Haz
09

Davet

dörtnala gelip uzak asyadan
akdenize bir kisrak basi gibi uzanan
bu memleket bizim!
bilekler kan içinde, disler kenetli
ayaklar çiplak
ve ipek bir haliya benzeyen toprak
bu cehennem, bu cennet bizim!
kapansin el kapilari bir daha açilmasin
yok edin insanin insana kullugunu
bu davet bizim!
yasamak bir agaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardesçesine
bu hasret bizim!

Haz
09

Unutmadık

yaralı bayramlar geçti
mevsimler, bütün anlamlarıyla
yüreğin koyu yerinde birikenler
kendi takvimleriyle gelip geçtiler
gelip geçti şehirler ve ölüler
unutmadık
topraktan çobanyıldızına değin
hey yer
her şey
mümkündü
nazım kadar coşkulu
aragon kadar aşık
lorca kadar yaralıydık
unutmadık
orada bir coğrafya yağmalanıyor
orada gazetelerin ofset baskısı
orada yeniden yazıyorlar 835 satır
ve umudunu kaybetmeyen şehirler
gökyüzünün karanlık kefeniyle örttük
yıldızların delik deşık ettiği ölüleriz
adsız ölüleriz
adları bir coğrafya ile yan yana yazılan
gövdelerinizi unutmadık, unutmadık hiçbirinizi
savaşlar ve pazarlar çağıydı
aynı silahlardı kullandığımız
aynı çarşılar aynı kandı
sevgiye ve kurşuna açılmayan yüreklerden geçtik
pusu yataklarından, dağılmış bahçelerden
viran tarihten
uykuları çevik, namlularını oğulları gibi seven
Çocuklar gibi küsüp
kırda gelincikler gibi gülümseyen
musademe çocuklarını gördük
geçip gidiyorlardı
tarihin en uzun gecesinden
pazarlarda aynı kan
aynı paranın değiş tokuşunda
karanlık çarşılar
aynı kanlı tarih her defasında
bir biz kaldık bu kadar içindeyken hayatın
Ölüme yakın duran
bir de on binlerin korosunda haykıran
intifada intifada intifada
İki güzelliğimiz vardı bizim
ufkumuzdan inen
ve bir daha geri dönmeyen iki güzelliğimiz
birini kurşunlar, ötekini ofset baskılı resimler aldı
otuz üç kurşun sıkıldı her birimize
kutuplar kadar uzak, baba ocağı kadar yakın
doğunun gündüz ve gecelerinde
otuz üç yıldız
hala ışığınıi gönderiyor bize
birkaç çakmaktaşı cebimde gezdirdiğim
birkaç karanfil
yol için ipek, uyku için maya
kalbiniz için
kara bir yemin gibi çırılçıplak
kelimeler getirdim
kaybolmuş yüzyılların vatanında
Ölümün erken takibe aldığıi çocuklar
dağlarda değilim sizinle birlik
yalnızca mataranıza su vermeye geldim
nazım kadar coşkulu
aragon kadar aşık
lorca kadar yaralı
serap ile hakikat arası
Çağın aşamadığıi uçurumlarda
gider gelirim gider gelirim
efsanelerin çeşitlendiği yol ağızlarındaki büyük kamaşma
anda gizlenen zaman
ateşin avesta dili
bitkiler, otlar, kökler
dağlanmış dil, narin rengi
on binlerin dönüştüğü uğuldarken
doğunun yeni defteri
topraktan çobanyıldızına değin
her yer her şey karanlık bir pusuda
yazının, tekerleğin, tarihin
ilk çocuklarından
ey büyük mezopotamya
iki bin yıllık gece
dön geri bak
kardeşlerim ölüyor kalbimin doğusunda

Haz
09

Beyaz İpek Gibi Yağdı Kar

beyaz, ipek gibi yagdi kar
bir kiz kardan hafif adimlariyla yuruyup gecti hayal icinde
arkadaslarimi dusundum, sevgili seyleri
sanki her sey bizmle var ve bizimle olacak
sarkilar caldi odalarda
-butun insanlari sevmek gerektigini dusundum
dusmanlarimiz disinda
dusmanlarimiz cunku
sevgiyi yok ettikleri icin
dusmanlarimiz oldular-
beyaz, ipek gibi yagdi kar
bir kiz kardan hafif yuregiyle
gecip gitti guvercinleri animsatarak.
uzaktaki sehir
uykuya dalmistir simdi.
dusundum bir bir
kardeslerimin ne yaptiklarini
nihat
uyumuyor olmali.
_nefis bir sarki
soyluyor yandaki odada bir kiz
bir rus
halk sarkisi.
ve simdi koroyla
basladilar.
nihat dusunuyordur
karanlikta.
_sanirim bir saatten sonra
hapishanede
disardan sonduruyorlar isiklari-
beyaz, ipek gibi yagdi kar
bir kiz kelebek adimlariyla
gecip gitti karin uzerinden.
insanlar kendi sarkilarini
kendi hayallerini tasiyorlar.
cagdas sarkilar
gerekli onlara
hem hayatlarinin
derinliklerinden soz eden
gerceklestirilmis
gerceklestirilmemis duygularindan,
hem
kavgayi atesleyen
somut
anlasilir
akilli sarkilar.
beyaz, ipek gibi yagdi kar
acilarla dolu bu dunyaya.
insafsizlik
vahset
hala guclu
ve hala iktidarda.
insanlar
oluyorlar.
gepgenc
simsicak
oluyorlar
sanki
olmuyorlarmis gibi.
bir yandan surup gidiyor-
hayat;
bir yanda tel orguler
parmakliklar.
beyaz, ipek gibi yagdi kar
yagdi kirpiklerine bir kizin
yagdi mavi bir nehre
saclarima yagdi
otobuslere
agaclara
evlere.
icimden
oksadim onu.
oksadim icimden
kelebek adimlarini
yanimdan gecen kizin.
herhangi bir kiz
hayalleri olan.
istedim ki
daha guzel
olsun su dunya.
istedim ki
beyaz
ipek gibi yagan karin altinda
bitsin artik
bu surup giden alcakliklar.
bir bebek
olum tehdidi altinda yasamasin
besiginde.
ve paramparca olmasin
simsicak
capcanli
yasayip giderken insanlar.
birakin beyaz
ipek gibi yagan karin altinda
hayallerimiz olsun.
yasayalim
ozgur
guzel
dusunceli.
anlatalim
dusunduklerimizi birbirimize.
sevinc egemen olsun her yerde
insanca
bir kaygi.
beyaz, ipek gibi yagdi kar.
yagsin
dunya daha guzel olacak
inaniyorum buna.
bir insan kalbinin guzelligine
cocukluguna
sonsuz cesaretine, olanakliligina
inandigim kadar


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini