Haz
09

Hapishanede Bir Sabah Türküsü

maltepe askeri cezaevinin avlusunda
sisler içindeki büyükadanın karşısında
oturmuş yazarım bu şiiri

eylül başlarında bir cumartesi sabahı
lodos titretiyor ağaçları
yağmur geceden yıkamış çiçekleri

gökyüzü mavi, bulutlar beyaz
ardından baharın geçti koca bir yaz
hapisteyiz hala ve güzün ilk serinlikleri

avlunun dört yanı dikenli teller
tellerin gerisinde nöbetçiler bekler
kapanır uykusuzluktan gözleri

on gündür çocuk sesi duymadım
Özledim “baba” deyiÅŸini kızımın
Özledim beni görünceki sevincini…

hayatım benim, kırk yıllık hayıtım
seni başarabildiğimce dürüst yaşadım
İçim burada da pırıl pırıl şimdi

geçeer, güzelim, bu günler de geçer
sökülüp atılır dikenli teller
koparır halk bir gün zencirlerini

Haz
09

Bu AÅŸk Burada Biter

bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
ve ben çekip giderem bir nehir akıp gider

bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
solarken albümlerde çocuklar ve askerler
yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner
uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir

yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler

bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

Haz
09

Gidersen Yıkılır Bu Kent

gidersen yıkılır bu kent, kuşlarda gider
bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
biz mi yanlızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken

gidersen kim sular fesleÄŸenleri
kuşlar nereye sığınır akşam olunca

sessizliÄŸi dinliyorum ÅŸimdi ve soluÄŸunu
sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
birde seni ekliyorum susuşlarıma

selamsız saygısız yürüyelim sokakları
belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız
yüreğimize alırız onları, ısıtırız
gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

gidersen kar yağar avuçlarıma
bir ceylan sessizliÄŸi olur burada aÅŸklar

fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
bir su sesi bir fesleÄŸen kokusu ÅŸimdi uzak
yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
sis ve intihar çöküyor bütün birhanelere
bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

gidersen yıkılır bu kent kuşlarda ölür
bir tufan olurum sustuÄŸun her yerde

Haz
09

Özletiyor Seni Bu Yağmurlar

burada yağmur yağıyor
aralıksız yağıyor günlerdir
ama sen yine de ÅŸemsiyeni
almadan gel ilk otobüsle

buÄŸulanan camlara usulca
yüzünü çiziyorum ki yüzün
bir yağmur damlası olup
düşüyor yapraklarına gülün

güller de bozamıyor bu uzun
karanlık sessizliğini kentin
anılarını yitiriyor sokaklar
bezirganlaşıyor bulvar ışıkları

tarih de kekemeleÅŸiyor bazan
ki o zaman aşktır tek bilici
aşksa yürümek gibi bir şey
duyabilmek kuşların gelişini

anısı bizsek eğer bu kentin
unuttuğu türküler bizsek
acıyı rehin bırakıp bir güle
anımsatmalıyız bunları bir bir

Haz
09

Çöl daha iyi

çöle kıyısı olan kentlerin
limanları sıkıcı olur
kuş uçar gemi geçmez,
kervan zaman içinde.
böyle kentlerde insan
fırtına gibi sever,
sevdiği için ağlamayı.

hangi türküde sevmekten bahsedilse
ben hicaz olurum
elimi ıslatır elinin teri
ziyan olurum

seni sevmekle ıslanır akşam sefalarım
hangi türküde sevmekten bahsedilse
bu çölde ben
“ÅŸair burada yaÅŸadığı kenti çöle benzetiyor”da
bahsedilen ÅŸair olurum!

Haz
09

Alkol ikindisi

biz ne zaman içsek
köfte geç gelir
ve oturur muhabbetin terkisine
çıplak bir efkar sözcüğü

biz ne zaman içsek
sabah akar meycinin cebine
günde kaç kez öpüşür ki
akrep ile yelkovan

biz ne zaman içsek
iç değilizdir aslında
dışımızda bronz bir
akşam sözcüğü

çırıl bir
efkar sözcüğü
eften püften bir kar beklentisi
delikanlı kıvamında
sevda deÄŸilse de
tabansız sevişmelerdeki
el değmemiş pişmanlık

biz ne zaman içsek
iç değilizdir aslında

bu alkol ikindisi ÅŸiirde
ÅŸimdi burada
açılsaydın
adımın baş harfi gibi
belki ağustos kokardı ağustos

sen…
fikrini ipotek etmiş kiralık sevdalara
senine boyuna sevilmiÅŸ sen
yalanı sevdasından büyük sen
bir bil sen!

biz ne zaman içsek
seni düşünüyoruz
genzimizde göl göz
yaÅŸları…

biz ne zaman içsek
iç deÄŸilizdir aslında…………..

dışımızda bronz bir İzmir akşamı!

Haz
09

Yine Dağdır Dağ -V

yazılırken
ayrılık
aşkların büyülü şarkısına
alnım kar, başım duman, kirpiklerimde çiğ
burada yatıyorum… burada!
uzaklarda o kadın gülümsüyor
kalbi buruk anılarda…

“kal” diyorum: yamacında;
bir yüzü bana kararırken dünyanın
şafak söküyor senin yanında

yenilme ve düşürme sen yüzünü kahrın inzivasına…


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini