İsrail biraz akıllıysa 2. Filo’ya müdahale etmez! İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Av. Bülent Yıldırım, Haziran ayında 2. Özgürlük Filosu’nun Gazze’ye doğru yola çıkacağını belirterek, “Bu ikinci filoya dokunmayın, bırakın Gazze’ye gitsin. Tekrar müdahale ederseniz günlerce açık denizde kalır gündem oluştururuz” sözleriyle İsrail’e çağrıda bulundu. Bu filonun, sürecin çok küçük bir parçası olduğunu belirten Yıldırım, “sürpriz” olarak nitelendirdiği daha büyük bir çalışmaya hazırlandıklarını söyledi. Okumaya devam et »
İsrail biraz akıllıysa 2. Filo’ya müdahale etmez! İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Av. Bülent Yıldırım, Haziran ayında 2. Özgürlük Filosu’nun Gazze’ye doğru yola çıkacağını belirterek, “Bu ikinci filoya dokunmayın, bırakın Gazze’ye gitsin. Tekrar müdahale ederseniz günlerce açık denizde kalır gündem oluştururuz” sözleriyle İsrail’e çağrıda bulundu. Bu filonun, sürecin çok küçük bir parçası olduğunu belirten Yıldırım, “sürpriz” olarak nitelendirdiği daha büyük bir çalışmaya hazırlandıklarını söyledi. Okumaya devam et »
Anne! Filistin gibiyim bu yolculukta… Yolcu duası… Hiç olmadığım kadar metanetli, hiç olmadığım kadar cesaretli, hiç olmadığım kadar sabırlı, hiç olmadığım kadar imanlı, hiç olmadığım kadar denize yakınlık ve riyadan uzaklık diliyorum Rabbim ve bu hiç olmadıklarım hep benimle olsunlar artık. Ve Bismillahirrahmanirrahim… Okumaya devam et »
11 yıl önce Marmara depreminde 17 bin 480 kişi öldü, 23 bin kişi yaralandı, 113 bin bina yıkıldı. Ve uzmanlar hem fikir: Tekrar olacak. Senaryolara göre 70-90 bin kişi ölecek. Buna karşın 11 yıl içinde yapılanlar çok yetersiz ve uzmanlar ‘İnsanlar göz göre göre ölecek’ diyor.
Okumaya devam et »
İnsan hakları mahkemesinin yakın zamanda açıklamış olduğu “İnsanlık suçu işleyenler” arasında İsrail de olduğu halde, hiçbir şekilde İsrail aleyhine bir müdahalenin yapılmadığı açıklamanın ardından kısa bir süre sonra, yola çıkan insani yardım gemilerinin bu sabah saatlerinde saldırıya uğraması sonucu İHH istanbul ana merkezde basın açıklaması düzenlendi.
Yapılan basın açıklamasında konuşma yapan İHH Genel başkan yardımcısı Yavuz DEDE” Avrupa İnsan hakları savunucularının ve kuruluşlarının söylemlerinin yalan olduğu, Atina ve isveçlilerin büyükelçiliklerini geri çektiği, gemide bulunan vatandaşlarına sahip çıkmadığını ve geri adım attığını belirterek vatandaşlarına sahip çıkması gerektiği yönünde çağrıda bulundu.
Hiçbir hak ve hukuk tanımayan israil için ve kendilerini demokrasi aşığı olarak tanıtan ülkelerin kazip bir duruma düştüklerini söyleyen Yavuz Dede; gerek israil, gerekse arap basınının yapmış olduğu haberlerin gerçeklik oranının zayıf olduğunu ve ilgili haberlerin İHH genel merkez tarafından takip edilmesini söyledi.
Bununla birlikte başkan yardımcısının yapmış olduğu açıklamanın sonunda, İsrailin gemilere daha öncede yaptığı gibi bilerek bizzat silah ve ve suç unsuru aletler bırakabileceğini ve Dünya’ya koz olarak kullanabileceğini, bizlerin ise hiçbir surette dezenformasyon girişimlerine kanmamamızın gerektiği yönünde uyarıda bulundu.
Başkan yardımcısının ardından konuşma yapan Vakit gazetesi yazarı araştırmacı – yazar Abdurrahman dilipak, Uluslararsı girişimlerin derhal harekete geçmeleri gerektiği, türkiyede Filistin dostlarının ve siviltoplum kuruluşlarıyla türk meclisinin acil siyasi girişimlerde bulunarak, Türkiye’den Siyonist İsrail diplomatların sınırdışı edilerek çıkarılmaları gerektiği ve şehitlerimizin ailelerine iade edilinceye dek tüm yurt genelinde, bu protesto ve eylemlerin herne şekilde olursa olsun son sürat devam etmesi gerektiğini vurguladı. Başbakan vekili Bülent Arınç’ında telefon açarak başsağlığında bulunduğu, sondurumu hassas bir şekilde takip edeceklerini ve yapılması gerekenler noktasında harekete geçeceklerini söylediği açıklandı. Saldırıya uğrayan geminin özellikle türk gemisi olduğu, ve diğer gemilerin israil askerleri tarafından ele geçirildiği , yaralananların kelepçeli bir şekilde hastaneye götürüldüklerine dair görüntüler mevcut. Şuan ise sözkonusu geminin “MAVİ MARMARA” olduğu söylenerek son gelişmelein takip edildiği belirtildi.
Saldırıya uğrayan gemilerin bulundukları noktanın İsrailin sınırı dışında olduğu, aksine uluslararsı sınır dahilinde bulunduğu vurgulanarak girişimin apaçık saldırı olduğu açıklandı. Böyle bir girişimin Uluslararası hak ve hukuk nezdinde savaş atılımı olduğuda yapılan açıklamalar arasında.
Özgürder ve Mazlumderden’de katılımcıların konuşma yaptığı basın açıklaması, Taksim meydanında Saat 12.30 ‘da gerçekleştirilecek olan basın açıklamsına intikal etmek üzere son buldu.
İHH ana domain yoğun DOS saldırısı altında olduğu için ihh.org.tr adresine ulaşılamıyor. IHH’yı ihhvakfi.com ve ihhvakfi.org adreslerinden takip edebilirsiniz.
Marmara’nın tabanından gaz çıkışı alarmı…
Marmara Denizi tabanında gaz ve petrol çıkışları olduğu saptandı. Bu çıkışların Küçükçekmece’nin güneyinde ve Tekirdağ ile Silivri arasında zirve yaptığı belirlendi. Prof. Dr. Naci Görür, “Artık Marmara’da deprem alarmı verildi” dedi.
Fransız Le Suroit gemisinin, 4 Kasım-14 Aralık tarihleri arasında, AB projesi çerçevesinde Marmara Denizi’nde kurulacak denizaltı gözlem istasyonlarıyla ilgili yaptığı çalışmanın sonuçları açıklandı. Fransız Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Naci Görür, araştırmalarla, Marmara Denizi altındaki fay sisteminin geometrisi, boyutları, birbirleriyle olan ilişkileri, olası kırılmanın nasıl olacağı, İstanbul’un hangi bölgelerinin nasıl etkileneceği gibi konulara ışık tutulduğunu söyledi. Son araştırmayla Marmara Denizi tabanındaki fayların bazı bölümlerinde gaz ve sıvı çıkışları olduğunun tespit edildiğini vurgulayan Görür, şunları söyledi:
“Marmara’nın tabanından geçen fay, Trakya havzasının mikrokarbon rezervlerini parçalamış durumda. Marmara tabanına gelen hidrokarbonlar Trakya havzasının petrolü ve gazı. Bizim bulduğumuz şey, bunların fayın bir yerinden çıktığı. Yoksa bu bilinmeyen bir olay değildi. Gaz ve su çıkışı arzın derinliklerinde başlar; birtakım değişikliklere neden olur, kayalar kırılır ve çatlar. Bu değişiklikler fay düzlemini kırarak çıkan gaz ve sıvı içinde kimyasal ve fiziksel birtakım değişikliklere neden olacaktır. Bu farklılıkları denizaltı gözlem istasyonu kurarak onları ölçmek, deprem süreci başladığı zaman o depremin ayak seslerini duymak anlamına gelir. Bilim adamları 1999 depreminden sonra Marmara’da 30 yıl içinde deprem olacağını söylemişti. Artık Marmara’da deprem alarmı verildi. Deprem tehlikesi kapıda. Bu alarmın ülkeyi yönetenlerce de ciddi alınması lazım.”
Silivri-İstanbul arası
Fransa Deniz Araştırmaları Enstitüsü’nden Prof. Dr. Lois Geli de gaz çıkışlarının Küçükçekmece’nin güneyinde ve Tekirdağ ile Silivri arasında zirve yaptığını söyledi. Geli, Türkiye’deki fayların genel olarak kol kol kırıldığını, kırılmayan tek kolun İstanbul’da olduğunu vurguladı. Bu kolun en son 1509 ve 1766’da kırıldığını anımsatan Geli, “1999’u takiben fayda tehlikeli segmentin kırılma ihtimali çok yüksek. Bu bölge de Silivri-İstanbul arasındaki bölge. Faya en yakın yerde gözlemevi yerleştirilmesi önemli” dedi.
Kaynak: Radikal
Akşamdır
i
suları
boğdu
dalgalar
…
ses hoyrat
sevinç yılgın
şakaklarım sonbahar
ii
“muhbiri çoğalmış sevdanın”
yapışmış tenime ter
elime kir
sessizliğin ortasında bir deli rüzgar
akşamdır
avuçlarında marmara?nın
akşamdır
şiire karıştı sular
sularda çoğalır sevdalar
ellerim ah! ellerim
nasıl
anlatsam
gece
gece kokuyor çocuklar

