Tag Archives: biz

İntizar

(bir müteverrimenin başucunda) Ölecek anladık artık iyicekalbimiz şimdiden hicrile dolu“her günün ufkunu sarınca gece”“diyoruz belki son akşamıdır bu” hayata gözleri yorgun hümmalıher yeni sabahtan ümit arayanbu kadının ruhu çok muammalıgülüyor ağzından boşandıkça kan biz bugün en acı yarayı deştikelemle inlerken şimdi kalbimizbilmem ki neden hiç düşünmemiştikaynı uzun yolların yolcusuyuz biz

Yalniz Bir Opera

……. simdi biz neyiz biliyor musun akip giden zamana goz kirpan yorgun yildizlar gibiyiz birbirine uzanamayan boslukta iki yalniz yildiz gibi aci cekiyor ve kendimize gomuluyoruz bir zaman sonra batik bir asktan geriye kalan iki enkaz olacagiz yalnizca kendi denizlerimizde sessiz sedasiz bogulacagiz ne kalacak bizden bir mektup,bir kart,birkac satir ve benim su kirik dokuk… Read More »

Elde Var Hüzün

söyleşir evvelce biz bu tenhalarda ziyade gülüsürdük pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler zamanlar değişti ayrılık girdi araya hicrana düştük bugün ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün o şehrayin fakat çıkar mı akıldan çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması sırılsıklam aşık… Read More »

Göre

gözlerimiz birbirine göre ellerimiz, dudaklarımız ve aşk bize göredir gece tam aşka göre rüzgar geceye göre ve yağmur rüzgara göredir Öpüşmelerimiz yağmura göre odamız öpüşlerimize göre ve dünya odamıza göredir ve biz dünyaya göreyiz

Anısı Biz Olalım Bu Sokakların

anısı biz olalım bu sokakların öpüşmediğimiz tek saçak altı hiçbir otobüs durağı kalmasın biz yürüyelim kent güzelleşsin gürültüsüz sözcükler bulalım yeni sevinçlere benzeyen biz gelince bir yağmur başlar yüzün çizilir buğulanan camlara bir uzun karatma biter akasyalar köpürür birdenbire ve her avluda adınla anılan çiçekler sulanır akşamüstleri bir arkadaş evinde uğrarız yolüstü bir fincan kahve… Read More »

Göç

göç oldu bir acıdan öbür acıya oysa sağrısı kurumamıştı atımızın daha dün sürüp gelmiştik buralara bugün göründü yine yolların ucu devrildi kıl çadırlar seher vakti usulca uyandırıldı çocuklar ve kadınlar bohçası çözülmemiş bir keder gibi gibi düştüler yola turnalar gitti biz gittik bitmedi peşimizdeki nal sesleri nerde konaklasak tedirgindik kuruyordu ırmaklar ve göller bir yangın… Read More »