savaştayım elli yıldır
Ömrüm geçti boşalt, doldur
anlamadım bu ne haldir
birgün silah çatamadım
suları ıslatamadım
ekin ektim başak yılan
kuşandığım kuşak yılan
yorgan akrep, döşek yılan
birgün rahat yatamadım
suları ıslatamadım
ne payem oldu ne sayem
en doÄŸruya varmak gayem
düşüncemdir tek sermayem
alan yoktur satamadım
suları ıslatamadım
yolum yokuş, izim ayrı
dilim yağsız, sözüm ayrı
bedenimden özüm ayrı
biri bire katamadım
suları ıslatamadım
talipli yoktur sevgiye
anlamadım, neden? niye?
canlar gücenmesin diye
can attım gül atamadım
suları ıslatamadım
Etiketler: bire, biri, diye, ekin, niye, sular, tay, tek
ben: karlı dağların deli rüzgarı
ben: tozlu yolların demirbaşıyım
ben: suyu kurumuş sevgi pınarı..
ben: toprak bekçisi mezar taşıyım
ben: hep yıllar yılı kanayan çıban…
ben: fikir sürüsün yitiren çoban
ben: hayal peÅŸinde çarıksız taban…
ben: gurbet ağzında bulgur aşıyım
ben: Çürük gemi aşk denizinde..
ben: yağmur damlası dostun izinde
ben: yanıp kül oldum aÅŸkın közünde…
ben: kara sevdanın dert yoldaşıyım.
ben: koyu düşmanım yersiz gülüşe..
ben: düşüvermişim bitmez bir işe
ben: bıldır ağlarım bu yıl ölmüşe..
ben: bensiz duygunun ilk savaşıyım
ben: gönlü aklına uymayan deli..
ben: az düşünceden doymayan deli
ben: beni ben diye saymayan delin.
bırakın ben benden uzaklaşayım.
Etiketler: benden, beni, bir, bulgur, delin, dert, diye, gemi, gurbet, hayal, hep, ilk, kara, nar, taban, toprak
suçlama beni
böyle bırakıp
gidiyorum diye
bağrımı yakan
bir yaradır
bu ayrılık şimdi
bil ki kanımdadır
sevişmelerin yangını
Öylece girerken
gecenin bağrına
taşıyorum sımsıcak gülümseyişini
yaşanan günler
hayatı oyarak
gedikler açıyor
durulur mu artık
durgun sularda
bekleyerek seheri
talan ediliyor
bahar ve aÅŸk
Öyle bir soyun ki
duracak gibi deÄŸil
vurmazsak eÄŸer
kendimizi yola
yaÅŸamak zorunlu
kurtarılırsa eğer
bahar ve aÅŸk
ve simdi hayat
acı yeşil
bir kader renginde
hayatın ve sevincin
kaderinin altettiÄŸi yer
kavganın ortasıdır
ki umudun çiçeklenişi
aşkın
yengisidir bu
söylenecek bütün sözler
sevincin ve sevdanın
savunulmasına dairdir
ve ÅŸimdi onlar
yaralarını saracak
birilerini beklemektedirler
ey anısıyla
kalbimi yakan
kederlenme hemen
ve suçlama beni
böyle bırakıp
gidiyorum diye
Etiketler: bahar, beni, bir, diye, ey, hayat, kader, ki, mu, talan, yola
yenildik;
Åžimdi kim bilebilir zakkumun
o kekre tadını bizim kadar
tenimize sinmiş sülfür kokusunu
soluğumuzdaki cıvayı kim duyar
İntikamcıydı bilim, sezgimizse
gölgesi sulara vuran bir ceylan
neyi yaşamışsak ömrümüz diye
derimize yazdı o vak?anüvis
kehribar saplı bir hançerle
kehânet kuyularında sınandık
terkettiğimiz her şehir yakıldı
anıtlar dikildi kahhar ve kutsal
zamansa bir karadeliğe dönüştü
belleğimizin oksitlenen çöllerinde
Çöl ve moraran cesetler, rüya
kâbusa dönüyor cinnet saatidir
coğrafyanın bu yakasında bir halk
kendi oğullarını boğazlıyor artık
kûfi bir cesaret oluyor cinnet
biz keder diyorduk, tarihmiÅŸ
dilimizde işte o kil ve kül tadı
Åžimdi kim bilebilir yenilginin
o kekre kokusunu bizim kadar
soluğumuzdaki cıvayı kim duyabilir
Etiketler: bilim, bir, bizim, ceylan, diye, kehribar, kendi, tad, ya
sen gecenin gündüzün dışında
sen kalbin atışında kanın akışında
sen Şehrazat bir lamba bir hükümdar bakışında
bir ölüm kuşunun feryadını duyarsın
sen bir rüya geceleyin gündüzün
sen bir yaÄŸmur ince hazin
sen şarkılarca büyük hüzün
sen yolunu kaybeden yolcuların üstüne
bir ömür boyu yağan bir ömür boyu karşın
sen merhamet sen rüzgar sen tiril tiril kadın
sen bir mahşer içinde en aziz yalnızlığı yaşadın
sen başını çeviren cellatbaşının güne
sen öyle ki sen diye diye seni anlıyamayız
Åžehrazat ah Åžehrazat Åžehrazat
sen sevgili sen can sen yarsın
Etiketler: bir, boyu, diye, hazin, ince, ki, lamba, merhamet, seni, sevgili, ya
kuru bir ot
gibi yaşıyorum
gözlerden uzak
patika bir yolun
kıyısında
tek suçum
sap olmamak
baltanın
kanlı oyunlarına
ama yine de
umut dolu kalbim
belki bir diÅŸi kuÅŸ
taşır beni diye
daldaki yuvasına
Etiketler: ama, belki, beni, bir, diye, dolu, kalbim, ot, tek, umut
tozlu bir ÅŸemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
anımsar mısın bilmem
yaÄŸmurun bardaktan
boşanırcasına yağdığı o günü
hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza
dudaklarımla hesaplamıştım
yüz ölçümünü
nicedir sokağa çıkarmıyorum şemsiyeyi
korkuyorum çünkü
kapısı açık kafesinden
uçan bir kanarya gibi
beni ikinci kez
terk etmenden
yanıt alamayacağımı bilsem de
yanına gidip
sorarım her gün şemsiyeye
altında elele biz
nasıl görünürdük diye…
Etiketler: bir, diye, hani, odan, ya, yan