Haz
09

Caricinde Geçen Kış

aksamlari gol eflatun bir keder
sazliklarda piril piril
buz tutmus batakklik kuslari
agaclardan
curuk sari ve kizil
son yapraklar dokuluyor
ruzgarli sonbahardan
nasilsa kurtulmuslari
gumus karanliginda anlasilmaz sesler
havada mutsuz bir bulut
umutsuz ve kararsiz suzuluyor
neredeyse aksam yildizi
yorgun kirmizi
neredeyse ay
neredeyse ay
(hersey nicin bu kadar eski
nicin bu kadar uzak)
caricinde gecen kkis
tepeden tirnaga katran ve su buhari
volganin uykusuna bir ruya gibi sarkmis
atesten orumcek nehir vapurlari
neredeyse aksam yildizi
yorgun kirmizi
neredeyse ay
neredeyse ay
caricinde gecen kis
dalgin bir sarisin
karanlik bir miralay
birisi nijniy novgoroddan henuz gelmis belki
belki kazana oburu yola cacak
(hersey nicin bu kadar eski
nicin bu kadar uzak)
caricinde gecen kis
seyrek sakallarinda yildizlar
iskelede namaza durmus
ihtiyar bir tatar
altinda sokak lambasinin
dalgin bir sarisin
karanlik bir miralay
kadinin astragan mantosu sirtinda
uzun ve beyaz ellerini caresiz kavusturmus
kisa kirpiklerinde incecik buz tozu
adam buz mavisi pelerin astragan kalpak
icinde bir atmaca ayrilik korkusu
yuregini parcalar
(hersey nicin bu kadar eski
nicin bu kadar uzak)
caricinde gecen kis
neredeyse aksam yildizi
yorgun kirmizi
neredeyse ay
neredeyse ay
kararmis bir can gibi cinliyor
donmus golun ustunde aksam ayazi
kararmis ve kocaman
konakta zaman zaman
koridorda urkek ayak sesleri
kapinin ardinda fisiltilar
onun icin herkes kaygilaniyor
bugun de gecti svetlana radiceva
ardinda nemli bir is kokusu
giderilmez pismanliklar
eflatun bir keder
birakarak

Haz
09

Ayrılık Sevdaya Dahil

acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin
en gorkemli saatinde yildiz alacasinin
gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader
uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin
ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari
mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan
onu cok ariyorum onu cok ariyorum
heryerimde vucudumun agir yanik sizilari
bir yerlere yildirim dusuyorum
ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu
gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus
tedirgin gulumser
cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili
hic bir ani tek basina yasayamazlar
her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
telasli karanlikta yumusak yarasalar
gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu
yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
yansimalar tutmus butun sahili
cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var
oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
cunku ayriliklar da sevdaya dahil
cunku ayrilanlar hala sevgili
yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik
hava agir toprak agir yaprak agir
su tozlari yagiyor ustumuze
ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir
eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
karanlik coktu denize
yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice
yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak
bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina
benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle
sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz
ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz
hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi
tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi
hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek askimiz

Haz
09

Kuslar Ötmeden

kuslar ötmeden uyanirim.
vakit seher vakti, zaman dar.
her yer alaca karanlik içerisinde.
disarda rüzgar uguldar,
içerde gözlerim kaçan uykuyu kovalar…
beyaz dolabin, beyaz çekmecesine takilana kadar.
kuslar ötmemistir hâlâ…
seni yazdigim günlük gelir elime çekmeceyi açtigimda.
orta sayfasinda senin resmin.
sayfalar çevrilir birer birer,
ve resmine ulastigimda,
hersey tükenir…

hersey anlamini yitirir, mânasini kazanir.
hayaline daldigim seni düsünürüm.
kuslar ötmeden.
düsüncelerim hayal, kelimelerim bakis olur.
resmin gerçek olur.
hayaller gerçek olur hayalimde.
hersey bir an içinde olur…
ve hersey olur kuslar ötmeden.

ben gelmekte olan güne baslarim senle,
seni bölüsemem resminle,
ama bilirim:
benim güllerim asla solmaz!
hele ki o güller…
o güller can gülleriyse,
ve kuslar ötmeden görünüyorsa,
hiç solmaz o güller.

sayfalar kapanir birer birer.
yarin, kuslar ötmeden açilmak üzere.
Çekmece kapanir…
rüzgarin ugultusu tekrar duyulur.
duvar kagidinda ki gül deseni gülümsüyor gibi olur.
bende ona gülümserim,
kuslar ötmeden.

kuslar ötmeden, kuslarin ötecegini bilirim.
seni görmeden sevecegimi bilirim.
zamani gelince kavusacagimi da bilirim…
ama ben asil… seni…
kuslar ötmeden bilirim.

Haz
09

Sana Dönecegım!

olup bitmekte hersey…
geceden sonra yine gündüz olmakta…
günes dogmakta,
ve ömrüm bir gün daha kisalmakta.

yillandikça düsmekte degeri bir çok seyin…
tükenmekte ümidim…
pahasi eksilmekte bir zaman ki servetlerin..
ve sen hâlâ varsin efendim..
son gördügüm yerdesin.. böylesi sadakât!
hak ettimmi acaba efendim?!

ben böyle mahçup..
utanip, ezilmekte bir sözün altinda.
gonlüm hep mahsus,
sevgilere inanip, gülümseyisine kanmakta!

adimlarim sana yönelmeye mecbur…
sana dönecegim efendim.
hem suçluyum hem de magdur..
hos görüne siginacagim efendim!


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini