Haz
09

Bahçe

zehirli sarmaşık gibi sardı,
burcu aleminin hüzünlü bakışları.
yasta kaldı devr-i alemin,
titreğe yakın kırlangıç ağıtları.

korkunun ecele faydası,
senin yumuşak kâküllerinde.
tohumun ağaca bakması,
hangi devrin aleminde?

engeller derman olsa derdime,
ben, kuş olur sana uçardım.
güller cemân dolsa kalbime,
ben yağmurunla ıslanırdım.

bahar gelmeden beklerdim,
tomurcukların hışırtısını.
soğuk yellerinde özlerdim,
yazın sıcak bağırtısını.

adını verdiğim taze fidan,
bu yıl da çiçek açmadı.
sana benzeyen nâze hâdan,
yine kokusunu saçmadı.

kış, ölümlerin hemen ardı,
bahçesinde bu yörenin.
tanış, ortak kaderlerin adı,
hâzanında bu memleketin.

Haz
09

Heyecan

senden ayrilali uzun zaman olmustu.
gidisinle gönlümden bir seyler kopmustu.
heyecanim sönmüs ve bedenim solmustu.
Özlemimden feryatlar gözlerimde cosmustu.

uzaklarda yapamamis, oralara alisamamissin.
bu yüzden olsa gerek, mektup da yazamamissin.
her gün resmime bakip, bagrina basacaktin.
peki yillar sonra beni neden hatirlayamadin?

simdi anladim, hangimiz can hangimiz canan.
sen islak dudaklarimda kalmis bir heyecan.
tükenen ümitlerime ve gönlümün çilesine olamazsin derman.
sen aslini yitirmissin, ne çare ki sende olmussun virân.

Haz
09

Fiiliyattan Faaliyete

vehmin yaktı derdimin dermanını,
ateşe benzer aşamadığım mekan!
Şirin kaçtı bekleyemedi ferhadını,
düşe döner kavuşamadığım zaman!

ahirin okyanusunda fırtınalı gece,
yeniden mi doğuş, ezele mi dönüş?
zahirin otağında imtiyazlı hece,
vecizle mi boğuş, ecelle mi sönüş?

Çocukken de uzaktı yıldızlar.
hiç ulaşılamazdı onlara.
zamanları da kısacıktı, yılsızlar:
sükûta gömülürdü karanlıkta.

karamsar günlerin zinetli gözyaşı,
doruğa ulaştı tesirî hüzün.
anımsar ödünlerin ruhiyatı ya,
etkisi kalmadı musikî sözün.

bırak dağılsın arz-ı temel!
burukluğuna yer ve gök ağlasın.
günler hüzünlü ve tembel.
geceler matemle dağlansın!

İnkârda kalbim uğraşıp silemediğini.
kullanılmayan reçetenin faydası yok!
derman misali arıyorum ellerini.
arzulanan derdin dermanı yok.

bilinmez, vuslat ne zaman?
ya bugün, ya yarın, yahut hiç bir zaman.
zamanın ötesinde ve yaman,
kavuşulacağı bilinen o cevherimsi an.

su delil, hava delil, can delil.
Åžahit gerekmez bu davaya.
ahit var bu iÅŸin sonunda.
rabbim: allah, aziz ve celil.

Haz
09

Ömür Hayatı Nasıl Yaşadığındır

hayat elli-altmış günden ibaret
yaşamışsan yalnız yirmibir gece
ve her gecede bir an süresince
ömür üç-beş hatıradan ibaret

bu gün de bitti bitecek sessizce
bilmem kaç gece daha tüketince
bir kaç hayır bıraktıysan gerince
yaşam inişin, çıkıştan ibaret

duyguların feri bir bir sönünce
son günlerin ilk günlere dönünce
uzak yolların sonu görününce
hayat bir kaç iniltiden ibaret

eÄŸlencenin zevki sona erince
harcadığın yerleri bilmeyince
evladın mirasını bekleyince
ömür boş bir avuntudan ibaret

dilin bildiÄŸinden fazla deyince
hiçkimse elinden emin değilse
gözlerin baktığında görmeyince
yaşam küllenmiş alevden ibaret

engeller sıra sıra belirince
ufukta ümitsizlik görününce
ellerin dermanını yitirince
hayat baki isyanlardan ibaret

Özünle sözün hakta birleşince
için dışına sirayet edince
emaneti yerine getirince
ömür gül bahçelerinden ibaret

her tad başka damağın lezzetince
her şeye şükür, kulluk değerince
kim sürmüşse bir ömür, izzetince
yaşam sayısız nimetten ibaret

gerçekler gözönüne serilince
birden ölüm sarhoşluğu gelince
son bir damla yanakta süzülünce
hayat basit bir idrakten ibaret

Haz
09

Rüstemo

modan yaylasına eşkin almadan
maktela üzerinde sağımız
karbeyaz Çermik dağları
solumuz kan kırmızısı fırattır
dört mevsim yeşildir orman
ve toprak çetin
baharları aşiretler iner dersim üstünden
sürü otlatır.
odunda
kömürde
pamukta
gönlü bir akarsu gibi alıp götüren
irzdan ve ekmekten yana
bir kara sevdadır
yeşil murattır
ve bundan ötürü tutmuş dağları
ve almış yürümüş sulardan öte
kıl çadırlarda maceramız

yasak bundan böyle zulum;
ve öşür
ve haraç
ve angarya
ve katil
ve sirkat
ve talan
ve küfür kıza kısrağa
yasaktır, emreder dağlar paşası
elinde, affetmez fransız üçlüsü…

gayri malumunuz olsun halim
hayrola encam
malum ola
ayan beyan
dosta ve düşmana serencam

Önce şeyhülislam fetva buyurur
katlim dört mezhepte vacip görülür
sonra saray ferman eyler
ve kaltak vurulur ordugahlarda
dar vakit yetiştin tatar ağası
bir elimde kana batmış hamaylim
bir elim derman eyler
dostooo
buncasına kavga demezem
kızanlar idman eyler
hele sarılmasın dört bir yanımız
tamam cümle dağlar mevzi almıştır
ve yatmış pusuya patikalar

salavat getirir daÄŸ daÄŸ taburlar
narlı bahçe üzre kanlı bir akşam
gelen elçi değil
azrail olsun
anam avradım olsun kaçarsam


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini