Haz
09

Sudra Gömlekleri

sudra gömlekleri içindeyim
zaman tanrı hem erkek hem kadın
amcamoÄŸlu beni bul
mahpus deÄŸilim
bir mahpusun saydığı günlerdeyim

dağlanmış dövmelerim okunmaz etmiş izlerimi
yittim ben, bilmiyorum nerdeyim
İkindiyle akşam arasında
ne kadar taşıyabilir tebdilim beni
ben ki reddettim
mahpus, casus ve katilken
yıkanmamışların takdirini

İçimi öldürüyorum. kazıyorum içimi
Çoğalmasın diye ötekilerim
Çoğalmasın diye parçalandığı yerde
kaldı bedenim
gövdemi çoktan aştı gitti gövdemin tarihi
geçilmez yerinde karanlığın
başkasını denedim

bazen ıslığım çalınıyor kulaklarıma, bazen gelirken
düşündüğüm kelimeler
maden ocakları hatırlıyorum, demirci körükleri, kaçarken
değiştirdiğim sayısız kan, bir her konaklama yerinde
Ödediğim defterler

İçime attığım taşlar tıkadı sarnıcımı
tuzun ve kirecin ÅŸerbeti dindi
kuzey defterleri güney rüzgarları arasında
mühürlü mektuplar taşıdım
bozgun zamanlarının çarşılarında dağıldı
başka bir kader için sakladığım kıymetler

ey benim ateşler kitabındakı babam
nerde sazımın mızrabı
nerde kehribarım
amcamoÄŸlu beni bul
gidemem, bu yıl güney
zaman tanrı zurvanic
beni de ezberine aldı
resimde ellerin örtülü olması kaderin
esrarengiz karakterini simgeler
denedim kabartmaların hacminden öteye açılan bütün imkanlarını
ne yapsam gölgede kalıyordu
hem hürmüz hem ahriman
kendime dönecek bütün zamanı kılcala daraltmıştı
tasil katmanlar
Şimdiyse boşluğundayım
bir büyük kabartmanın
Örtülü ellerin arkasında
gömleğimi ilikleyen kopça
gövdemi yazılan esrar
karışır yazının gövdesine
başkaları okudukça
amcamoğlu buradayım
otların gürültüsüne, taşların tarihine bak
mezopotamyadayım..

Haz
09

Karışan saatler içinde

karışan saatler içinde hâtırana
bazı sabahlarla ikindiler yan yana,
değişik gülleri sanki tek bir baharın;
bâkir hülyasıyla beyaz ve ürkek yarın,
o sükût bahçesi, ufkunda kuş yerine
hasret kanat çırpar düşünen ellerine…

hep aynı nağmede çılgın dolaşan yaylar,
bir yıldız kervanı gibi haftalar, aylar
hep aynı hayalin peşinde bu yolculuk,
hep gül yangını ve bahar sıtması ufuk…

tenha bir ucunda gecenin bir sır gibi
fısıldanan adın kardeş, dost ve sevgili,
durgun havuzların süsü ten rengi çiçek
bir mevsim cümbüşü içinde süzülerek
Ömrün gecesinde ve kader rüzgârında
bir ürperme olur çıplak omuzlarında…

Haz
09

Suçlama Beni

suçlama beni
böyle bırakıp
gidiyorum diye
bağrımı yakan
bir yaradır
bu ayrılık şimdi

bil ki kanımdadır
sevişmelerin yangını
Öylece girerken
gecenin bağrına
taşıyorum sımsıcak gülümseyişini

yaşanan günler
hayatı oyarak
gedikler açıyor
durulur mu artık
durgun sularda
bekleyerek seheri

talan ediliyor
bahar ve aÅŸk
Öyle bir soyun ki
duracak gibi deÄŸil
vurmazsak eÄŸer
kendimizi yola

yaÅŸamak zorunlu
kurtarılırsa eğer
bahar ve aÅŸk
ve simdi hayat
acı yeşil
bir kader renginde

hayatın ve sevincin
kaderinin altettiÄŸi yer
kavganın ortasıdır
ki umudun çiçeklenişi
aşkın
yengisidir bu

söylenecek bütün sözler
sevincin ve sevdanın
savunulmasına dairdir
ve ÅŸimdi onlar
yaralarını saracak
birilerini beklemektedirler

ey anısıyla
kalbimi yakan
kederlenme hemen
ve suçlama beni
böyle bırakıp
gidiyorum diye

Haz
09

Özledim

İçinde sen olan herşeyi özledim.
Özledim kırda çiçek toplamayı,
sahilde denizi taşlamayı.
Özledim kaşını ,gözünü hele gülüşünü
Öyle özledim ki bir duyabilsen.
kader mi bu gidiÅŸin,yoksa sen mi istedin.
hani bizim sevgimiz içimize sığmazdı,
hani ellerimizi bırakmayacaktık,
hani bizim güneşimiz hiç batmayacaktı,
sevgimizin üstünde duracaktı.
gel artık neredesin.
kader mi bu gidiÅŸin,yoksa sen mi istedin.
Öyle özledim ki,gel artık.


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini
bu site sistemden silinmistir lutfen kodu kaldiriniz | backlink.r10.net