May
10

Yüzyılın deneyinde beklenmedik keşifler

Yüzyılın deneyinde beklenmedik keÅŸiflerCERN’de Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın ilk iki aylık döneminde ekstra geniÅŸ boyutlar, sicim kuramı ve aşırı yavaÅŸ yüklü parçacıklar gibi egzotik konularda keÅŸifler bekleniyor.
CENEVRE – Kozmosun sırlarını çözmek için yürütülen Büyük Patlama deneyinde çalışan bilim insanları, evrenin özü ve oluÅŸumuyla ilgili beklenmedik buluÅŸlara da ulaşıyor. Deneyi yürüten Avrupa Nükleer AraÅŸtırma Merkezi’nin (CERN) araÅŸtırmacıları, 10 milyar dolar deÄŸerindeki Büyük Hadron parçacık çarpıştırıcısının ilk yüksek güçle çalışmasının iki aylık dönemini deÄŸerlendirdiler.

Yeraltındaki tünelde çarpışmaları kaydeden atom çarpıştırıcısının 6 detektöründen birinin sorumlusu Oliver Buchmueller, bu aşamada ekstra geniş boyutlar, sicim kuramı ve aşırı yavaş yüklü parçacıklar gibi egzotik konularda keşiflerde bulunabileceklerini belirtti.

Buchmueller, İsviçre ile Fransa arasındaki sınırda yeraltında yapılmakta olan deneyde bu tip keşiflerin, evrendeki varlığının açıklanması istenen, Tanrı parçacığı diye de adlandırılan Higgs boson parçacığını ve karanlık maddenin varlığına dair kanıtlar sunabilecek süper simetrik-parçacıklarını bulma çabalarına paralel gittiğini söyledi.

CERN’ün hızlandırıcı ve teknoloji direktörü Steve Myers da deneyin çok iyi gittiÄŸini belirterek, bundan sonra artık atom çarpıştırıcısına çok dikkat etmeleri gerektiÄŸini ve daha önce teknik sorunlar yüzünden kapatılmak zorunda kalınan makinanın bir kez daha devre dışı kalmasının en son istedikleri ÅŸey olduÄŸunu vurguladı.

İLK ALT TANECİK BULUNMUŞTU
Hadron çarpıştırıcısının son derece ileri teknoloji ürünü detektörleri, fizikçilerin “standart model” diye adlandırdıkları ve geçmiÅŸte yapılan deneylerde elde edilen unsurları tespit etmiÅŸti. Bu çalışmalarda, yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen ve Büyük Patlama ortamının yaratılmaya çalışıldığı Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda, madde ile antimadde arasındaki etkileÅŸimin doÄŸasını gün ışığına çıkarması umulan deneyde, ilk alt tanecik belirlenmiÅŸti.

Dev atom çarpıştırıcısındaki Atlas deneyinde tespit edilen parçacığa bilim adamları “beauty quark-güzellik parçacığı” ya da “alt tanecik” adını veriyorlar. Alt tanecikler ilk kez 1977′de keÅŸfedilmiÅŸti.

“Güzellik taneciÄŸi” ya da “alt taneciÄŸin” tipinin “B ” olduÄŸunu belirten bilimadamları, bu parçacığı bulmak için 10 milyon kez yapılan proton çarpışmalarında toplanan verilerin deÄŸerlendirildiÄŸini vurgulamışlardı.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda geçen ay 10 milyon kez atom altı parçacık çarpışması yapılmıştı. 27 kilometrelik oval tünelde hızlandırılarak, bugüne kadarki rekor düzeyde, 7 TeV enerjiyle, ışık hızına yakın bir hızla yol alırken çarpıştırılan parçacıkların parçalanma anlarının kayda alınmasında da aÅŸama kaydedilmiÅŸti.

Önceki deneylerde çarpışma anları saniyede 50 milyon kez görüntülenirken, deneyin bu aşamasında bu sayı, saniyede 100 milyon keze yükseltilmişti. Deneyin 2013 yılında 14 TeV enerjiyle yapılması öngörülüyor. (aa)

Haz
09

Nereden Gelip Nereye Gidiyoruz

başlangıç

nereden gelip nereye gidiyoruz?
belimizi doğrultup kalktığımızdan beri iki ayak üstüne,
kolumuzu bir sopa boyu uzattığımızdan beri,
taşı yonttuğumuzdan beri yıkan da yaratan da biziz
yıkan da yaratan da biziz bu güzelim, bu yaşanası dünyada.
nereden gelip nereye gidiyoruz?
arkamızda kalan yollarda ayak izlerimiz kanlı,
arkamızda kalan yollarda ulu uyumları ellerimizin, aklımızın,
yüreğimizin,
toprakta, taşta, tunçta, tuvalde, çelikte ve plastikte.
nereden gelip nereye gidiyoruz?
kanlı ayak izlerimiz midir önümüzdeki yollarda duran?
bir cehennem çıkmazında mı sona erecek önümüzdeki yollar?
nereden gelip nereye gidiyoruz?
Çocukların avuçlarında günlerimiz sıra bekler,
günlerimiz tohumlardır avuçlarında çocukların.
çocukların avuçlarında yeşerecekler.
Çocuklar ölebilir yarın,
hem de ne sıtmadan ne kuşpalazından,
düşerek de değil kuyulara filan;
çocuklar ölebilir yarın,
çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında,
ne bir santim kemik, ne bir damla kan,
çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında,
arkalarında bir avuç kül bile değil
arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan.
negatif resimcikler boşluğun karanlığında
krematoryum, krematoryum, krematoryum.
bir deniz görüyorum
ölü balıklarla örtülü bir deniz.
negatif resimcikler boşluğun karanlığında;
yaşanmamış günlerimiz
çocukların avuçlarıyla birlikte yok olan.

bir şehir vardı.
yeller eser yerinde,
beş şehir vardı,
yeller eser yerinde,
yüz şehir vardı,
yeller eser yerinde,
Şiirler yazılmayacak yok olan şehirlere,
Åžiir kalmayacak ki.

pencerende bir sokak bulvarlı,
odan sıcak,
ak yastıkta üzüm karası, saçlar,
adamlar paltolu, ağaçlar karlı,
penceren kalmayacak,
ne bulvarlı sokak,
ne ak yastıkta üzüm karası saçlar,
ne paltolu adamlar, ne karlı ağaçlar.
Ölülere ağlanmayacak,
ölülere ağlayacak gözler kalmayacak ki.
eller kalmayacak.

negatif resimcikler dalların altındaki
yok olmuş olan dalların altındaki.
yok olmuş olan dalların üstünden
o bulutlardır geçen.
güneye götürmeyin beni,
ölmek istemiyorum.
Ölmek istemiyorum,
kuzeye götürmeyin beni.
doğuya götürmeyin beni,
ölmek istemiyorum.
Ölmek istemiyorum.
batıya götürmeyin beni.
beni burda bırakmayın,
götürün bir yerlere.
Ölmek istemiyorum,
ölmek istemiyorum.
o bulutlardır geçen
yok olmuş dallariı üstünden.
tahta, beton, teneke, toprak damlarımızla iki milyardan
artığız
kadın, erkek, çoluk, çocuk.
ekmek hepimize yetmiyor,
kitap ta yetmiyor,
ama keder
dilediÄŸin kadar,
yorgunlk da göz alabildiğine.
hürriyet hepimize yetmiyor.
hürriyet hepimize yetebilir
ve sevda kederi,
hastalık kederi,
ayrılık kederi,
kocalmak kederinden gayrısı ağmayabilir eşiğimizi.
kitap hepimize yetebilir.
ormanlarınkı kadar uzun olabilir ömrümüz.
yeter ki bırakmayalım
yaşanmamış günlerimiz yok olmasiı çocukların
avuçlarıyla birlikte,
boşluğun karanlığına çıkmasın negatif resimcikler,
yeter ki ekmek ve hürriyet yolunda dövüşebilmek için
yaÅŸayabilelim.

Haz
09

Anadolu

beÅŸikler vermiÅŸim nuha
salıncaklar, hamaklar,
havva anan dünkü çocuk sayılır,
anadoluyum ben,
tanıyor musun?

utanırım,
utanırım fukaralıktan,
ele, güne karşı çıplak…
Üşür fidelerim,
harmanım kesat.
kardeşliğin, çalışmanın,
beraberliÄŸin,
atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
kalmışım bir başıma,
bir başıma ve uzak.
biliyor musun?

binlerce yıl sağılmışım,
korkunç atlılarıyla parçalamışlar
nazlı, seher-sabah uykularımı
hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
haraç salmışlar üstüme.
ne iskender takmışım,
ne ÅŸah, ne sultan
göçüp gitmişler, gölgesiz!
selam etmiÅŸim dostuma
ve dayatmışım…
görüyor musun?

nasıl severim bir bilsen.
köroğluyu,
karayılanı,
meçhul askeri…
sonra pir sultanı ve bedrettini.
sonra kalem yazmaz,
bir nice sevda…
bir bilsen,
onlar beni nasıl severdi.
bir bilsen, urfada kurşun atanı,
minareden, barikattan,
selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
bilmeni mutlak isterim,
duyuyor musun?

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne-üstüne,
tükür yüzene celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının…
dayan kitap ile
dayan iÅŸ ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile.
dayan rüsva etme beni.

gör, nasıl yeniden yaratılırım,
namuslu, genç ellerinle.
kızlarım,
oğullarım var gelecekte,
herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
kaç bin yıllık hasretimin koncası,
gözlerinden,
gözlerinden öperim.
bir umudum sende,
anlıyor musun?


Ranking-Hits Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net Personal
firma ara bitki derman direk izle ticaret rehberi bayi hosting
significato sogni dei sogni Significato Nomi Nomi Bambini