Haz
09

Fırtınadan sonra

-niyazi nihata-

gökyüzü bulutsuz mavi bir ülke
Çırpınır köpükle lacivert deniz
karşıki sahiller bir renksiz gölge
her taraf uyuyor her taraf sessiz

siyah kayalarda bükülmüş beli
ak saçlı ana gözleri nemli
ufukta bir küçük beyaz yelkenli
görünce semaya açıldı eli

tam bugünle dört gün oldu gideli
oÄŸlum hasan daha hala gelmedi
poyraz vardı deniz olmuştu deli
gitme dedim gitme o dinlemedi

anne bu poyrazın üç gün elinden
aç yattık katıksız ekmek yedin sen
südünü hiç helal eder mi ana
onu aç yatıran nankör oğluna

kocamı da yediydi aç gözlü deniz
kundakta oğluma ağladım sessiz
oğlumu ayırma benden allahım
“hasan”ı isterim senden allahım

duası bitmişti indi kayadan
dedi: acır bana elbet yaradan

günler böyle geçti gelmedi oğlu
matemli gözleri yaş ile dolu
bir sabah ayşeyi buldular ölü
kınalı saçları köpük örtülü

Haz
09

Gövdemdeki Kurt

sen
benim
minare boyunda çam gövdeme,
yumuÅŸak
beyaz
bir kurt gibi girdin,
kemirdin!
ben
barsaklarında solucan makdonaldı besleyen
İngiliz amelesi gibi taşıyorum
seni içimde!

biliyorum
kabahat kimde!

ey ruhu lordlar kamarası kadın!
ey uzun entarili tüysüz puankare!
karşımda:
demirleri kıpkızıl
bir şimendifer ocağı gibi yanmak
senin en basit hünerin;
yine en basit hünerin senin
buzun üstünde bir paten gibi kıvranmak!

soÄŸuk!
sıcak!
kaltak!
dur!
yumuÅŸak
beyaz
kıvrılışlarınla
beynime giriyorsun
kemiriyorsun!
oraya giremezsin!
onu kemiremezsin!

yumuÅŸak
beyaz
kıvrılışlarıyla
beynime giren kurdu
çürük bir diş çeker gibi söktüm!
epeyce ter döktüm!
bu sonuncuydu
bir daha olmayacak!

Haz
09

Bir Acayip Duygu

“mürdüm eriÄŸi
çiçek açmıştır.
- ilkönce zerdali çiçek açar
mürdüm en sonra “

sevgilim,
çimenin üzerine
diz üstü oturalım
karşı-be-karşı.
hava lezzetli ve aydınlık
? fakat iyice ısınmadı daha ?
çağlanın kabuğu
yemyeşil tüylüdür
henüz yumuÅŸacık…
bahtiyarız
yaşayabildiğimiz için.
herhalde çoktan öldürülmüştük
sen londrada olsaydın
ben tobrukta olsaydım, bir İngiliz ÅŸilebinde yahut…

sevgilim,
ellerini koy dizlerine
? bileklerin kalın ve beyaz ?
sol avucunu çevir :
gün ışığı avucunun içindedir
kayısı gibi…

dünkü hava akınında ölenlerin
yüz kadarı beş yaşından aşağı,
yirmi dördü emzikte…

sevgilim,
nar tanesinin rengine bayılırım
? nar tanesi, nur tanesi ?
kavunda ıtrı severim
mayhoÅŸluÄŸu erikte ……….»

………. yaÄŸmurlu bir gün
yemiÅŸlerden ve senden uzak
? daha bir tek ağaç bahar açmadı
kar yağması ihtimali bile var ?
bursa cezaevinde
acayip bir duyguya kapılarak
ve kahredici bir öfke içinde
inadıma yazıyorum bunları,
kendime ve sevgili insanlarıma inat.

Haz
09

Ben Senden Önce Ölmek İsterim

ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
ÅŸeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni gorebilesin
fedakarliğimi anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yaşiyorum yanında senin.
sonra, sende ölünce
kavanozuma gelirsin.
ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar…
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
toprağa beraber dalacagız.
ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasndan nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha ölümü düşünmüyorum.
ben daha bir çocuk doğuracağım
hayat taşıyor içimden.
kaynıyor kanım.
yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
ama ölüm de korkutmuyor beni.
yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze ÅŸeklini.
ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
içimden bir şey :
belki diyor.

Haz
09

Beyazıt Meydanındaki Ölü

bir ölü yatıyor
on dokuz yaşında bir delikanlı
gündüzleri güneşte
geceleri yıldızların altında
İstanbulda, beyazıt meydanında.

bir ölü yatıyor
ders kitabı bir elinde
bir elinde başlamadan biten rüyası
bin dokuz yüz altmış yılı nisanında
İstanbulda, beyazıt meydanında.

bir ölü yatıyor
vurdular
kurşun yarası
kızıl karanfil gibi açmış alnında
İstanbulda, beyazıt meydanında.

bir ölü yatacak
toprağa şıp şıp damlayacak kanı
silâhlı milletimin hürriyet türküleriyle gelip
zaptedene kadar
büyük meydanı.

Haz
09

Caricinde Geçen Kış

aksamlari gol eflatun bir keder
sazliklarda piril piril
buz tutmus batakklik kuslari
agaclardan
curuk sari ve kizil
son yapraklar dokuluyor
ruzgarli sonbahardan
nasilsa kurtulmuslari
gumus karanliginda anlasilmaz sesler
havada mutsuz bir bulut
umutsuz ve kararsiz suzuluyor
neredeyse aksam yildizi
yorgun kirmizi
neredeyse ay
neredeyse ay
(hersey nicin bu kadar eski
nicin bu kadar uzak)
caricinde gecen kkis
tepeden tirnaga katran ve su buhari
volganin uykusuna bir ruya gibi sarkmis
atesten orumcek nehir vapurlari
neredeyse aksam yildizi
yorgun kirmizi
neredeyse ay
neredeyse ay
caricinde gecen kis
dalgin bir sarisin
karanlik bir miralay
birisi nijniy novgoroddan henuz gelmis belki
belki kazana oburu yola cacak
(hersey nicin bu kadar eski
nicin bu kadar uzak)
caricinde gecen kis
seyrek sakallarinda yildizlar
iskelede namaza durmus
ihtiyar bir tatar
altinda sokak lambasinin
dalgin bir sarisin
karanlik bir miralay
kadinin astragan mantosu sirtinda
uzun ve beyaz ellerini caresiz kavusturmus
kisa kirpiklerinde incecik buz tozu
adam buz mavisi pelerin astragan kalpak
icinde bir atmaca ayrilik korkusu
yuregini parcalar
(hersey nicin bu kadar eski
nicin bu kadar uzak)
caricinde gecen kis
neredeyse aksam yildizi
yorgun kirmizi
neredeyse ay
neredeyse ay
kararmis bir can gibi cinliyor
donmus golun ustunde aksam ayazi
kararmis ve kocaman
konakta zaman zaman
koridorda urkek ayak sesleri
kapinin ardinda fisiltilar
onun icin herkes kaygilaniyor
bugun de gecti svetlana radiceva
ardinda nemli bir is kokusu
giderilmez pismanliklar
eflatun bir keder
birakarak

Haz
09

Beyaz İpek Gibi Yağdı Kar

beyaz, ipek gibi yagdi kar
bir kiz kardan hafif adimlariyla yuruyup gecti hayal icinde
arkadaslarimi dusundum, sevgili seyleri
sanki her sey bizmle var ve bizimle olacak
sarkilar caldi odalarda
-butun insanlari sevmek gerektigini dusundum
dusmanlarimiz disinda
dusmanlarimiz cunku
sevgiyi yok ettikleri icin
dusmanlarimiz oldular-
beyaz, ipek gibi yagdi kar
bir kiz kardan hafif yuregiyle
gecip gitti guvercinleri animsatarak.
uzaktaki sehir
uykuya dalmistir simdi.
dusundum bir bir
kardeslerimin ne yaptiklarini
nihat
uyumuyor olmali.
_nefis bir sarki
soyluyor yandaki odada bir kiz
bir rus
halk sarkisi.
ve simdi koroyla
basladilar.
nihat dusunuyordur
karanlikta.
_sanirim bir saatten sonra
hapishanede
disardan sonduruyorlar isiklari-
beyaz, ipek gibi yagdi kar
bir kiz kelebek adimlariyla
gecip gitti karin uzerinden.
insanlar kendi sarkilarini
kendi hayallerini tasiyorlar.
cagdas sarkilar
gerekli onlara
hem hayatlarinin
derinliklerinden soz eden
gerceklestirilmis
gerceklestirilmemis duygularindan,
hem
kavgayi atesleyen
somut
anlasilir
akilli sarkilar.
beyaz, ipek gibi yagdi kar
acilarla dolu bu dunyaya.
insafsizlik
vahset
hala guclu
ve hala iktidarda.
insanlar
oluyorlar.
gepgenc
simsicak
oluyorlar
sanki
olmuyorlarmis gibi.
bir yandan surup gidiyor-
hayat;
bir yanda tel orguler
parmakliklar.
beyaz, ipek gibi yagdi kar
yagdi kirpiklerine bir kizin
yagdi mavi bir nehre
saclarima yagdi
otobuslere
agaclara
evlere.
icimden
oksadim onu.
oksadim icimden
kelebek adimlarini
yanimdan gecen kizin.
herhangi bir kiz
hayalleri olan.
istedim ki
daha guzel
olsun su dunya.
istedim ki
beyaz
ipek gibi yagan karin altinda
bitsin artik
bu surup giden alcakliklar.
bir bebek
olum tehdidi altinda yasamasin
besiginde.
ve paramparca olmasin
simsicak
capcanli
yasayip giderken insanlar.
birakin beyaz
ipek gibi yagan karin altinda
hayallerimiz olsun.
yasayalim
ozgur
guzel
dusunceli.
anlatalim
dusunduklerimizi birbirimize.
sevinc egemen olsun her yerde
insanca
bir kaygi.
beyaz, ipek gibi yagdi kar.
yagsin
dunya daha guzel olacak
inaniyorum buna.
bir insan kalbinin guzelligine
cocukluguna
sonsuz cesaretine, olanakliligina
inandigim kadar


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini