Haz
09

Ağıt

dün gece seyrimde gördüm cerenim.
kızlar ne kadar çok seviyorlarmış ki seni
mosmor olmuş gülyazısı bedenin

mormor olmuş gülyazısı bedenin
düşmüş sanki erguvanlar içinde
en genç burcu yıldızdan bir kalenin

en enç burcu yıldızdan bir kalenin
uçmuş sanki uçsuz bir uçuruma
gökyüzünün çakır gözlerinden

gökyüzünün çakır gözlerinden
düşmüş bir damla, bir deniz feneri
işınlarıyla şile bezlerinin
güdüyor çobansız kalmış tekneleri

(rengahenk)

Haz
09

Bahçe

zehirli sarmaşık gibi sardı,
burcu aleminin hüzünlü bakışları.
yasta kaldı devr-i alemin,
titreğe yakın kırlangıç ağıtları.

korkunun ecele faydası,
senin yumuşak kâküllerinde.
tohumun ağaca bakması,
hangi devrin aleminde?

engeller derman olsa derdime,
ben, kuş olur sana uçardım.
güller cemân dolsa kalbime,
ben yağmurunla ıslanırdım.

bahar gelmeden beklerdim,
tomurcukların hışırtısını.
soğuk yellerinde özlerdim,
yazın sıcak bağırtısını.

adını verdiğim taze fidan,
bu yıl da çiçek açmadı.
sana benzeyen nâze hâdan,
yine kokusunu saçmadı.

kış, ölümlerin hemen ardı,
bahçesinde bu yörenin.
tanış, ortak kaderlerin adı,
hâzanında bu memleketin.

Haz
09

Bu Zindan, Bu Kırgın, Bu Can Pazarı

gördüler
yedi cihan,
İn, cin, kaf dağının ardındakiler,
kıtlık da kıran da olsa
gördüler analar neler doğurur
aman aman hey…

dünyalar vardır elvan,
bir su damlasında, bir kıl ucunda,
meyvalar vardır, meyvalar,
ağacı, omcası yok,
sana vurgun, sana dost.
beride kabilin murdar baltası
ve kan deÄŸirmenleri,
kader kahpesi.
beride borazancıları o puşt ölümün,
hazır, zilzurna keyfinden,
hazır ırzını vermeğe
yiğitler vuruldukça.
timsah kısmı çünkü yavrusunu yer
akarsu duruldukça.
cadı, yalan hamurunu dağ-dağ yoğurur
aman aman hey…

bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı,
macera deÄŸil.
yaÅŸamak, sade “yaÅŸamak”
yosun, solucan harcıdır.
Öyle açar ki murat.
susuz, güneşsiz de kalsa, koparılsa da
Şavkı, bulut güllerinden daha bir suna,
daha bir burcu-burcudur.

bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı
macera deÄŸil
sardığım toprağımın altın sabrıdır.
o sert, erkek hüznüdür lahza başında
cıgara değil.
ve sevgilim uykusunda bağrır
aman aman hey…

meltemin bir tadı, ustura ağzı
biri, kız memesi, tılsım,
yağmurun bir damlası süzülmüş küfür,
bir damlası, aşk.
senin uykuların hayın,
düşlerin kardeş.
duyar mısın, anlayıp sızlar mısın ki?
gece, samanyollarında rüzgar çıkıncayadek,
mısralarım kardeş-kardeş çağırır
aman aman hey…

serabın bir sonu vardır,
ufkun, sıradağın sonu.
uçarın, kaçırın bir sonu vardır
senin sonun yok.
mandaların, kavakların pazarı olur,
senin pazarın olamaz.
sensiz nar çatlamaz, bebek gııı demez.
beni böyle şair, divane etmez,
kızımın çatal göğsü.
senin yüzün suyu hürmetinedir
bugdalara, cevizlere yürüyen
kara toprağın ak südü…

bir bilsen kimlere tasa, kedersin,
anlar mısın, şaşırıp ağlar mısın ki?
bir bilsen kardeşlerim ne can çocuklar
ve bilsen nasıl vurur beni bu duvar.
akşam-akşam, kara sevdam ağırır
aman, aman hey…

Haz
09

Otuzüç Kurşun -1

bu dağ mengene dağıdır
tanyeri atanda vanda
bu daÄŸ nemrut yavrusudur
tanyeri atanda meruda karşı
bir yanın çığ tutar, kafkas ufkudur
bir yayın seccade acem mülküdür
doruklarda buzulların salkımı
firari güvercinler su başlarında
ve karaca sürüsü,
keklik takımı…

yitik inkar gelinmez
teke-tek döğüşte yenilmediler
bin yıllardan bu yan, bura uşağı
gel haberi nerden verek
turna sürüsü değil bu
gökte yıldız burcu değil
otuzüç kurşunlu yürek
otuzüç kan pınarı
akmaz,
göl olmuÅŸ bu daÄŸda…


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini