Category Archives: Ahmet Telli

Çocuksun sen /I

dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen kum taneleri var ya onlardan birindeyim yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı kötü bir anlatıcıyım… Read More »

Herhangi Bir Aşka Dair

herhangi bir kızınkinden ayrı değildi öyküsü hayatına ülkesini ekleyip yaşamaktan başka usulca eğerek başını yürürken nedense hep birbirine dolaşır gibi olurdu ayakları bir fotoğraf ve yeni koparılmış bir çiçekti ilk mektubuna eklediği kelimelerse büsbütün yangın durup durup iç çekişleri sessizliği, dalgınlığı acıyla bakışı yollara aşkı öğrenişindendi Çiçekli bir dal gibi uzandı sevdiğine ve yalnızca ayrılıklar… Read More »

Sevdalar Duman Olmayacak

acının bağrından mavi bir çelik gibi fışkıran öfke dünyayı değiştirecektir mutlaka yani hayat kendini yeniden yaratacaktır ona sahip çıkan ellerde ve bu yüzden öfke sevda gibidir kimilerinde yüreğinin pas tutmakta olan kıvrımları sarılsın bir an öfkenin gökgürültüsüyle beyninin her hücresi bir gerilla gibi kuşansın pusatlarını ve sokağa çıksın ve bir hançer gibi saplansın puştlukların, ihanetlerin… Read More »

Hala Koynumda Resmin

sımsıcak konuşurdun konuşunca ırmak gibi, rüzgar gibi konuşurdun yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki çiğdemler güller mor menevşeler açardı sımsıcak konuşurdun konuşunca hala koynumda resmin dağları anlatırdın ve dostluğu bir ceylan gibi sekerdi kelimeler sesini duymasam çölleşirdi dünya dağlar yarılır ırmaklar kururdu bulutlar çökerdi yüreğime hala koynumda resmin gün akşam olur elinde kitaplar ve bir demet… Read More »

Yak Sevdanın Çırasını

ne hüzünler kurtarır seni ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi ve ne de acının ses duvarındaki yorgun ve bıkkın bekleyişler acılar karartmışsa bile günlerin duvağını düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır verecektir en olgun meyvelerini mutlaka yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü yak sevdanın çırasını türkülerle barajını yıkan bir ırmak gibi katıl… Read More »

Bu Kent Öldürüldü Diyorlar

bu kent öldürüldü diyorlar kurşuna dizildi bir geceyarısı hayaletler geziniyormuş şimdi sokak aralarında ve caddelerde baykuş tüneği olmmuş alanlar ve yarasalar uçuşuyormuş silah ve esrar kaçakçıları altın çağını yaşarlarken artıyormuş bir yandan da kumarhaneler, meyhaneler borsa oyunları, hileli iflaslar birbirini kovalayıp dururken nasıl çıkmışsa pek bilinmiyor yaygınmış şimdilerde rus ruleti İntiharların sayısı bilinmiyor çoğalıp duruyormuş… Read More »