Category Archives: Ahmed Arif

Your Love Never Left Me

Your love never left me Your love never left me. I hungered and thirsted in the treacherous, dark night. My soul was stranger, my soul was silent my soul was shattered…

Leyli – My Leyli

Leyli – My Leyli Leyli – my Leyli – when half our world Is red and green with spring And half all snow Still brothers and tribes are at each other’s throats Still, the scorpion The yellow adder On our white foreheads harlot oppression And during bright midnights Against the double-winged gates, gallows And the… Read More »

Thirty-Three Bullets

Thirty-Three Bullets I. This is the Mengene mountain When dawn creeps up at the lake Van This is the child of Nimrod When dawn creeps up against the Nimrod One side of you is avalanches, the Caucasian sky The other side a rug, Persia

Akşam Erken İner Mahpushaneye

akşam erken iner mahpusaneye. ejderha olsan kar etmez. ne kavgada ustalığın, ne de çatal yürek civan oluşun. kar etmez, inceden içine dolan, alıp götüren hasrete. akşam erken iner mahpusaneye. İner, yedi kol demiri, yedi kapıya. birden, ağlamaklı olur bahçe. karşıda, duvar dibinde, Üç dal gece sefası, Üç kök hercai menekşe… aynı korkunç sevdadadır gökte bulut,… Read More »

Otuzüç Kurşun – 3

vurulmuşum dağların kuytuluk bir boğazında vakitlerden bir sabah namazında yatarım kanlı, upuzun… vurulmuşum düşüm, gecelerden kara bir hayra yoranım çıkmaz canım alırlar ecelsiz sığdıramam kitaplara Şifre buyurmuş bir paşa vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız kirvem, hallarımı aynı böyle yaz rivayet sanılır belki gül memeler değil domdom kurşunu paramparça ağzımdaki…

Otuzüç Kurşun -2

yokuşun dibinden bir tavşan kalktı sırtı alaçakır karnı sütbeyat garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı yüreği ağzında öyle zavallı tövbeye getirir insannı tenhaydı, tenhaydı vakitler kusursuz, çırılçıplak bir şafaktı baktı otuzüçten bire karnında açlığın ağır boşluğu saç, sakal bir karış yakasında bit, baktı kolları vurulu, cehennem yürekli bir yiğit, bir garip tavşana, bir gerilere. düştü nazlı… Read More »