Haz
09

Rübap

uzakta inleyen şu rübap neden?
böyle gecelerden teselli arar
ruhuma aÅŸina bu titremeden
anladım onun da bir hicranı var

her name bir hayal yaşatıyordu
Şarkın efsaneli köşelerinden
geçenler durup bu kim diye sordu
gecenin koynuna füsun serperken

ruhları uyutan bir şuh sihirbaz
bu içli kadının nermin elleri
elinde inleyen o esiri saz
yasla mı uyuttu şen sahilleri?

Haz
09

Bir hayal aradım meyhanelerde

ahular bezminde bade nuÅŸettim
yıllara karışan o hayat nerde
ayrılık hüznünü ben de guşettim
hicranı avuttum viranelerde

sakiyan payime açardı damen
gönlümün hicriyle neyler inlerken
bugünse derdimle baş başayım ben
bir hayal ararım meyhanelerde

yarimin gözleri vermiyor huzur
kalp yalnız onların yadıyla vurur
İnemez ruhuma bir yabancı nur
anarken ben onu boÅŸ lanelerde

Haz
09

Otuz BeÅŸ YaÅŸ

yas otuz beş! yolun yarısı eder.
dante gibi ortasındayız ömrün.
delikanlı çağimızdaki cevher,
yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
benim mi allahım bu çizgili yüz?
ya gözler altındaki mor halkalar?
neden böyle düşman görünüyorsunuz;
yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
zamanla nasıl değişiyor insan!
hangi resmime baksam ben deÄŸilim:
nerde o gtnler, o ÅŸevk, o heyecan?
bu güler yüzlü adam ben değilim
yalandır kaygısız olduğum yalan.
hayal meyal seylerden ilk aşkımız;
hatırası bile yabancı gelir.
hayata eraber başladığımız
dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
gittikçe artıyor yalnızlığımız
gökyüzünün başka rengi de varmiş!
geç faretttim taşın sert olduğunu.
su insanı boğar, ateş yakarmış!
her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
her yil biraz daha benimsediÄŸim.
ne dönüp duruyor havada kuşlar?
nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
bu kaçıncı bahçe gördüm taruma.
neylesin ölüm herkezin başında.
uyudun uyanamadın olacak
kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
bir namazlık saltanatın olacak.
taht misali o musalla taşında.

Haz
09

Her Şeyi Birden İstemek

o kitabı da okudum bitirdim
hani o genç kızın beni unuttuğu
bir ara fena halde fikrindeydim
dudağındaki nem gözündeki buğu
durmadan hayal deÄŸiÅŸtiriyorduk
cetrefil bir hayat herkesin koktuÄŸu
kaderlerimiz kalındı sevinçlerimiz çabuk
yaşamadan dağılıyor yarısından çoğu
erteleyip durduk suç ortaklığımızı
asıl mutluluğun içinde bulunduğu
bazı ben yanlıştım o yanlıştı bazı
Çünkü gecikmenin ağır yorgunluğu
yanlızlığımız herşeyi birden istemekti
İsteği gerçekleştirmez isteğin yoğunluğu
İhtiyaç başka bir boyuta geçmekti
devreden çıkarıp gereksiz sorumluluğu
tekrar loş yalnızlıkların en dibindeyim
sararmış yaprakların usulca savrulduğu
köprüler yıkıldı artik kendimleyim
parmak uçlarımda ölümün soğukluğu

Haz
09

Bursada zaman

bursada eski bir cami avlusu,
küçük şadırvanda şakırdayan su.
orhan zamanından kalma bir duvar…
onunla bir yaşta ihtiyar çınar
eliyor dört yana sakin bir günü.
bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinde gülüyor bana derinden.
yüzlerce çeşmenin serinliğinden
ovanın yeşili göğün mavisi
ve mimarilerin en ilahisi.

bir zafer müjdesi burda her isim:
sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
hala bu taşlarda gülen rüyanın
güvercin bakışlı sesszilik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
muradiye, sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz nilüfer,
türbeler, camileri eski bahçeler,
Şanlı hikayesi binlerce erin
sesi nabzım olmuş hengamelerin
nakleder yadını gelen geçene.

bu hayalde uyur bursa her gece,
her şafak onunla uyanır, güler
gümüş aydınlıkta serviler, güller
serin hülyasıyla çeşmelerinin.
başındayım sanki bir mucizenin,
su sesi ve kanat şakırtısından
billur bir avize bursada zaman,

yeşil türbesini gezdik dün akşam,
duyduk bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş kuran sesini.
fetih günlerinin saf neşesini
aydınlanmış buldum tebessümünle.

İsterdim bu eski yerde seninle
baÅŸbaÅŸa uyumak son uykumuzu,
bu hayal içinde… ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
havayı dolduran uhrevi ahenk.
bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
belki de rüyası büyük cetlerin,
beyaz bahçesinde su seslerinin.

Haz
09

Aradığını Bekleyen

saha kalkmis kimsesiz duygularim,
ahi sarar, önce seni, sonra kâinati.
rüyan kaçmis, ümitsiz uykularim,
ani arar geceleri, açilmis kanatlari!

teselli yok bana senden gayri,
ithamin bile gizli gözlerinde.
vuslatina degin elden ayri,
iflakin ile beklerim, ötede.

gidisin, evvelin de öncesi,
tükenmek bilmiyor zaman.
bir çift gözün de hevesi,
olmak, yagmurunla aglayan!

figânin sardi, kalbimdir tekleyen;
matemine yenildim, renklerim al oldu.
isyanin adi: aradigini bekleyen!
siteminle ezildim, râbitam hayal oldu

Haz
09

Kuslar Ötmeden

kuslar ötmeden uyanirim.
vakit seher vakti, zaman dar.
her yer alaca karanlik içerisinde.
disarda rüzgar uguldar,
içerde gözlerim kaçan uykuyu kovalar…
beyaz dolabin, beyaz çekmecesine takilana kadar.
kuslar ötmemistir hâlâ…
seni yazdigim günlük gelir elime çekmeceyi açtigimda.
orta sayfasinda senin resmin.
sayfalar çevrilir birer birer,
ve resmine ulastigimda,
hersey tükenir…

hersey anlamini yitirir, mânasini kazanir.
hayaline daldigim seni düsünürüm.
kuslar ötmeden.
düsüncelerim hayal, kelimelerim bakis olur.
resmin gerçek olur.
hayaller gerçek olur hayalimde.
hersey bir an içinde olur…
ve hersey olur kuslar ötmeden.

ben gelmekte olan güne baslarim senle,
seni bölüsemem resminle,
ama bilirim:
benim güllerim asla solmaz!
hele ki o güller…
o güller can gülleriyse,
ve kuslar ötmeden görünüyorsa,
hiç solmaz o güller.

sayfalar kapanir birer birer.
yarin, kuslar ötmeden açilmak üzere.
Çekmece kapanir…
rüzgarin ugultusu tekrar duyulur.
duvar kagidinda ki gül deseni gülümsüyor gibi olur.
bende ona gülümserim,
kuslar ötmeden.

kuslar ötmeden, kuslarin ötecegini bilirim.
seni görmeden sevecegimi bilirim.
zamani gelince kavusacagimi da bilirim…
ama ben asil… seni…
kuslar ötmeden bilirim.


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini