Tag Archives: ki

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-4

sıcaklar bildiğin gibi değil ve ben ki yalı uşağıyım, deniz ne kadar uzak… İkiyle beş arası cibinliğin altına uzanarak ter içinde kımıldanmadan gözlerim açık dinliyorum sineklerin uğultusunu. biliyorum : şimdi avluda duvarlara çarpıyorlardır suyu, kızgın, kırmızı taşlar tütüyordur. ve dışarda, otları yanmış kalenin eteğinde bir kezzap aydınlığı içindedir simsiyah kiremitleriyle şehir… geceleri birdenbire rüzgâr çıkıyor.… Read More »

Bir Dakika

deniz durgun göl gibi, gitgide genişliyor sular kayalıklarda nurdan izler işliyor, engine sarkan gökler baştan başa yıldızlı.. Şimdi göğsümde kalbim çarpıyor hızlı hızlı. göklerden bir yıldızın gölgesi düşmüş suya dalmış suyun koynunda bir gecelik uykuya bazan uzunlaşıyor, bazan da kıvranıyor durgun suyun altında bir mum gibi yanıyor yakın olayım diye bu gökten gelen ize Öyle… Read More »

Açların Gözbebekleri

değil birkaç değil beş on otuz milyon aç bizim! onlar bizim! biz onların! dalgalar denizin! deniz dalgaların! değil birkaç değil be on 30.000.000 30.000.000! açlar dizilmiş açlar! ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız sıska cılız eğri büğrü dallarıyla eğri büğrü ağaçlar! ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız açlar dizilmiş açlar! bunlar!… Read More »

Bence sen de şimdi herkes gibisin

gözlerim gözünde aşkı seçmiyoronlardan kalbime sevda geçmiyorben yordum ruhumu biraz da sen yorÇünkü bence şimdi herkes gibisin yolunu beklerken daha dün gecekaçıyorum bugün senden gizlicekalbime baktım da işte iyiceanladım ki sen de herkes gibisin büsbütün unuttum seni eminimmaziye karıştı şimdi yeminimkalbimde senin için yok bile kinimbence sen de şimdi herkes gibisin 334 (1918) –yaz– kadıköy

Yaşamaya Dair-2

diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan bir daha kalkmamak ihtimali de var. duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yene de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini. diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için, diyelim ki, cephedeyiz. daha… Read More »

Onun Doğuşu ve Demirhane Bacası

demirhane bacası ki yağmurda ümitsiz ve müntekim dururdu. ve rüzgâr ki kendini kaldırıp kaldırıp demirhane bacasına vururdu. ve siyah bir yelken gibi gece rüzgârdayken, sahip değilken ağaçlar dallarına, kuşlar kanatlarına, ve çekerken karanlıktan yıldırımları toprak, insanlar ve âletler bırakıp kaldırımları derin uykulardayken bir zemin katında bir çocuk doğdu. yıldızlar teker teker deste deste yandılar. yıldızlar,… Read More »