Category Archives: Ataol Behramoğlu

Kuşatmada

kuşatma altında vermem gerekiyor Ömrümü etkileyerek kararları. kuytu bahçelerde değil sarsak odalarda yaşıyorum aşkı. en güzel dizeyi buluyorum derken bozuyor düşümü bir klakson sesi aklımda hayatım üstüne düşünceler ve pantolonumdaki yağ lekesi. sırıtkan, sırnaşık bir reklam spotu ekleniyor sonuna duygulu bir filmin. sevgi yitiriyor anlamını kaypaklaşıyor kin. bir çocuk ölüsüyle yan yana yaşıyor içimde gülen… Read More »

Her şey şiirdir…

her şey şiirdir, uğultusu rüzgarın bir ırmağa usulcacık yağan kar her gece okunan bir dua çocuklukta gökyüzünde bölük bölük turnalar. her şey şiirdir, sevinç ve keder dünyada olmak duygusu… kıyıda, ıssız kayalıklarda kendi başına ışıldayan su. her şey şiirdir, şimdi, şu anda ak kağıt üstünde dolanan elim karşıdaki avluda salınan söğüt yandaki odada uyuyan bebeğim.… Read More »

Kirazlı Mescit Sokağı

kirazlı mescit sokağı haliçe doğru iner yoksuk ahşap evler cumbalı pencereler yol üstünde kadınlar oturmuş örgü örer asmalı kahve önünde Çatık yüzlü erkekler fabrika dönüşü, yorgun bir kırıtmayla geçer solgun giysili kızlar kürtçe bir şeyler konuşur köşe başlarında delikanlılar yüz yaşında bir hamal yüz kiloya didişir minnacık oğlanlar Çöpllükte küfürleşir konuşsam bu bebelerle söyleyebileceğim ne… Read More »

Bir gün mutlaka

bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz! bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! ey kaz kafalılar! ey sadrazam! sevgilim on sekizinde bir… Read More »

Kırk Yaşın Eşiğinde Şiir

küçük heyecanlara paydos Çünkü rüzgarla aynı yaştayım Çünkü güneş kardeşim bir ırmakla sevişmekteyim bana artık dingin olmak bana yalınlık yaraşır İçimde şiirin güzelliği yaşamak sevinciyle yarışır güzeller güzeli ömrüm sana gitgide sevdalanıştayım nice emeklerle dokunmuş bir ince, bir nazlı nakıştayım küçük tasalara, tutkulara paydos Çünkü evrenle aynı yaştayım başsız sonsuz doyumsuz bir başdöndürücü akıştayım

Aşk iki kişiliktir

değişir rüzgarın yönü solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi boşuna bir liman arar; gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına aşk iki kişiliktir. bir anı bile kalmamıştır geceler boyu sevişmelerden; binlerce yıl uzaklardadır binlerce kez dokunduğun ten; yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek… Read More »