Mar
10

Bol su için, kahvaltı yapın, yürüyün

Bol su için, kahvaltı yapın, yürüyün  Sürekli uyuma isteği, dikkat eksikliği, işleri erteleme düşüncesi ve bitkinlik gibi belirtilerle kendini gösteren bahar yorgunluğu, önlem alınmadığı takdirde kronik hale dönüşebilir. Baharla birlikte havadaki değişim insanları olumsuz etkileyebilir. Bunun için düzenli beslenme, kahvaltıyı ihmal etmeme, bol su içmek ve yürüyüş yapmak önemlidir.

ÜNAL LİVANELİ KONYA
-Baharın gelmesi, havaların ısınmaya başlaması birçok insanda yorgunluk hissi oluşturuyor. Sürekli uyuma isteği, dikkat eksikliği, işleri erteleme düşüncesi ve bitkinlik gibi belirtilerle kendini gösteren bahar yorgunluğu, önlem alınmadığı zaman kronik hale gelerek insanların hayatını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, dengeli beslenmeyi, bol su tüketmeyi, sabah saatlerinde yürüyüş ve egzersiz yapmayı, günlük aktiviteleri monotonluktan kurtaracak değişiklikler yapmayı öneriyor.

NPİSTANBUL Etiler PolikliniÄŸi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Özlem MestcioÄŸlu, bahar yorgunluÄŸuna baÄŸlı olarak kimilerinin kendini uykuya verdiÄŸini, kimilerinin de sinirli bir hal aldığını ve hırçınlaÅŸtığını belirtiyor.

Bahar yorgunluÄŸunun sabahları uyanmakta zorlanma, iÅŸe gitmeme ve iÅŸleri erteleme isteÄŸi, devamlı uyuma isteÄŸi, kendini yalnız, güçsüz, mutsuz, tedirgin, tembel hissetme, dikkati toparlayamama, sinirlilik gibi belirtileri bulunduÄŸunu anlatan MestcioÄŸlu, “Bu belirtilerin hepsini ya da birkaçını kendinizde hissediyorsanız bahar yorgunluÄŸu yaşıyorsunuz demektir. Havadaki deÄŸiÅŸim sinirlilik, gerginlik, stres meydana getirmekte ve bahar yorgunluÄŸunun geliÅŸmesine zemin hazırlamaktadır. Stres damar büzüşmesini artırarak bahar aylarında kalp-damar ve romatizmal hastalıklarda artışa da neden olabilmektedir.” dedi.

Havadaki elektrik yükünün ÅŸehirlerde daha fazla hissedildiÄŸini söyleyen MestcioÄŸlu, trafik, hava kirliliÄŸi ve sanayi artıklarının elektrik yükünü artıran nedenler arasında yer aldığını bildirdi. Metabolizmanın hızlanmasının ve hormonlarda oluÅŸan deÄŸiÅŸikliklerin de bahar yorgunluÄŸuna neden olduÄŸunu aktaran MestcioÄŸlu, sigara içenlerin, düzensiz beslenenlerin, ergenlerin, yaÅŸamda belirli amaçları olmayanların, iÅŸ temposu yoÄŸun olanların bahar yorgunluÄŸuna daha çok yakalandığını ifade etti. Bazı kiÅŸilik özelliklerinin de bahar yorgunluÄŸunun yaÅŸanması için yatkınlık oluÅŸturabildiÄŸini anlatan MestcioÄŸlu, “DeÄŸiÅŸime açık olmayanlar, olumsuz senaryolar yazma eÄŸilimi gösterenler, zorluklara karşı tahammül etme becerisi daha az bulunanlar, yenilgiyi çabuk kabul edenler bahar yorgunluÄŸunu daha belirgin olarak hissedebiliyorlar.” diye konuÅŸtu.

Bahar yorgunluÄŸunun bir hastalık olmadığı ancak gerekli önlemler alınmazsa kronik yorgunluk ve tükenmiÅŸlik sendromuna dönüşebildiÄŸi uyarısında bulunan Özlem MestcioÄŸlu, ÅŸu bilgileri verdi: “TükenmiÅŸlik sendromu müdahale edilmesi gereken bir durumdur, düzelmemesi halinde oldukça ciddi sorunlara neden olabilmektedir. İş yaÅŸamında; performans düşüklüğü, insanlarla iliÅŸkilerde bozulmalar, aile ve sosyal yaÅŸantıda ise iliÅŸki sorunları yaÅŸanabilmektedir. KiÅŸiler iç dünyalarında giderek daha mutsuz olmakta, keyifsizleÅŸmekte, tüm dünyayla ilgisini yitirme noktasına kadar gelebilmektedirler.”

Yorgunluğu nasıl yenebiliriz?

Lifli sebzeler, yeşil sebze ve meyve, domates, patates, kayısı tercih edilecek yiyeceklerdendir. En önemli öğün ise kahvaltıdır, kahvaltı mutlaka düzenli biçimde yapılmalıdır.

Günde en az 3 litre su tüketilmelidir.

Çalışma ortamının havası her zaman temiz olmalıdır.

Uyku ritmine özen gösterin. Sabahları erken kalkmak önemlidir.

Açık havada özellikle de sabah saatlerinde yapılan yürüyüşler yararlıdır. En az 15-20 dakika süreli sabah ve aç karnına yapılan jimnastik faydalıdır.

Kronik yorgunluk sendromunun geliştiği hallerde çalışma temposunu düşürmek ve kısa tatiller uygun olabilir

ZAMAN

Haz
09

Martılar Ki…

günlerdir körköstebek nefsimle öyle hırlı
ve öylesine harlı ki
esrik nefesim
bir kibrit tutsam parlayacak.
bir sarnıç gemisi diyecekler alev almış
boğazın iki yakasından

oysa bir gaz tenekesiyle bir ÅŸiÅŸe mavg
gelişi güzel mi güzel bir ocak
suların ortasında sevgili öfkemle benim
yanacak bahar eriÅŸinceye deÄŸin
soğuktan morarmış kanatlarını
ısıtsın diye martılar

martılar ki sokak çocuklarıdır denizin

Haz
09

Karanlıktaki Hazine

karanlığa sevgiyle baktığım gece gördüm
hala o güven sevinciyle uçmakta gönlüm
süründüğümüz bu çamur deryasından uzak
bu yerlere uğramamış bir bahar içinde
gerçekten cennet misali bir dünya kuracak
gürbüz nesiller büyüyor sağlıklar içinde

Çocuklarımız torunlarımız var içinde

Haz
09

Arada

güz güneşi benzeşiyor bahar güneşiyle
biri kışa girerken biri kıştan çıkarken
biri yeni bir aşk öncesinse bir kederden sonra
biri biten bir aÅŸktan sonra kedere girerken

Haz
09

Nicedir özlemişim

nicedir özlemişim
bu rüzgarı
hani doÄŸudan eser
bahar akşamları

nicedir özlemişim
bir elma ağacının
dibine oturmayı

nicedir özlemişim
şoseleri,dağları

nicedir özlemişim
bir dosta sarılıp
ağlamayı

Haz
09

Bir gün mutlaka

bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! ey kaz kafalılar! ey sadrazam!
sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda,
sandviç yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz.
Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl bitebilir bir bombayla,
nasıl kazanabilir o kirli adamlar
uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü temiz bir gömlek giyiyorum
bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu hân-ı yağma
ama yorgunum, şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli bir pardesü
kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde vietnamca şiir kitapları
dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum öbür ucundaki ırmakları
bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor orda
köprülerden geçiyorum, karanlık yağmurlu bir gün, yürüyorum istasyona
bu evler hüzünlendiriyor beni, bu derme çatma dünya
İnsanlar, motor sesleri, sis, akıp giden su
ne yapsam… ne yapsam… her yerde bir hüzün tortusu
alnımı soğuk bir demire dayıyorum, o eski günler geliyor aklıma
ben de çocuktum, sevgilerim olacaktı elbette
sinema dönüşlerini düşünüyorum, annemi her şey nasıl ölebilir,
nasıl unutulur insan
ey gök! senin altında sessizce yatardım, ey pırıl pırıl tarlalar
ne yapsam… ne yapsam… dekart oluyorum sonradan…
sakallarım uzuyor, ben bu kızı seviyorum, ufak bir yürüyüş
Çankayaya
bir pazar, güneşli bir pazar, nasıl coşuyor yüreğim, nasıl karışıyorum insanlara
bir çocuk bakıyor pencereden, hülyalı kocaman gözlü nefis bir çocuk
lermontovun çocukluk fotoğraflarına benzeyen kardeşi bakıyor sonra
ben şiir yazıyorum daktiloda, gazeteleri merak ediyorum,
kuş sesleri geliyor kulağıma
ben mütevazı bir şairim, sevgilim, her şey coşkulandırıyor beni
sanki ağlayacak ne var bakarken bir halk adamına
bakıyorum adamın kulaklarına, boynuna, gözlerine, kaşlarına,
yüzünün oynamasına
ey halk diyorum, ey çocuk, derken bende bir ağlama
İlençleniyorum bütün bireyci şairleri, hale gidiyorum portakal almaya
İlençleniyorum o laf kalabalıklarını, kurumuş yürekleri, bireyin kurtuluşunu filan
İlençliyorum o kitap kurtlarını, bağışlıyorum sonradan
uzun kış gecelerinden sonra, masallarda anlatılan
durup durup bunları düşünüyorum, bir sevinci bir hüzün izliyor arkadan
yüreğim ipesapa gelmez bir bahar göğü, türkçe bir yürek kısaca
beklemek usandırıyor, telaşlı telaşlı bir şeyler anlatıyorum sağda solda
bir otobüse biniyorum, inceliyorum bir böceği tutarak kanatlarından merakla
yürürdüm eskiden baharda, o yıkıntıların ve çayırların olduğu alanlara
aklıma şiiri gelirdi o yaşlı amerikalının sonbaharı anlatan şiiri
Çayırlar vardı o şiirde, baharı anımsatan ne de olsa
böylece yeniden hazırlanıyorum bir coşkuya, yeniden sokaklara fırlamaya
kendimi atmak bir uçurumdan balıklama
büyük ve mavi bir şey izlenimi var bende, gördüğüm filmlerden mi ne
bir şapka, telaşlı bir gök, sıcak yapay bir dünya
anlat anlat bitmiyor, bitmiyor bendeki daüssıla
bütün sevgilerimi harcayabilirim bir çırpıda, yağmurlu o yollar geliyor aklıma
benzin kokuları, ıslak direkler, babamın esmer bir somun gibi tombul ve sıcak elleri
uyurdum. bir de bakmışsın yeni bir filim sinemada, şehirde yeni bir kız,
kahvede yeni bir garson
o üzgün ve sabahlıklı dururdu balkonda…
Şimdi ne var hüzünlenecek bunda, nedir bu çatlatan yüreğimi bu telaş
sanki yarın ölecek gibiyim, birazdan polisler gelecek ya da
gelip alacaklar kitaplarımı, daktilomu, bu şiiri, sevgilimin fotoğrafını duvarda
soracaklar babanın adı ne, nerde doğdun, teşrif eder misiniz karakola
dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür ucundaki ırmakları
bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor vietnamda
ağlayarak bir yürek resmi çiziyorum havaya
uyanıyorum ağlayarak, bir gün mutlaka yeneceğiz!
bir gün mutlaka yeneceğiz, ey işalatçılar, ihracatçılar, ey şeyhülislâm!
bir gün mutlaka yeneceğiz! bir gün mutlaka yeneceğiz! bunu söyleyeceğiz bin defa!
sonra bin defa daha, sonra bin defa daha, çoğaltacağız marşlarla
ben ve sevgilim ve arkadaşlar yürüyeceğiz bulvarda
yürüyeceğiz yeniden yaratılmanın coşkusuyla
yürüyeceÄŸiz çoÄŸala çoÄŸala…

Haz
09

Karışan saatler içinde

karışan saatler içinde hâtırana
bazı sabahlarla ikindiler yan yana,
değişik gülleri sanki tek bir baharın;
bâkir hülyasıyla beyaz ve ürkek yarın,
o sükût bahçesi, ufkunda kuş yerine
hasret kanat çırpar düşünen ellerine…

hep aynı nağmede çılgın dolaşan yaylar,
bir yıldız kervanı gibi haftalar, aylar
hep aynı hayalin peşinde bu yolculuk,
hep gül yangını ve bahar sıtması ufuk…

tenha bir ucunda gecenin bir sır gibi
fısıldanan adın kardeş, dost ve sevgili,
durgun havuzların süsü ten rengi çiçek
bir mevsim cümbüşü içinde süzülerek
Ömrün gecesinde ve kader rüzgârında
bir ürperme olur çıplak omuzlarında…


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini