Eyl
10

Ahmet Kaya – Şafak Türküsü

Ahmet Kaya – Şafak Türküsü

Şafak Türküsü Ahmet Kaya

Beni burada arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne
AÄŸlama
Okumaya devam et »

Haz
09

Korede Ölen Bir Yedek Subayımızın Menderese Söyled

gözlerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki gözünüzle bakarsınız,
iki kurnaz,
iki hayın,
ve zeytini yağlı iki gözünüzle
bakarsınız kürsüden meclise kibirli kibirli
ve topraklarına çiftliklerinizin
ve çek defterinize.
ellerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki elinizle okşarsınız,
iki tombul,
iki ak,
vıcık vıcık terli iki elinizle
okşarsınız pomadalı saçlarınızı,
dövizlerinizi,
ve memelerini metreslerinizin.
İki bacağınızın ikisi de yerinde, adnan bey,
iki bacağınız taşır geniş kalçalarınızı,
iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna eisenhowerin,
ve bütün kaygınız
iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri
halkın tekmesinden korumaktır.
benim gözlerimin ikisi de yok.
benim ellerimin ikisi de yok.
benim bacaklarımın ikisi de yok.
ben yokum.
beni, Üniversiteli yedek subayı,
korede harcadınız, adnan bey.
elleriniz itti beni ölüme,
vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.
gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan
ve ben al kan içinde ölürken
çığlığımı duymamanız için
kaçırdı sizi bacaklarınız arabanıza bindirip.
ama ben peÅŸinizdeyim, adnan bey,
ölüler otomobilden hızlı gider,
kör gözlerim,
kopuk ellerim,
kesik bacaklarımla peşinizdeyim.
diyetimi istiyorum, adnan bey,
göze göz,
ele el,
bacaÄŸa bacak,
diyetimi istiyorum,
alacağım da.

Haz
09

Gövdemdeki Kurt

sen
benim
minare boyunda çam gövdeme,
yumuÅŸak
beyaz
bir kurt gibi girdin,
kemirdin!
ben
barsaklarında solucan makdonaldı besleyen
İngiliz amelesi gibi taşıyorum
seni içimde!

biliyorum
kabahat kimde!

ey ruhu lordlar kamarası kadın!
ey uzun entarili tüysüz puankare!
karşımda:
demirleri kıpkızıl
bir şimendifer ocağı gibi yanmak
senin en basit hünerin;
yine en basit hünerin senin
buzun üstünde bir paten gibi kıvranmak!

soÄŸuk!
sıcak!
kaltak!
dur!
yumuÅŸak
beyaz
kıvrılışlarınla
beynime giriyorsun
kemiriyorsun!
oraya giremezsin!
onu kemiremezsin!

yumuÅŸak
beyaz
kıvrılışlarıyla
beynime giren kurdu
çürük bir diş çeker gibi söktüm!
epeyce ter döktüm!
bu sonuncuydu
bir daha olmayacak!

Haz
09

Çankırı Hapishanesinden Mektuplar-2

bir akşamüstü
oturup
hapisane kapısında
rubailer okuduk gazalîden :
«gece :
büyük lâciverdî bahçe.
altın pırıltılarla devranı rakkaselerin.
ve tahta kutularda upuzun yatan ölüler.>

bir gün eğer,
benden uzak,
karanlık bir yağmur gibi,
canını sıkarsa yaşamak
tekrar gazalîyi oku.
ve pîrâyendem benim,
ben eminim
sen sadece merhamet duyacaksın
ölümün karşısında onun
ümitsiz yalnızlığı
ve muhteÅŸem korkusuna.

bir akar su getirsin gazalîyi sana :
«? toprak bir kâsedir
çömlekçinin rafında tâcidar,
ve zafer yazıları
yıkılmış duvarlarında keyhüsrevin…»

birikip sıçramalar.
soÄŸuk
sıcak
serin.

ve büyük lâciverdi bahçede
başsız ve sonsuz
ve durup dinlenmeden
devranı rakkaselerin…

bilmiyorum, neden
aklımda hep
ilkönce senden duyduğum
Çankırılı bir cümle var :
«pamukladı mıydı kavaklar
kiraz gelir ardından.»
kavaklar pamukluyor gazalîde,
fakat
görmüyor, üstat,
kirazın geldiğini.
Ölüme ibadeti bundandır.

Şeker ali yukarda, koğuşta bağlama çalıyor.
akÅŸam.
dışarda çocuklar bağrışıyorlar.
Çeşmeden akıyor su.
ve jandarma karakolunun ışığında
akasyalara bağlı üç kurt yavrusu.
açıldı demirlerin dışında
büyük, lâciverdî bahçem.
a s l o l a n h a y a t t ı r …

beni unutma hatçem…

Haz
09

Asya-Afrika Yazarlarına

kardeÅŸlerim
bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben afrikalıyım
ağaçlar kendi dibine gölge vermez benim orda
sizin ordakiler gibi tıpkı
benim orda arslanın ağzındadır ekmek
ejderler yatar başında çeşmelerin
ve ölünür benim orda ellisine basılmadan
sizin ordaki gibi tıpkı
bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben afrikalıyım
okuyup yazma bilmez yüzde sekseni benimkilerin
şiirler gezer ağızdan ağıza türküleşerek
ÅŸiirler bayraklaÅŸabilir benim orda
sizin ordaki gibi
kardeÅŸlerim
sıska öküzün yanına koşulup şiirlerimiz
toprağı sürebilmeli
pirinç tarlalarında bataklığa girebilmeli
dizlerine kadar
bütün soruları sorabilmeli
bütün ışıkları derebilmeli
yol başlarında durabilmeli
kilometre taşları gibi şiirlerimiz
yaklaşan düşmanı herkesten önce görebilmeli
cengelde tamtamlara vurabilmeli
ve yeryüzünde tek esir yurt tek esir insan
gökyüzünde atomlu tek bulut kalmayıncaya kadar
malı mülkü aklı fikri canı neyi varsa verebilmeli
büyük hürriyete şiirlerimiz

Haz
09

Sizden Saklı

gelmediniz, ben hep sizi bekledim
eksilen yanlarımla
sizden saklı eskidim

her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için
gün, ay, saat, hafta; takvimsi zaman yanı
aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey
yalnızca ufuklar yeniledim

kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk
her sevgiliyle biraz daha
biraz daha sizden saklı eskidim.

Haz
09

Dumanın doğrusu

kolay gelsin vapurun dumanı!
İnersin sen de birgün yeryüzüne,
benim gibi yaÄŸmur diye!

İyi de edersin!

(sevgi duvarı)


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini