Ara
09

Kanayan Yara Filistin.. Dünya Gazze’ye ihanet etti

Kanayan Yara Filistin.. Dünya Gazze’ye ihanet etti
Kanayan Yara Filistin.. Dünya Gazzeye ihanet ettiİsrail’in Gazze’yi yerle bir ettiği operasyonunun yıldönümü rapor yayımlayan, 16 uluslararası yardım örgütü, dünya güçlerini Gazze halkına ihanet etmekle suçladı. Dünya güçleri, tecridin kalkması için kılını kıpırdatmamakla; İsrail ise toplu cezalandırmayla insani hukuku çiğnemekle itham edildi

LONDRA/GAZZE – İsrail’in Gazze Şeridi’ni üç hafta içinde enkaza çevirip 1400’ü aşkın insanı öldürdüğü geçen yılki Dökme Kurşun operasyonunun yıldönümü gelip çatarken yardım kuruluşları, uluslararası toplumun duyarsızlığına fena çattı. 16 insan hakları örgütü ortak bir rapor yayımlayarak, bölgenin tecridine son verilmesi ve yeniden inşası için parmağını dahi kıpırdatmayan uluslararası toplumu Gazze halkına ‘ihanet etmekle’ suçladı. Örgütler İsrail yönetimini de Gazze’ye yönelik ayrım gözetmeyen tecrit politikasıyla toplu cezalandırma taktiği güderek uluslararası insan hukukunu çiğnemekle itham etti.
Aralarında Uluslararası Af Örgütü ve Oxfam’ın da bulunduğu yardım örgütlerinin raporuna göre, İsrail 22 günlük saldırının sona eridiği 18 Ocak’tan beri Gazze’ye sadece inşaat malzemesi taşıyan 41 kamyonun girişine izin verdi. Oysa 1.5 milyon insanın yaşadığı bölgenin yeniden inşası için bunlardan binlercesine ihtiyacı bulunuyor. Raporu sunan Oxfam’ın direktörü Jeremy Hobbs “Tecritle herkesi cezalandıran sadece İsrail değil. Dünya güçleri de başarısız oldu, hatta Gazze’nin sıradan vatandaşlarına ihanet etti” dedi. Hobbs, “Elleri kuvvetle sıkıp açıklamalar yayımladılar ama yeniden yapılanmayı, yaraların sarılmasını ve ekonomik iyileşmeyi engelleyen zararlı politikayı değiştirecek çok az şey yaptılar” diye ekledi. Uluslararası Af’ın müdürü Kate Allen ise “Hasta, travma geçiren ve güçsüz bırakılmış halk İsrail yetkililerinin zalim ve yasadışı politikalarıyla toplu halde cezalandırılıyor. İsrail’in kendi vatandaşlarını koruma sorumluluğu, ona Gazze’deki her bir erkeği, kadını ve çocuğu cezalandırma hakkı vermez” ifadelerini kullandı.

AB’ye çağrı: Gazze’yi ziyaret edin
“Evler, sivil altyapı, kamu hizmetleri, çiftlikler ve işyerlerinin uğradığı zararın çok azı tamir edilebildi” tespitini yapan yardım örgütleri, AB dışişleri bakanlarını meydana gelen zararın boyutunu görmek için Gazze’ye gitmeye, AB yetkililerini de tecridin kaldırılmasına yönelik acilen eyleme geçmeye çağırdı. Raporda her gün dört ile sekiz saat arasında değişen elektrik kesintilerinden halkın yüzde 90’ının mustarip olduğu, sağlıksız suyun temel endişe kaynaklarından biri olmaya devam ettiği ve genç yaşta ölümlerin yüzde 12’sinin ishalden kaynaklandığı not edildi. Filistinli gruplardan yardım organizasyonuna imkân verecek birlik hükümeti kurulması isteyen örgütler, ayrıca Gazze’ye hükmeden hamas ile diğer örgütlere şu çağrıyı yaptı: “Mevcut ‘de facto’ ateşkesi koruyun ve İsrail’e gelişigüzel roket atışını kalıcı bir şekilde kesin.”
Raporun hedefindeki AB ise dün El Fetih’in hükmettiği Batı Şeria’ya 2009’daki yardımlarına 72.4 milyon avro ilaveyle 214 milyon avroya çıkarmaya karar verdi.
Gazze Özgürlük Yürüyüşü adlı girişim ise 31 Aralık’ta ambargoyu delmek için 42 ülkeden 1300 delegeyle Mısır üzerinden Gazze’ye yürümeyi planlıyor. Tecritte İsrail’den geri kalmayıp Refah sınırında Gazze’nin nefes borusu sayılan yeraltı tünellerini önlemek için ABD’nin yardımıyla yerin derinliklerine saplanmış demir duvar ören Mısır, girişimin sınırdan geçme talebini reddetti. Ancak organizatörler herşeye rağmen yürüyüşün planlandığı gibi yapılacağını duyurdu.

Mısır: Duvar güvenlik amaçlı
Gazze’deki Hamas yönetimi de diğer Filistinli örgütlerle birlikte Kahire’yi sınırda bombayla delme, kesme yada eritmeye karşı dayanıklı demir duvarın inşasına son vermeye çağırdı. Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri, “Duvar yersiz ve Filistin halkına felaket getirecektir” dedi. Önceki gün de 500 Filistinli sınırda duvarı protesto etti. Gazze saldırılarından önce sayıları 3 bini bulan tünellerden sadece 150’sinin açık olduğu belirtiliyor. Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebu Geyt ise bariyeri “Tehditlere karşı ulusal güvenliği savunma amacı taşıyor” diye savundu. (ap, afp)

Ara
09

Türkiye 300 milyar doları nereye harcadı ?

Türkiye 300 milyar doları nereye harcadı ?Türkiye 300 milyar doları nereye harcadı ?
300 MİLYAR DOLAR KİMİN CEBİNE GİTTİ?

Başbakan Erdoğan hele şükür “terörün” (ki “kısmi iç savaş” da denebilir) ekonomik boyutuna da değindi. Şöyle diyordu dün Konya’da:
“Terörden kim kazandı? Türk mü kazandı, Kürt mü, Alevi mi, Sünni mi?Kim kazandı? Doğu mu, Batı mı kazandı, kim kazandı? “Kimin kazandığını ben sizlere söyleyeyim: Silah satan, mayın satan kazandı, uyuşturucu pazarlayan kazandı. Gençlerin kanıyla beslenenler kazandı, şehitleri, dağa çıkanları istismar edenler kazandı.”

“Bakın 300 milyar dolar kaynağımız terör yüzünden heba oldu. Bu sorun zamanında çözülebilseydi bu imkânlarla Türkiye neleri başarabilirdi? Bu kaynaklarla ne kadar yol, okul, baraj yapılabilirdi?”

Bu konuşma için ‘hele şükür’ diyorum, çünkü sadece ‘anneler ağlamasın’ söylemiyle açılıma yeteri kadar meşruiyet sağlayamazsınız.

Siyasi propagandada elbette duygulara hitap etmek çok önemlidir. Ancak cüzdanlar da yabana atılmamalı.

Şimdiye dek terör piyasasından çıkar sağladıkları için, bundan sonra da kanlı piyasanın devam etmesini isteyenlerin maskesini düşürmek gerekir.

Bu piyasanın işleyiş biçimini anlatmaya çalışırken balon örneğini vermeyi çok severim.

İki yıl önce yazmıştım:

“Doğu ve Güneydoğu sınırında gözetleme yapmak için Türkiye zeplin satın alıyor. Radarından lazerine çeşitli izleme araçlarıyla donatılacak bu özel balonların tanesi 50 milyon dolar. İşletme gideri ise saatte 300 dolar.

Düşünsenize… Birileri bundan komisyon alacak… Birileri kullanacak… Birileri lojistiğini sağlayacak…

Balonun çevresinde bir ekonomik alan oluşacak.

Amaç ne? PKK’lıları izlemek. Peki, PKK olmazsa ne olur? Eyvah, gitti bizim ‘ekonomi’! PKK olmalı ki o ‘ekonomi’ çalışsın.” (Sabah, 13 Mart 2007)

Lafı bir çağrıyla bağlayalım:

Devletin kayıt tutma geleneği güçlüdür. Başbakan Erdoğan terör ekonomisinin bir dökümünü yaptırsa ne iyi olur:

25 yılda kimlere, kaç para ödendi?

Cefakâr vatandaş, “Ülkem için feda olsun” der ama paraların belli odaklara gittiği anlaşılırsa, seyredin gümbürtüyü!

GK Başkanı’nın tuhaf mantığı

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ dün yine had bildirmeye çalıştı. Bakın ne demiş:

“Terör olaylarını, TSK ile ilişkilendirmeyi, PKK destekleyicileri ve PKK sempatizanları yapabilir. Ancak böyle ilişkilendirmeleri, bu amaca yönelik imalı konuşmaları siyasiler, akademisyenler ve medya mensupları yapamaz, yapmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir. Her şey, yasalara uygun olarak yürütülür. Ciddi hukuk devletinde imalı konuşmalara, dedikodulara yer yoktur.”

O halde soralım:

Şemdinli’deki Umut Kitapevi’ne bomba konulması neydi? Bombacılardan biri için dönemin KKK Org. Yaşar Büyükanıt’ın “Tanırım iyi çocuktur” demesi neydi? Olaya bakan Van Savcısı’nın doğduğuna pişman edilmesi neydi?

Başbuğ’un, “TSK’nin gömülü silahı yoktur” ve “Bu silahlar ordunun değil” açıklamalarının ardından topraktan çıkan ve TSK malı silahlar neydi?

Eylem Planları neydi?

Başbuğ’un mantığına göre bu olaylar hukuk devletine uygun. Onun mantığına katılmayanlar da PKK sempatizanı. Mantıkla mıntıka karışmış galiba.

Kaynak: Zaman


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini