Haz
09

Ayıp

kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
elim deÄŸse akan sular tutuÅŸur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.

ayların sırtında yıllar taşındı,
sanma ki garibi eller düşündü.
bebekler evlendi,yollar aşındı
kozalaklar çınar oldu gel gayrı.

hesap et sen,gurbet ile
otuz ay tutuldu kolay mı dile?
hapisler,sürgünler,esirler bile
sılasına döner oldu gel gayrı.

gönlüm sende,gözüm yollarda durdu,
saat isyan etti,takvim kudurdu.
hasret hançerini bağrıma vurdu
yüreciğim kanar oldu gel gayrı.

emeÄŸi boÅŸadır yuvasız kuÅŸun…
nerdeyse toprağa değecek başın.
beni düşünmezsen kendini düşün
herkes seni kınar oldu gel gayrı.

Haz
09

Karşılama

geldi gonderdiÄŸin ÅŸiirden mektup
arada bir böyle yaz balabanım
zaman siciminin ucundan tutup
bazen bağla, bazen çöz balabanım

fikir gölü derinleşir girdikçe
dostluk gülü gümrah açar derdikçe
sıhhat, zaman, mekan, imkan verdikçe
cevapsız bırakmam, söz balabanım

ahval- i aleme kafayı takma
allah kerim, sabrı elden bırakma
İlmi düstur eyle, imanı sakla
gayrisi savrulan toz balabanım

huzur içte gerek, kabukta değil
vuslat acelede, çabukta değil
akıl da baştadır, topukta değil
Çile yemekteki tuz balabanım

ahlakı, töreyi kenara atan
dine ” afyon” diyen, vatanı satan
müslüman olamaz, türk değil zaten
dayanmaz görmeye göz balabanım

demiÅŸler ya ” kuvvet birlikten doÄŸar”
kar, yağmur zamanı gelince yağar
nasihatım o ki dinlersen eğer
İşaret ” ben” deÄŸil ” biz” balabanım

Çevremizi saran türlü ihanet
gün geçtikçe görünüyor daha net
başlangıçta bilmek değil kehanet
bağrımıza girmiş köz balabanım

zaman geldi esir olduk maddeye
zaman geldi hasır olduk caddeye
zaman geldi küsur olduk şetteye
daha bunlar bize az balabanım

dört yanımı gurbet yazmış kaderim
dosttan mektup gelir, biter kederim
gözlerinden öper, selam ederim
aydınlık günlerde gez balabanım

Haz
09

Ben

ben: karlı dağların deli rüzgarı
ben: tozlu yolların demirbaşıyım
ben: suyu kurumuş sevgi pınarı..
ben: toprak bekçisi mezar taşıyım

ben: hep yıllar yılı kanayan çıban…
ben: fikir sürüsün yitiren çoban
ben: hayal peÅŸinde çarıksız taban…
ben: gurbet ağzında bulgur aşıyım

ben: Çürük gemi aşk denizinde..
ben: yağmur damlası dostun izinde
ben: yanıp kül oldum aÅŸkın közünde…
ben: kara sevdanın dert yoldaşıyım.

ben: koyu düşmanım yersiz gülüşe..
ben: düşüvermişim bitmez bir işe
ben: bıldır ağlarım bu yıl ölmüşe..
ben: bensiz duygunun ilk savaşıyım

ben: gönlü aklına uymayan deli..
ben: az düşünceden doymayan deli
ben: beni ben diye saymayan delin.
bırakın ben benden uzaklaşayım.

Haz
09

Yalvarış

ya rab bu hasrete can dayanmıyor;
zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.
her adımda bir engel var, salmıyor,
zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.

mümkün mü bu yolda maksuda ermek?
mümkün mü sılada dost yüzü görmek?
aşığa ar gelir geriye dönmek;
zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.

Çekilmez bir şelek vurdun arkama;
Şaşırdım yollarda kaldım, akşama.
umudum her zaman bakidir amma,
zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.

sevip sevilmemek varsa kaderde,
hangi doktor ilaç verir bu derde?
hastayım, susuzum gurbet illerde;
zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.

ey hanlar hanını halkeden hancı!
bir yudum aşkınla doğdu bu sancı.
ey fakir ekmeği, mümin inancı!
zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.

Haz
09

Gel gayrı

kara gözlüm bu ayrılık yetişir
İki gözüm pınar oldu gel gayrı
elim deyse akan sular tutuÅŸur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı

ayların sırtında yıllar taşındı
sanmaki garibi eller düşündü
bebekler evlendi yollar aşındı
kozalaklar çınar oldu gel gayrı

hesab et gideli sen gurbet ile
otuz ay tutuldu kolay mı dile
hapisler sürgünler esirler bile
sılasına döner oldu gel gayrı

Haz
09

Gurbet Mutlaka Olacaktır

gurbet ne ki yüzyılımızda
demek de bir yabancılaşmadır
Çünkü varolduğu her yerde insanın
gurbet mutlaka olacaktır

sevda ile hasret varsa eÄŸer
zulüm varsa mahpusluk varsa
ayrılıklar yakıyorsa içimizi
gurbet mutlaka olacaktır

solgun bir ışık altında yazılıp
uçları yakılan mektupların
yarısı ağıtsa yarısı türküdür
ve gurbet mutlaka olacaktır

bekleyişlerle direnen ömrün
dağlamaktaysa bağrını hicran
ve kıskıvrak sarıyorsa keder
gurbet mutlaka olacaktır

oyalı bir mendilin kanaviçesindeki
sabrın kararttığı gül demetine
usulca düşüyorsa bir damla gözyaşı
gurbet mutlaka olacaktır

gerçi taşbaskısı kitaplar
İşportaya düştükten bu yana
hüzünden epey uzaklaştık
ama gurbet yine de vardır

suyun serin göğsüne daldırılan
kızgın bir demirdir gurbet
toplar bin yıllık duyarlıkları
ve acıları hiç eskitmeden

gurbet ne ki yüzyılımızda
demek de bir yabancılaşmadır
Çünkü varolduğu her yerde insanın
gurbet mutlaka olacaktır

ii

hiçbir şey gideremez iç sıkıntılarını
memleketin şarkıları ve tütünü gibi
ve usulcacık okşar
karadeniz vapurunu nazım
yanar elleri

zamanın bağrında kanayan
birer zakkumdur her sürgün
hasretin elleriyle yoğurur hüznü
ve kanatır gurbetin
kadim yarasını

dersim sürgünden öte birşey
zilan bir kerbeladır aslında
hala anlatır ki aşiret çocuklarına
bir zulümdur gurbet
zulümden de öte

gurbet ne ki yüzyılımızda
demek de bir yabancılaşmadır
Çünkü varolduğu sürece
dünyada zulüm
gurbet mutlaka olacaktır


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini