Haz
09

Gözlerin

gözlerin gözlerin gözlerin
ister hapisaneme, ister hastaname gel,
gözlerin göozlerin gözlerin hep güneşte,
şu mayıs ay sonlarında öyledir işte
antalya tarafında ekinler seher vakti.

gözlerin gözlerin gölzerin
kaç defa karşımda ağladılar
çırılçıplak kaldı gözlerin
altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve cırılçıplak,
fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar.

gözlerin gözlerin gözlerin,
gözlerin bir mahmurlaşmaya görsün
sevinçli bahtiyar
alabildiğine akıllı ve mükemmel
dillere destan bir şeyler oluyor dünyaya sevdası insanın.

gözlerin gözlerin gözlerin,
sonbaharda öyledir işte kestanelikleri bursanın
ve yaz yaÄŸmurundan sonra yapraklar
ve her mevsim ve her saat istanbul.

gözlerin gözlerin gözlerin,
gün gelecek gülüm, gün gelecek,
kardeÅŸ insanlar birbirine
senin gözlerinle bakacaklar gülüm,
senin gözlerinle bakacaklar.

Haz
09

Sizden Saklı

gelmediniz, ben hep sizi bekledim
eksilen yanlarımla
sizden saklı eskidim

her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için
gün, ay, saat, hafta; takvimsi zaman yanı
aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey
yalnızca ufuklar yeniledim

kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk
her sevgiliyle biraz daha
biraz daha sizden saklı eskidim.

Haz
09

Geçerdi Hep

geçerdi hep
pırıltılı kanunlar
neves gecelerden
ihtimal buhranlı gecelerdi hep
yüreğinde yalnızlığın tortusu
vazoda yaseminler
ufukta yağmur kuşları
Çözülmez bilmecelerdi hep
ansızın dalar
bir yorgunluğa uyanırdın
güneş çekilmiştir bahçelerden
lambalar çok erken yanmış
aldatılmak korkusu
sık sık bozulan yeminler
enfarktüs kuşkuları
sinsi bir kederdi hep
zaman zaman düşündüğün
aklına geldikçe güldüğün
Şan şeref ve ün
beyhude seylerdi hep

Haz
09

Bence Malumdur

dikenin
kalbime battığı bir sonbahar günüdür
sen elini bulutların içinde gezdirirsin
bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler
içini kurtlar kemirir
bence malumdur
buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün
senin ateşler içinde olduğun
bence malumdur
ellerin muhakkak çocuk elleridir
hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün
onlar neden daima okul türküleridir
süleymancıktan bahseder
kara toprakta açık yeşil bir yıldız gibi akıp giden
süleymancıktan
ve karınca yuvalarından bahseder
ışıksız kömürsüz karınca yuvalarından
gökyüzünde kızıl bir hilalin kaydığını görürsün
sen ansızın gökyüzünde görünürsün
gözlerinin rengi
bence malumdur
elinde değildir akşam serinliğinde üşüsün
eylülden itibaren geceler hazindir uzundur
sokaklar yorulur uykuya varıp gelirler
sokakların üstüne bulutlar gelirler
bulutların üstüne yıldızların gözleri gelir
bir yıldız bir yıldızın ardınca gider
yıldızların kaybolduklari yer
bence malumdur
karanlıkta bir şeyler kopar dağılır
uzaktan yabancı sesler duyulur
sen elini bulutların içinde gezdirirsin
elin hayallerimi dağıtır
bilirsin
sen elini bulutların içinde gezdirirsin

Haz
09

O kadar güzel bir yüzdü ki…

o kadar güzel bir yüzdü ki
gelip geçici olamazdı
ya da bir resimdi çizilmiş yastığıma

onunla hep
bir uçurum kıyısında gibi seviştik
kanatlanıp
birbirimizin uçurumuna

seviÅŸmek bir ÅŸiir
bir uçurum dengesidir
yer çekiminin
ve akıl çekiminin dışında

Haz
09

Akşamüstü Bir Kahvede

akşamüstü bir kahvede
bira içtim birkaç bardak
gazeteden yoruldukça
gelip geçene bakarak

kahvenin müşterileri
İçerdeydi daha fazla
camlı terasta idim ben
Çıkıntı yapan sokağa

sevimsiz bir kocakarı
torununu azarladı
bir köpek geldi içerden
camdan dışarıya baktı

salınarak geçip gitti
genç bir anne çocuğuyla
kasketli iki müşteri
bir ÅŸey konuÅŸtu patronla

biraz sonra geldi köpek
baktı yine aynı yere
tıraş edilmiş yüzünde
kederle ve ciddiyetle

kocakarı torununu
azarladı bir kez daha
karıştı iki kasketli
akşamın ıssızlığına

köpek yine gelip baktı
camdan ve hep aynı yere
yüzünde aynı ciddiyet
ve gözlerinde kederle

kocakarı içkisini
bitirmiş olmalıydı ki
Çıkıp gitti torunuyla
biri bir kahve söyledi

az önceki anne çocuk
döndüler elde ekmekle
köpek yine gelip baktı
camdan ve hep aynı yere

bakıyor birkaç saniye
İçeriye dönüyor ve
geliyordu çok geçmeden
bakmak için aynı yere

koyulaşırken gitgide
usul ve yumuÅŸak akÅŸam
eğildim ben de yavaşça
baktım köpeğin ardından

uzuyordu bombuÅŸ sokak
gelip giden azalmıştı
parketmiş birkaç araba
ve akşamın ıssızlığı

eğilip bir daha baktım
belirgin hiçbir şey yoktu
köpek ise arada bir
gelip bakıp dönüyordu

ben de bu notları aldım
bir şiir yazarım diye
yaşamın anlamsızlığı
ve ciddiyeti üstüne

Haz
09

Karışan saatler içinde

karışan saatler içinde hâtırana
bazı sabahlarla ikindiler yan yana,
değişik gülleri sanki tek bir baharın;
bâkir hülyasıyla beyaz ve ürkek yarın,
o sükût bahçesi, ufkunda kuş yerine
hasret kanat çırpar düşünen ellerine…

hep aynı nağmede çılgın dolaşan yaylar,
bir yıldız kervanı gibi haftalar, aylar
hep aynı hayalin peşinde bu yolculuk,
hep gül yangını ve bahar sıtması ufuk…

tenha bir ucunda gecenin bir sır gibi
fısıldanan adın kardeş, dost ve sevgili,
durgun havuzların süsü ten rengi çiçek
bir mevsim cümbüşü içinde süzülerek
Ömrün gecesinde ve kader rüzgârında
bir ürperme olur çıplak omuzlarında…


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini
bu site sistemden silinmistir lutfen kodu kaldiriniz | backlink.r10.net