Kas
11

Bir Öyküydü Benimkisi..

Bir Öyküydü Benimkisi..Bir Öykü’ydü Benimkisi.. önce buÄŸulanan bir rüya.. ardı sıra geçmeyen geceler.. karanlıklar içinde anlamsızlığa dağılan bilinçaltı kelimeleri.. bir kördüğüm gibi idi sözcükler..  hep kördüğüm idi düşlerin arasına gizlenen kelimelerin götürdüğü yollar.. Okumaya devam et »

Haz
09

Kemal Tahire Mektup

«malatya» diyorum,
senin çatık kaşlarından başka bir şey gelmiyor aklıma.
bursada kaplıcalar
amasyada elma
diyarbakırda karpuz ve akrep.
fakat senin oranın,
malatyanın
nesi meÅŸhurdur,
yemişlerinden ve böceklerinden hangisi,
suyu mu, havası mı?
düşün ki hapisanesi hakkında bile fikrim yok.
yalnız :
bir oda,
bir tek penceresi var :
çok yüksek olan tavana yakın.
sen ordasın
dar ve uzun bir kavanozda
küçük bir balık gibi…
teÅŸbihim hoÅŸuna gitmeyebilir.
hele bu günlerde
kendini kafeste arslana benzetiyorsundur.
haklısın kemal tahir,
emin ol ben de öyle,
muhakkak ki arslanız,
ÅŸaka etmiyorum
hattâ daha dehşetli bir şey :
insanız…
hem de hangi tarihte, hangi sınıftan,
malum…
lâkin demir kafesle kavanoz bahsinde iş değişmiyor,
ikisi de bir,
hele bu günlerde…
- bunu içerde rahat ve masun
yatan bilir – …
hele bu günlerde,
sarıyerli emin beyin fıkralarına gülmek,
sevgili kitapların ve domatesin lezzeti,
tahtakurularına rağmen uyku
– günde üç tatlı kaşığı adonille de olsa –
ve tahirin oÄŸlu kemal
hattâ mektup gelmesi senden
ve hattâ ses duymak, dokunmak, görebilmek havanın ışığını,
karıma olan aşkımdan başka
nefsimin herhangi bir rahatlığını
affedemiyorum…

fartı-hassasiyet?
deÄŸil.
döğüşememek,
bir mavzer kurÅŸunu kadar olsun
bilfiil
doÄŸrudan doÄŸruya…
ancak kavgada vurulan acı duymaz
ve kavga edebilmek hürriyetidir
en mühimi hürriyetlerin.
İçerim yanıyor, kemal,
dışarım serin…

anlıyorsun ya,
zaten ettiğim lâf
bizim lâflarımızın herhangi biri :
çok konuşulmuş,
ve konuÅŸulmakta olan…
Şimdi kim bilir kaç yerde, kaç insan,
dizlerinde âtıl ve çaresiz yatan ellerine küfredip acıyarak
bu lâfları ediyor…

anlıyorsun ya,
zarar yok,
ben anlatacağım yine!…
elden hiçbir şey gelmediği zaman
konuşup anlatmanın alçak tesellisi?

belki evet,
belki hayır…
hayır öyle değil.
hangi teselli bırak be dinini seversen bırak…
bu, düpedüz,
başın önde, olduğun yerde dolanarak
kükremek, böğürüp bağırmak, kemal…

Haz
09

Otuz BeÅŸ YaÅŸ

yas otuz beş! yolun yarısı eder.
dante gibi ortasındayız ömrün.
delikanlı çağimızdaki cevher,
yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
benim mi allahım bu çizgili yüz?
ya gözler altındaki mor halkalar?
neden böyle düşman görünüyorsunuz;
yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
zamanla nasıl değişiyor insan!
hangi resmime baksam ben deÄŸilim:
nerde o gtnler, o ÅŸevk, o heyecan?
bu güler yüzlü adam ben değilim
yalandır kaygısız olduğum yalan.
hayal meyal seylerden ilk aşkımız;
hatırası bile yabancı gelir.
hayata eraber başladığımız
dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
gittikçe artıyor yalnızlığımız
gökyüzünün başka rengi de varmiş!
geç faretttim taşın sert olduğunu.
su insanı boğar, ateş yakarmış!
her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
her yil biraz daha benimsediÄŸim.
ne dönüp duruyor havada kuşlar?
nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
bu kaçıncı bahçe gördüm taruma.
neylesin ölüm herkezin başında.
uyudun uyanamadın olacak
kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
bir namazlık saltanatın olacak.
taht misali o musalla taşında.

Haz
09

Saçların örülmüş olmalı

seni birden hatirlarim aksamlar icinde
fevkalade tatli bir sesin soyledigi
soyle kolay dokunakli aydinlik ve temiz
gittikce yakinlasan bir melodi gibi
kalbim artik urperen bir mandoline benzer
ne guzel seydir seni hatirlamak

saclarin orulmus orulmus olsun
ve beyaz ellerin geceye karsi ciplak
porselen tabakta yikanmis kayisilar
yere dusmus bir kitap bir siir kitabi
icinde hurriyetten bahseden misralar

insan bir dusunse ne cok sey bulabilir
hatirlamak gulmek ve aglamak icin
arzularimiz nereye surukluyor bizi
neredeydik hangi ruzgara karistik
ve simdi ne tur manzaralar cekiyor
karanlik icinde acilmis gozlerimizi

saclarin mutlaka orulmus olmali
mektepli bir kiza benzemelisin
aklinda kimbilir kimden bir misra
gozlerin nur gibi parlasin saadetten

Haz
09

İstenmeyen

hedefimi belirleyip hayata atıldığımda.
seni buldum karşımda, yaşadığım her mekanda.
hangi işe el atsam, tembelliği asmaya çalışsam.
kulağimda çınlar senin fisiltin ruuhumla kaynaşıp.
ne yöne baksam, yaradanı ansam, gafleti aralasam.
sokuluyorsun yanıma zehrinle, dost gibi yanaşıp.

Haz
09

Çelişki

düsünürken sirrini kalbden kalbe giden yolun.
kaybettim tilsimini manali manasiz her çogulun.
sonunu gördügümde bitmez sandigim uzun yolun.
kapildim heyecanina çolugun ve de çocugun.

Önce hiç yoktum, sonra bir tomurcuk oldum.
zaman denen ögüteçte bende yogruldum.
gün geldi yaprak açtim ve yine gün geldi soldum.
sonra kül oldum da yeni tomurcuklara kondum.

bir aydinliga baktim bir de karanliga.
hangi tarafi seçecegim bilinmeyen muammâ.
karanliga gitsem olacagim hebâ.
aydinliga gidecek kadar da yok bir zeka.

ben kül tanesiyim, degilim ki insan.
uçarim savurdugu yana rüzgarin, yorulmadan.
bir karanlikta, bir aydinlikta, manasini anlamadan.
dedim ya, yok aklim, ne bileyim, degilim ki insan.

Haz
09

Kara

Çarpmış,
paramparça etmiş,
kara sütü, kara devdayla seni…
ve kara memelerinde diÅŸlerin asi,
karadır, upuzun yattığın gece,
felek, ah ettirir, boynun kıl-ince…
cihanlar, çocuklar, kuşlar içinde
sızlar bir yerlerin
adsız ve kayıp
sızlar, usul-usul, dargın
vekan tadında bir konca,
damıtır kendini mısralarınca…

de be aslan karam,
de yiÄŸit karam,
hangi kalemin yazısı,
zorlu yazısı,
belanda?

anadan doğma nişan mı,
sütlü barut damgası mu,
bir gece parçası mı kaburgandaki?
kız kakülü, ne hal eylermiş teni,
ellerin, deli hoyrat,
ellerin, susuz, yangın.
ellerin ooooy alarga…

de be aslan karam,
de yiÄŸit karam,
hangi güzelin diş yeri,
mavi diÅŸ yeri,
sevdanda?

vurmuÅŸ,
demirlerin çapraz gölgesi,
alnın galip ve serin.
künyen çizileli kaç yıldız uçtu,
kaç ayva sarardı, kaç kız sevişti,
gelmemiÅŸ, kimselerin…

de be aslan karam,
de yiÄŸit karam,
hangi zehirin meltemi,
saran meltemi,
hülyanda?

hakikatlı dostun muydu,
can koyduğun ustan mıydı,
bir uyumaz hasmın mıydı,
“ooooof” de bunlar olsun muydu?

de be aslan karam,
de yiÄŸit karam,
hangi kahpenin hançeri,
saklı hançeri,
yaranda?


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini