Tag Archives: duman

Karıma Mektup

bir tanem! son mektubunda: -başım sızlıyor yüreğim sersem!- diyorsun. -seni asarlarsa seni kaybedersem,- diyorsun, -yaşayamam!- yaşarsın, karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı, en fazla bir yol sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı. Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm. fakat emin ol ki,… Read More »

Savrulan külleri ömrümüzün

bir kızın kocaman gözlerinde gördüm bulutların dağlara sessizce çöküşünü Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda harelenen sularda bir yanık kokusu ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi işık zamana bağlı zamansa onun kocaman gözleridir artık anladım tarih de yazılmaz bir aşkın sayfalarına… Read More »

Dağ Yolu

benden kısadır boyun bir köy otobüsünün dağa tırmanması gibi uzanırsın dudaklarıma katılmaz oldu nicedir yolum tozu dumanına

Yine Dağdır Dağ -V

yazılırken ayrılık aşkların büyülü şarkısına alnım kar, başım duman, kirpiklerimde çiğ burada yatıyorum… burada! uzaklarda o kadın gülümsüyor kalbi buruk anılarda… “kal” diyorum: yamacında; bir yüzü bana kararırken dünyanın şafak söküyor senin yanında yenilme ve düşürme sen yüzünü kahrın inzivasına…

Siverekli şeho

sokulsan rahmanların şeho dağ rüzgarı kokardı öpsen kıl?dı şeho, koklasan duman bilmezdi şalvarının renginin neden değiştiğini ve kentte duvar yazılarının neden eksildiğini siverek ovasına akşam inerdi şeho avluda tütün sarardı geceleri sorsam birilerine: “-şeho ne bilir” derdi… oysa o, bildiği kadar ve bildiği gibi yaşardı ilkmayıs sabahlarının güzelliğini bozkırı, yağmuru ve nal seslerini daha çınlar… Read More »