Haz
09

Karlı Kayın Ormanında

karlı kayın ormanında
yürüyorum geceleyin.
efkârlıyım, efkârlıyım,
elini ver, nerde elin?
ayışığı renginde kar,
keçe çizmelerim ağır.
İçimde çalınan ıslık
beni nereye çağırır?

memleket mi, yıldızlar mı,
gençliğim mi daha uzak?
kayınların arasında
bir pencere, sarı, sıcak.

ben ordan geçerken biri :
“amca, dese, gir içeri.”
girip yerden selâmlasam
hane içindekileri.

eski takvim hesabıyle
bu sabah başladı bahar.
geri geldi memedime
yolladığım oyuncaklar.

kurulmamış zembereği
küskün duruyor kamyonet,
yüzdüremedi leğende
beyaz kotrasını memet.

kar tertemiz, kar kabarık,
yürüyorum yumuşacık.
dün gece on bir buçukta
ölmüş berut, tanışırdık.

bende boz bir halısı var
bir de kitabı, imzalı.
elden ele geçer kitap,
daha yüz yıl yaşar halı.

yedi tepeli ÅŸehrimde
bıraktım gonca gülümü.
ne ölümden korkmak ayıp,
ne de düşünmek ölümü.

en acayip gücümüzdür,
kahramanlıktır yaşamak :
Öleceğimizi bilip
öleceğimizi mutlak.

memleket mi, daha uzak,
gençliğim mi, yıldızlar mı?
bayramoÄŸlu, bayramoÄŸlu,
ölümden öte köy var mı?

geceleyin, karlı kayın
ormanında yürüyorum.
karanlıkta etrafımı
gündüz gibi görüyorum.

Şimdi şurdan saptım mıydı,
ÅŸose, tirenyolu, ova.
yirmi beÅŸ kilometreden
pırıl pırıldır moskova…

Haz
09

Desem ki…

desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
ormanların en kuytusunu sende gezmekteim,
senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
sende tattım yemişlerin cümlesini.

desem ki sen benim için,
hava kadar lazım,
ekmek kadar mübarek,
su gibi aziz bir ÅŸeysin;
nimettensin, nimettensin!
desem ki…
İnan bana sevgilim inan,
evimdeki şenliksin, bahçemde bahar;
ve soframda en eski ÅŸarap.
ben sende yaşıyorum,
sen bende hüküm sürmektesin.
bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
günlerden sonra bir gün,
Åžayet sesimi farkedemezsen,
rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
bil ki ölmüşüm.
fakat yine üzülme, müsterih ol;
kabirde böceklere ezberletirim güzelleğini,
ve neden sonra
tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
hatırla ki maher günüdür
ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Haz
09

Sanırsın

saplanti sanirsin bakislarimi,
âmâ gözlerim medet beklerken.
akinti sanirsin gözyaslarimi,
veda sözlerim sitem eylerken.

efkârini maziye mâl etme,
bu yagmur da birgün diner.
anilari kendine yük etme,
gün gelir hepsi üstüste biner.

sanirsin, zenginler oldu fakir.
krallar görüldü hor ve hâkir.
kan revana dönen aleminde,
hayalin gitti, geriye kaldi kir.

ideoloji öldü, diyor bir bay.
artik beni ne sayarsan say!
aydinlik karanliga maglup,
bende siyah ellerinde kobay!

Haz
09

Gözyaşı

gözyaşlarımı akıtsam, onlarla bir ırmak oluştursam.
coşsam, çağlasam, kirlenen yeryüzünü kaplasam.
durmak bilmeyen korkusuz cengâver misali, saldırsam.
her tarafı sarsam, her şeyi o an içerisinde alıkoysam.
zamanı durdursam, bir an içerisinde her yöne aksam.
mazluma, darda kalmışa, su olsam, as olsam.
zalime, ihanet edene, sel olsam ve boÄŸsam.
temizlenir mi yeryüzü gözyaşlarımı akıtsam?
bitermi bu iÅŸkence, mazlumla beraber bende aÄŸlasam?

Haz
09

İkininbiri

-bayram bilge tokere-

can özünden besmeleyi çekende
dil yanmazsa ben yanarım sultanım
hak uğruna bir sefere çıkanda
yol yanmazsa ben yanarım sultanım

arzuhalim ulaşırsa divana
korkarım ki taban değer tavana
Çiçeğimden zerre girse kovana
bal yanmazsa ben yanarım sultanım

göz utanır gönül dostu görünce
can tutuÅŸur candan selam gelince
bülbül olup bir bahçeye girince
gül yanmazsa ben yanarım sultanım

aşıklık içimde doğduğu zaman
taş yanar göz yaşım yağdığı zaman
mızrabım sazıma değdiği zaman
tel yanmazsa ben yanarım sultanım

Üzülmedim erkenine geçine
akıl yordum herşeyine hiçine
söküp yüreğimi atsam içine
göl yanmazsa ben yanarım sultanım

alev alev ruhta, canda bu ateÅŸ
bakmakla görülmez bende bu ateş
bırakılsa hangi günde bu ateş
yıl yanmazsa ben yanarım sultanım

dosta mektup yazma vakti gelirse
yazar postalarım kısmet olunsa
mektubumun mahiyetin bilirse
pul yanmazsa ben yanarım sultanım

Haz
09

Dosta doÄŸru

İçimde uzayan her yol
Çıkar gider dosta doğru
menekşe, nergis. ıtır, gül
kokar gider dosta doÄŸru

zamanım yoğrulur gamla
birleÅŸir sabah akÅŸamla
ilık kanım damla damla
akar gider dosta doÄŸru

gel bende gör, sen gel beni
durduramaz engel beni
görmediğim bir el beni
Çeker gider dosta doğru

beynim fırın, bağrım tandır
yanarım hayli zamandır
sevgim bir yavru ceylandir
Åžeker gider dosta doÄŸru

ne saklarım ne gizlerim
yalnızca onu özlerim
tabutta bile gözlerim
bakar gider dosta doÄŸru

Haz
09

Mona Rosa

mona rosa. siyah güller, ak güller.
geyvenin gülleri ve beyaz yatak.
kanadı kırık kuş merhamet ister.
ah senin yüzünden kana batacak.
mona rosa. siyah güller, ak güller.

ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
mona rosa bugün bende bir hal var.
yağmur iri iri düşer toprağa,
ulur aya karşı kirli çakallar.

açma pencereni perdeleri çek,
mona rosa seni görmemeliyim.
bir bakışın ölmem için yetecek.
anla mona rosa ben bir deliyim.
açma pencereni perdeleri çek.

zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
bende çıkar güneş aydınlığına.
bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
seni hatırlatır her zaman bana.
zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

zambaklar en ıssız yerlerde açar
ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
işıksız ruhumu sallar da durur.
zambaklar en ıssız yerlerde açar.

ellerin, ellerin ve parmakların
bir nar çiçeğini eziyor gibi.
ellerinden belli olur bir kadın,
denizin dibinde geziyor gibi.
ellerin, ellerin ve parmakların.

zaman ne de çabuk geçiyor mona.
saat onikidir söndü lambalar
uyu da turnalar girsin rüyana,
bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
zaman ne de çabuk geçiyor mona.

akşamları gelir incir kuşları,
konarlar bahçemin incirlerine.
kiminin rengi ak kiminin sarı.
ah beni vursalar bir kuÅŸ yerine.
akşamları gelir incir kuşları.

ki ben mona rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
hayatla doldurur bu boÅŸ yelkeni.
o masum bakışların su kenarında.
ki ben mona rosa bulurum seni.

kırgın kırgın bakma yüzüme rosa.
henüz dinlemedin benden türküler.
benim aşkım uymaz öyle her saza.
en güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
kırgın kırgın bakma yüzüme rosa.

artık inan bana muhacir kızı,
dinle ve kabul et itirafımı.
bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
alev alev sardı her tarafımı.
artık inan bana muhacir kızı.

yağmurdan sonra büyürmüş başak,
meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
bir gün gözlerimin ta içine bak
anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
yağmurdan sonra büyürmüş başak.

altın bilezikler o kokulu ten
cevap versin bu kuş tüyüne.
bir tüy ki can verir gülümsesen,
bir tüy ki kapalı geceye güne.
altın bilezikler o kokulu ten.

mona rosa. siyah güller, ak güller.
geyvenin gülleri ve beyaz yatak.
kanadı kırık kuş merhamet ister,
ah senin yüzünden kana batacak.
mona rosa. siyah güller, ak güller.


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini
bu site sistemden silinmistir lutfen kodu kaldiriniz | backlink.r10.net