Haz
09

Emirganda Çay Saati

ceragan sarayindan buyukdereye
usumek sonbaharinda eski cinarlarin
uzadigi yerlerde gizlice aksamlarin
baslayip adeta kendini dinlemeye
kafeslerin ardinda bol gozlu bir kadin
ansizin giydirilmis ipek feraceye
bir cay yalnizligi emirgandan oteye
degdikce isindigi yaldizli bardagin
nedimden yansimasi tatyos efendiye
tenha bir genc kiz sesiyle hicazkarin
kuytularda curudugu bagdadi yalilarin
yorgun sarmasiklariyla sarkmis bahceye
soguk kuslar gibi dagilir bogazda
ruzgarin getirdigi donuk bir yagmur pusu
istinyede gemilerin karanlik uykusu
kirik direkleriyle dalgin ve hasta
birden icimi kaplayan olum korkusu
selam verilince mechul bir namazda
gazaliyse biraz mevlana biraz da
kubbenin altindaki divan ugultusu
seref vapurundan en kirli beyazda
yuzlerce harbiyeli surgun yolcusu
havada bir asilmis adam kokusu
istanbul jonturkleri huzzam bir yasta
yankilariyla telasli geceleri bebekten
motorlarin tasiyip o kadar bitiremedigi
en yilgin sonbahar benim gozlerimdeki
cok daha dumanli mutareke gunlerinden
alaturka saat kacta ikinci to”mbeki
miralay sadik beyin nargilesinden
dem cekip kumrular gibi sebilleri senlendiren
osmanli sehpalarinin golgesindeki
emirganda acilasmak koyu bir semaverden
caylar gibi kararip kac defalarca eski
bir siir uzuntusuyle museddes bicimindeki
coktan unutulmus kilitli defterlerden

Haz
09

Kuslar Ötmeden

kuslar ötmeden uyanirim.
vakit seher vakti, zaman dar.
her yer alaca karanlik içerisinde.
disarda rüzgar uguldar,
içerde gözlerim kaçan uykuyu kovalar…
beyaz dolabin, beyaz çekmecesine takilana kadar.
kuslar ötmemistir hâlâ…
seni yazdigim günlük gelir elime çekmeceyi açtigimda.
orta sayfasinda senin resmin.
sayfalar çevrilir birer birer,
ve resmine ulastigimda,
hersey tükenir…

hersey anlamini yitirir, mânasini kazanir.
hayaline daldigim seni düsünürüm.
kuslar ötmeden.
düsüncelerim hayal, kelimelerim bakis olur.
resmin gerçek olur.
hayaller gerçek olur hayalimde.
hersey bir an içinde olur…
ve hersey olur kuslar ötmeden.

ben gelmekte olan güne baslarim senle,
seni bölüsemem resminle,
ama bilirim:
benim güllerim asla solmaz!
hele ki o güller…
o güller can gülleriyse,
ve kuslar ötmeden görünüyorsa,
hiç solmaz o güller.

sayfalar kapanir birer birer.
yarin, kuslar ötmeden açilmak üzere.
Çekmece kapanir…
rüzgarin ugultusu tekrar duyulur.
duvar kagidinda ki gül deseni gülümsüyor gibi olur.
bende ona gülümserim,
kuslar ötmeden.

kuslar ötmeden, kuslarin ötecegini bilirim.
seni görmeden sevecegimi bilirim.
zamani gelince kavusacagimi da bilirim…
ama ben asil… seni…
kuslar ötmeden bilirim.

Haz
09

Ayrılık günü

ben nice ayriliklar gordum omrumce
kuslar gordum; kirilmis kolu, kanadi
ayri dusmus sevdiginden kuslar gordum
hic bir ayrilik bana bu kadar komadi

ayriligin bir agridir vurur sakalarimda
ve buyur gozlerimde bir okyanus kadar
derinden ses verir icimde bir tel
sonra, birdenbire kirilir, kopar

yeryuzu cekilir altindan ayaklarimin
gecer basima coken bir tavan gibi gokyuzu
durmadan calinir kulaklarimda
sarkilarin en huzunlusu

seni alip uzaklara giden otobus
benim uzerimden gecer hisimla
devrilir, bakakalirim ardindan
bir sel gibi akan gozyasimda…

artik ne yapsam bos, teselliler faydasiz
karanlik gitgide en derinlere ceker beni
caresiz butun sokaklarinda bu sehrin
boyle perisan beklerim donmeni

dolasir birbirine yorgun ayaklarim
ellerimi koyacak bir yer bulamam
nereye gitsem en koyusu acilarin
ne yana baksam, cildirtan bir aksam

istesem ben bu omru, bu talihi istemem
boyle durup durp senden ayrilmak varsa
orada bir mezar kazilir benim icin
ayriligin nerede baslarsa.

Haz
09

Ben bir eylül sen haziran

bir eyluldu baslayan icimde
agaclar dokmustu yapraklarini
cimenler sararmisti
rengi solmustu tum ciceklerin
gokyuzunu kara bulutlar sarmisti
katar katar gidiyordu kuslar uzaklara
deli deli esiyordu ruzgar
dagilmisti yazdan kalan ne varsa
yasanmamis bir mevsim gibiydi bahar

neydi o bir zamanlar
sevmisligim, sevilmisligim
o heyheyler, o delismenlikler neydi
ne bu kadere boyun egmisligim
ne bu acidan korlasan yurek
ne bu kurumus nehir; gozyasim
onumdeki dizboyu karanliklar da ne
ne bu ardimdaki kul yigini; elli yasim

beni kotu yakaladin haziran
gamli, yikik eylul sonuma
bir ilk yaz tazeligi getirdin
masmavi gogunle
cana can katan gunesinle
piril piril engin denizinle girdin icime
cicekler acti dokundugun
cimler buyudu yurudugun
ve guller katmer katmer oldu guldugun yerde

basimda senin kuslarin kanat cirpiyor simdi
oldurdugun yemislerin agirligindan
dallarim yere degiyor
gunesi batmadan saclarinin
bir dolunay doguyor bakislarindan
gun boyu senden bir meltem esiyor yanan alnima
uykusuz gecelerim seninle apaydinlik
basim donuyor, off basim donuyor yasamaktan
olebilirim artik

olme diyorsan; gitme kal oyleyse
saril simsiki, tenim ol, beni birakma
baksana; parmak uclarim ates
lavlar fiskiriyor gozbebeklerimden
hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
benimle meydan oku her caresizlige
benimle uyu, benimle uyan
birlikte varalim onucuncu aylara
ben bir eylul, sen haziran.


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini