Mar
10

El Aksa’da Cuma namazı sonrası çatışma

El Aksada Cuma namazı sonrası çatışmaKudüs’te El Aksa Camii’nde Filistinliler ile İsrail polisi arasında cuma namazı sonrası çatışma çıktı. Bazı Filistinli gençlerin polise taÅŸ atması sonucu çıkan olaylarda, 1′i polis yaralılar bulunduÄŸu bildirildi. Polis, caminin giriÅŸ kapılarını kapattı. Bu arada İsrail polisinden yapılan açıklamada, El Aksa’da cuma namazından çıkanların polise taÅŸ atmasının ardından polisin “düzeni saÄŸlamak” üzere bu alana girdiÄŸi belirtildi.

CAMİ KAYNAKLARI: ÇATIŞMALAR POLİSİN FASLILAR KAPISINDAN GİRMESİYLE BAŞLADI

Haremüşşerif’te, İsrailli polislerin cami avlusuna girmesi bugün yine çatışmalara yol açtı.

AA muhabirinin El Aksa Camii yetkililerinden edindiÄŸi bilgiye göre, Cuma namazının bitiminde Haremüşşerif’in AÄŸlama Duvarı tarafındaki Faslılar Kapısından 100 ila 150 kadar polis giriÅŸ yaptı.

YAKLAŞIK BİR SAAT SÜREN OLAYLARDA 6 İSRAİLLİ POLİS İLE 12 FİLİSTİNLİ YARALANDI

Polislerin cami avlusuna girmesi üzerine, namazdan çıkan Filistinli gençler polislere taşlarla saldırdı. İsrail polisi taş atanları dağıtmak için karşılık verdi. Cami yetkilileri, yaklaşık bir saat kadar süren çatışmalar sırasında çoğu genç yaştaki 12 Filistinlinin yaralandığını bildirdi.

Olaylarda 6 İsrail polisinin de yaralandığı kaydedildi.

Polis,  Haremüşşerif Vakfı yetkilileriyle yapılan görüşmeler sonucunda, çatışmalar sırasında kapattığı El Aksa Camii’nin giriÅŸlerini, çatışmalar sırasında camiye saklanan onlarca yaÅŸlının çıkışını saÄŸlamak üzere yeniden açtı. Kapıların açılmasıyla namaza gelenlerin yavaÅŸ yavaÅŸ camiden ayrıldıkları bildirildi.

Faslılar Kapısı ile buraya yakın Silsile Kapıları etrafında çok sayıda polisin de beklediği belirtildi.

Bir cami yetkilisi, “Neden cami avlusuna girdiklerini bilmiyoruz” derken, ÅŸu anda durumun sakin olduÄŸunu söyledi.

Pazar günü, İsrail’in Purim Bayramı sırasında bazı aşırı saÄŸcı Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya girebileceÄŸi endiÅŸesiyle yaklaşık 20 kadar Filistinli genç, bir gece öncesinden cami içinde beklemiÅŸti. Bir grup turistin camiyi ziyareti sırasında, camide yine Filistinli gençlerle İsrail polisi arasında çatışmalar çıkmış, cami avlusundaki çatışmalar daha sonra civardaki sokaklara yayılmıştı.

Polis, camiye girişleri, iki gün süreyle 50 yaşın altındaki Araplara yasaklamıştı.

AA

Mar
10

Hedef Türk-Kürt çatışması çıkarmak

Hedef Türk Kürt çatışması çıkarmakErzurum Özel Yetkili Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı tarafından yürütülen Erzincan’daki Ergenekon soruÅŸturmasına iliÅŸkin hazırlanan iddianamede ÅŸaşırtıcı bilgiler yer alıyor. İddianamede yer alan bilgiler arasında ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nda Erzincan’ın etnik, kültürel farklılığından dolayı özellikle seçildiÄŸi ortaya çıktı.

İddianamenin 11. sayfasında yer alan bilgiye göre Erzincan’da hem Alevi hem de Sünni vatandaÅŸların yoÄŸun bir ÅŸekilde yaÅŸaması, diÄŸer taraftan da aynı paralelde hem Kürt hem de Türk kökenli vatandaÅŸların birlikte yaÅŸamasını fırsat bilerek kötü niyetlerine alet etmekte zorlanmayacakları iller arasında Erzincan’ın önemli bir potansiyel anlatılıyor. Yine iddianamenin 43. sayfasında ‘Ülkücülerin sokaÄŸa dökülmesi’ baÅŸlığı altında, 2009 yılı Ekim ayında ülkücü düşüncede insanların yer aldığı Erzincan Yaylabaşı beldesinde TOKİ inÅŸaat işçisi gizli tanık Ethem ÅŸunları anlatıyor:

“Bir gün Yaylabaşı Karakol Komutanı Murat astsubay yanıma gelerek bana ÅŸunları söyledi: ‘Ya sen ülkücüsün, Erzincan’da ülkücüler niçin sokakta deÄŸil, sokaklar neden boÅŸ, ÅŸu ülkücüleri sokaÄŸa dökerek sokakları biraz hareketlendirelim’ dedi. Murat astsubay ısrarla ‘Erzincan’da böyle bir olaya ihtiyacımız var. Ergenekon’dan tutuklananlara ülkücülerin yardım etmesi lazım.’ diyerek bana olay çıkarmamız için çok ısrar etti ama ben kabul etmedim.” Gizli tanık Ethem, iddianamedeki açıklamaların devamında ‘O günlerde MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli’nin televizyonlarda ‘Sokak eylemlerine karışan, sokaÄŸa dökülen kimselerin kesinlikle teÅŸkilatla bir ilgi ve alakasının bulunamayacağını’ söylemesinin Erzincan’daki ülkücülerin üzerinde çok olumlu etki yaptığını dile getiriyor.

Kaynak: CİHAN

Ara
09

İklim değişikliğinin etkileyeceği ülkeler hangileri

Dünya SaÄŸlık Örgütü (DSÖ) tarafından yapılan ”İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi ve SaÄŸlık Üzerine Gerçekler” baÅŸlıklı araÅŸtırma, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin saÄŸlık üzerine olası etkilerini gözler önüne serdi.

Buna göre iklim değişikliği, en çok az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri etkileyecek.

DSÖ’nün resmi internet sitesinde yer alan araÅŸtırma sonuçlarında, son 50 yıl içinde baÅŸta fosil yakıt kaynaklı olmak üzere karbondioksit ve diÄŸer sera gazları salınımının, küresel iklimi etkilediÄŸi belirtiliyor.

Buna göre, atmosferik karbondioksit konsantrasyonu, endüstri devrimi öncesine göre yüzde 30′dan fazla arttı. Bu da atmosferin alt katmanlarında daha fazla ısı tutulması anlamına geliyor.

Küresel iklim değişiklikleri, aşırı yüksek sıcaklıklara bağlı ölümlerle bulaşıcı hastalıklara kadar bir dizi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor.

İklim ve hava koşullarının, tropik bölgelerden kutuplara kadar insan yaşamına doğrudan ve dolaylı güçlü etkileri bulunuyor.

-ÖLENLERİN YÜZDE 95′İ GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDEN

YoÄŸun yaÄŸmur, sel ve afetle sonuçlanan uç hava olayları, insanların geçim kaynakları ve mal varlıklarını da tehlikeye atıyor. Dünya çapında 1990′lı yıllarda meydana gelen hava kaynaklı afetlerde hayatını kaybeden yaklaşık 600 bin kiÅŸinin yüzde 95′i geliÅŸmekte olan ülkelerde yaşıyordu.

Kısa vadeli yoÄŸun sıcaklık dalgalanmaları, hipertermi ve hipotermi gibi ciddi saÄŸlık problemlerine neden olabiliyor, kalp ve solunum hastalıklarından ölüm oranlarını artırıyor. Son çalışmalar, 2003 yılı yaz aylarında Batı Avrupa’da rekor düzeyde artan sıcaklıklara baÄŸlı olarak, tahminen yaklaşık 70 bin kiÅŸinin hayatını kaybettiÄŸini ortaya koyuyor.

Polen ve diğer havada uçan alerji yapıcıların havadaki miktarı da yüksek sıcaklıkla birlikte artıyor. Bu da 300 milyon civarındaki astım hastasını doğrudan etkiliyor.

-GERGİNLİK VE ÇATIŞMA RİSKİNDE ARTIŞ

Küresel ısınma sonucu yükselen deniz seviyesi, kıyılarda sel riskini artırıyor. Bunun da göçe neden olması bekleniyor.

Dünya nüfusunun yarısından fazlası, deniz kıyısından 60 kilometre içeri kadar olan bölgelerde yaşıyor. DSÖ’nün araÅŸtırma dosyasında, nüfusun yer deÄŸiÅŸtirmesinin, gerginliÄŸi ve çatışma riskini artırdığına iÅŸaret ediliyor.

Doğrudan yaralanma ve ölümlere neden olan sel, su ve hastalık yapıcı organizmaları taşıyan sivrisinekten bulaşan hastalıkların artma riskini de yükseltiyor.

-SU KITLIÄžI, HER 10 KİŞİDEN 4′ÜNÜ ETKİLİYOR

DeÄŸiÅŸken yağış rejimleri, taze su kaynaklarını da riske atıyor. Su kıtlığı, küresel olarak her 10 kiÅŸiden 4′ünü etkiliyor.

Hijyen ve saÄŸlığı tehlikeye düşüren yetersiz su ve düşük su kalitesinin, her yıl yaklaşık 2,2 milyon kiÅŸinin öldüğü ishal, ”Trahom” adlı körlüğe neden olabilen göz enfeksiyonu gibi hastalıkların görülme sıklığında artışa yol açması bekleniyor.

Uzak mesafelerden su taşımanın, evlerdeki suyun kirlilik seviyesinin ve buna bağlı olarak hastalıkların artmasına yol açabileceği öngörülüyor.

-İSHAL, SITMA VE YETERSİZ BESLENME

İklimsel koÅŸullar, su ve sivrisinek gibi vektörler aracılığıyla bulaÅŸan hastalıkları da etkiliyor. İklime duyarlı bu hastalıklar, en büyük ”küresel katiller” arasında yer alıyor.

Dünyada ishal, sıtma ve yetersiz beslenme nedeniyle 2004 yılında 3 milyondan fazla kiÅŸi hayatını kaybetti, bu ölümlerin üçte birinden fazlası Afrika’da gerçekleÅŸti.

Yetersiz beslenme, sıtma, ishal ve solunum yolu hastalıklarına karşı güçsüz kıldığı için, her yıl milyonlarca insanın ölümüne neden oluyor.

Hava sıcaklıklarının yükselmesi ve düzensiz yağışların, gıda güvenliğinin zaten problem olduğu tropikal bölgelerdeki gelişmekte olan ülkelerde ürün verimini azaltması bekleniyor.

-BİSİKLET SÜRÜN, YÜRÜYÜN

DSÖ, hazırladığı dosyada, sera gazı emisyonlarını azaltmanın önemine dikkati çekiyor.

Toplu ulaşım ve özel araçlar yerine bisiklet veya yürümek gibi aktif hareketi teşvikin, karbondioksit emisyonları azaltabileceği ve kamu sağlığına olumlu etkisi olacağı ifade ediliyor.

Bunun, sadece trafik yaralanmalarını değil aynı zamanda hava kirliliğiyle ilişkili solunum ve kardiyovasküler hastalıkları da azaltacağı kaydediliyor.

Fiziksel aktiviteyi artırmanın, genel ölüm oranlarında düşüşü de beraberinde getirebileceği belirtiliyor.

AA


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini