haz
09

İkininbiri

-bayram bilge tokere-

can özünden besmeleyi çekende
dil yanmazsa ben yanarım sultanım
hak uğruna bir sefere çıkanda
yol yanmazsa ben yanarım sultanım

arzuhalim ulaşırsa divana
korkarım ki taban değer tavana
Çiçeğimden zerre girse kovana
bal yanmazsa ben yanarım sultanım

göz utanır gönül dostu görünce
can tutuÅŸur candan selam gelince
bülbül olup bir bahçeye girince
gül yanmazsa ben yanarım sultanım

aşıklık içimde doğduğu zaman
taş yanar göz yaşım yağdığı zaman
mızrabım sazıma değdiği zaman
tel yanmazsa ben yanarım sultanım

Üzülmedim erkenine geçine
akıl yordum herşeyine hiçine
söküp yüreğimi atsam içine
göl yanmazsa ben yanarım sultanım

alev alev ruhta, canda bu ateÅŸ
bakmakla görülmez bende bu ateş
bırakılsa hangi günde bu ateş
yıl yanmazsa ben yanarım sultanım

dosta mektup yazma vakti gelirse
yazar postalarım kısmet olunsa
mektubumun mahiyetin bilirse
pul yanmazsa ben yanarım sultanım

Haz
09

Hatırlatma

mektup derken siir oldu bak gene
darilirsan ben ölürüm unutma…
taze sarmasigim hoyrat bedene…
sarilirsan ben ölürüm unutma

bir gün günes olur göle dogarsin
bir gün yagmur olup yola yagarsin
bir gün ciçeklerden koku sagarsin
yorulursan ben ölürüm, unutma

kiliç agzi yoldur ok ucu meydan
dikkat et;sen benim canimsin ey can
koyakta kekliksin kayada ceylan
vurulursan ben ölürüm unutma…

ask denince akli birak deli ol
isik isik gökten inen dolu ol
boz-bulanik akan yagmur seli ol
durulursan ben ölürüm unutma

dinlemek zor, anlatmak zor yar beni
göreceksin dertte gamda gör beni
gönül topragima yaptim türbeni
dirilirsen ben ölürüm, unutma

Haz
09

Hasana mektup -II-

göz değdi köyümün güzellerine,
elİf, yadellere göçtü be hasan
sevgİ size ömür dört kulaç önce,
ecel çorbasını içti be hasan

asalet babasız çocuk doğurdu;
hazlı hÜrrİyeti haydutlar vurdu
viraneye döndü tÜrkhanın yurdu,
köyün tadı tuzu kaçtı be hasan

adalet felç oldu, yürür değnekle,
neÅže ne haltetsin soÄŸan ekmekle…
gÖnÜl delirdi de yol beklemekle,
İsyan bayrağını açtı be hasan

saadetin adı hÜlyadır şimdi;
hergün birimizi aldatır şimdi
umutlar rüyada, faldadır şimdi
unut, eski günler geçti be hasan

fazİleti gelin ettik gurbete,
kimbilir… belki de gurbetten öte
yağlı servet garaz eder Ülfete
ara yere nifak saçar be hasan

zeynep bize küskün, İffet sürgünde;
rezalet, felaket yaÄŸar her günde…
yedi haslet verem olur bir günde,
ÜlkÜ kötü yolu seçti be hasan

burada ne düğün ne bayram kaldı…
en güzel umutlar dalda ham kaldı!
korku, hasret, isyan, keder, gam kaldı;
binalar temelden uçtu be hasan

İşte böyle… malum ola halimiz;
naçar böğrümüze düştü elimiz
güven duyduğumuz her güzelimiz,
bizlere bir kefen biçti be hasan

Haz
09

Hasana mektup

Çok oku, çok düşün, çok şeyler anla,
aha bu mektubu alınca hasan.
manalar iplikten incedir amma,
kelimeler biraz kalınca hasan.

gene ağzımızı açmıyor bıçak,
huzur size ömür….. dert salkım saçak.
oyuna kalkıyor yüzlerce köçek,
batıdan bir hava çalınca hasan.

kök saldı bahçede ayrık otları,
yemler pay edildi, sattık atları.
biz kovalım derken baştan bitleri,
sülükler yapıştı, kulunca hasan.

süt dolu güğümü çalarız taşa,
kutsal görevimiz “saÄŸol çok yaÅŸa !”
mülkte hakikati aramak boşa,
tüm suçlular güçlü olunca hasan.

derisini yüzdük demokrasinin,
İşi iştir imtiyazlı asinin.
hakikatte vahÅŸi, sözde “vasinin”
dörtnala gidilir yolunca hasan.

canım hürriyeti koydunsa ara,
ekmek yalınayak kaçtı dağlara.
Çevremize küsmüş kardeşlik var ya,
haber ver, izini bulunca hasan.

soysuzlar taÅŸ atar mukaddesata
karşı duramazsak bizdedir hata.
tahammül teşviktir, böyle hayata,
Öl..İnsan küçülmez ölünce hasan.


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini