Category Archives: Ahmed Arif

Otuzüç Kurşun -2

yokuşun dibinden bir tavşan kalktı sırtı alaçakır karnı sütbeyat garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı yüreği ağzında öyle zavallı tövbeye getirir insannı tenhaydı, tenhaydı vakitler kusursuz, çırılçıplak bir şafaktı baktı otuzüçten bire karnında açlığın ağır boşluğu saç, sakal bir karış yakasında bit, baktı kolları vurulu, cehennem yürekli bir yiğit, bir garip tavşana, bir gerilere. düştü nazlı… Read More »

Otuzüç Kurşun -1

bu dağ mengene dağıdır tanyeri atanda vanda bu dağ nemrut yavrusudur tanyeri atanda meruda karşı bir yanın çığ tutar, kafkas ufkudur bir yayın seccade acem mülküdür doruklarda buzulların salkımı firari güvercinler su başlarında ve karaca sürüsü, keklik takımı… yitik inkar gelinmez teke-tek döğüşte yenilmediler bin yıllardan bu yan, bura uşağı gel haberi nerden verek turna… Read More »

Merhaba

gün açar, karın verir yağmurlu toprak. İncesu deresi, merhaba. saçakta serçeler daha çılgındır, bulutlarda kartal, daha çalımlı. koparır göğsünden bir düğme daha, tezkere bekliyen biri. İncesu deresi, merhaba. genç bayraklar vardır, barış düşünür, kuyularda işçi, mavilikleri. ben hepsini düşünürüm, yirmidört saat ve seni düşünürüm, karanlık, hırslı… seni, cihanların aziz mevyası. İlan-ı aşk makamından bir mısra,… Read More »

Kara

Çarpmış, paramparça etmiş, kara sütü, kara devdayla seni… ve kara memelerinde dişlerin asi, karadır, upuzun yattığın gece, felek, ah ettirir, boynun kıl-ince… cihanlar, çocuklar, kuşlar içinde sızlar bir yerlerin adsız ve kayıp sızlar, usul-usul, dargın vekan tadında bir konca, damıtır kendini mısralarınca… de be aslan karam, de yiğit karam, hangi kalemin yazısı, zorlu yazısı, belanda?… Read More »

İçerde

haberin var mı taş duvar? demir kapı, kör pencere, yastığım, ranzam, zincirim, uğruna ölümlere gidip geldiğim, zulamdaki mahzun resim, haberin var mı? görüşmecim, yeşil soğan göndermiş, karanfil kokuyor cıgaram dağlarına bahar gelmiş memleketimin…

Hasretinden Prangalar Eskittim

seni anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. seni anlatabilmek seni, namussuza, halden bilmeze, kahpe yalana. ard- arda kaç zemheri, kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu dışarda gürül- gürül akan bir dünya… bir ben uyumadım, kaç leylim bahar, hasretinden prangalar eskittim. saçlarına kan gülleri takayım, bir o yana bir bu yana… seni bağırabilsem seni, dipsiz kuyulara. akan… Read More »