Nicedir özlemişim
nicedir özlemişim
bu rüzgarı
hani doÄŸudan eser
bahar akşamları
nicedir özlemişim
bir elma ağacının
dibine oturmayı
nicedir özlemişim
şoseleri,dağları
nicedir özlemişim
bir dosta sarılıp
ağlamayı
nicedir özlemişim
bu rüzgarı
hani doÄŸudan eser
bahar akşamları
nicedir özlemişim
bir elma ağacının
dibine oturmayı
nicedir özlemişim
şoseleri,dağları
nicedir özlemişim
bir dosta sarılıp
ağlamayı
modan yaylasına eşkin almadan
maktela üzerinde sağımız
karbeyaz Çermik dağları
solumuz kan kırmızısı fırattır
dört mevsim yeşildir orman
ve toprak çetin
baharları aşiretler iner dersim üstünden
sürü otlatır.
odunda
kömürde
pamukta
gönlü bir akarsu gibi alıp götüren
irzdan ve ekmekten yana
bir kara sevdadır
yeşil murattır
ve bundan ötürü tutmuş dağları
ve almış yürümüş sulardan öte
kıl çadırlarda maceramız
yasak bundan böyle zulum;
ve öşür
ve haraç
ve angarya
ve katil
ve sirkat
ve talan
ve küfür kıza kısrağa
yasaktır, emreder dağlar paşası
elinde, affetmez fransız üçlüsü…
gayri malumunuz olsun halim
hayrola encam
malum ola
ayan beyan
dosta ve düşmana serencam
Önce şeyhülislam fetva buyurur
katlim dört mezhepte vacip görülür
sonra saray ferman eyler
ve kaltak vurulur ordugahlarda
dar vakit yetiştin tatar ağası
bir elimde kana batmış hamaylim
bir elim derman eyler
dostooo
buncasına kavga demezem
kızanlar idman eyler
hele sarılmasın dört bir yanımız
tamam cümle dağlar mevzi almıştır
ve yatmış pusuya patikalar
salavat getirir daÄŸ daÄŸ taburlar
narlı bahçe üzre kanlı bir akşam
gelen elçi değil
azrail olsun
anam avradım olsun kaçarsam
İçimde uzayan her yol
Çıkar gider dosta doğru
menekşe, nergis. ıtır, gül
kokar gider dosta doÄŸru
zamanım yoğrulur gamla
birleÅŸir sabah akÅŸamla
ilık kanım damla damla
akar gider dosta doÄŸru
gel bende gör, sen gel beni
durduramaz engel beni
görmediğim bir el beni
Çeker gider dosta doğru
beynim fırın, bağrım tandır
yanarım hayli zamandır
sevgim bir yavru ceylandir
Åžeker gider dosta doÄŸru
ne saklarım ne gizlerim
yalnızca onu özlerim
tabutta bile gözlerim
bakar gider dosta doÄŸru
son kaya iniyor kuyu aydınlanıyor
ses insanın derinlerde parlayan
son isyan denemesi oluyor güzel
İçimde yaman tutuk bir şair doğuyor
tut elimden
dosta düşmana karşı bir iyi konuşayım
tut
kulede saat kırılmasın
geyikler sağır
rüyalar boğuk olmasın
son kıral ağlıyor, üstünde son kuş yoruluyor
halkın kayıp annelere karşı saygısı yok
tut elimden
düşen tüyleri toplayalım
tut
İsimsiz çocuk ağlamasın
kuyuda ışık sönmesin
kırk oda içiçe dönmesin
halayıklar sağır
dualar boğuk olmasın
son insan yürüyor
tut elimden kaçalım
kaçalım kaçalım
bizi kimseler görmesin
arıyanlar bulmasın
tren duvarları sarsmasın
yürek bu kadar hızlı çarpmasın
kan böylesine hızlı akmasın
askın kulakları sağır
sesi boğuk olmasın