otomobil birden çıkıyor yoldan
bir deniz kıyısında duruyor
büyü bıçağı koparıyor onu gri harmanili kayalardan
yalnız sırtlarından sezilen haçlı erleri kayalardan
kayalar kapatıyor onun arkasını som
düşünceyle şekerlendirilmeden
günse eriyor yön yön van goghsu bir kırmızılık
kirazların ve güllerin tifoya kardeş çıkan rengi
kokuları bile kıpkırmızı olan günlerin
ve otomobilden inen sensin iki avcunda deniz
Çevrene üşüşen zeytin ağaçları
arkandan ininler o kimlerdir ki avuçlarına gülüyor
oluşa gülüyorlar kuşlara çocuklara
kuşların bir başak biçimi olan o çocuklara
ki senin ellerini görmek bir kurtuluştur çocuklara
sen yüzünde akdeniz memnunluğu sen truvalı helen
sana gelmiş bütün yananlılar atlı arabalarla
atlarla otomobillerle uçaklarla
bütün kiraz yangını çocukları andıktan sonra
evrenin akşamından döndünüz evlerin parmaklıklarına
Sezai Karakoç
akdeniz, bergama, bile, eski, gibi, ilk, kalma, ki, mavi, onu, otomobil, senin, siyah, vakit
yanlış trenden indin seni şehrin aynasından geçirdiler
sana baktım yıllarca hep aynı özlem penceresinden
yürüyen ve kaçan yalın ve çocuksu özlem penceresinden
denize karşı küçüle küçüle giden evleri
İnce ince karşılardın olağan karşılardın
Şen dünya içinde şen dünya içinde bir avuç şen dünyaydın sen
Sezai Karakoç
aramak, bakireler, gibi, giden, ilk, indin, insan, yeni
sen kış güneşi misin
yakarsın ısıtmazsın
Sezai Karakoç
sen gecenin gündüzün dışında
sen kalbin atışında kanın akışında
sen Şehrazat bir lamba bir hükümdar bakışında
bir ölüm kuşunun feryadını duyarsın
Sezai Karakoç
bir, boyu, diye, hazin, ince, ki, lamba, merhamet, seni, sevgili
son kaya iniyor kuyu aydınlanıyor
ses insanın derinlerde parlayan
son isyan denemesi oluyor güzel
İçimde yaman tutuk bir şair doğuyor
tut elimden
dosta düşmana karşı bir iyi konuşayım
tut
kulede saat kırılmasın
geyikler sağır
rüyalar boğuk olmasın
Sezai Karakoç
dosta, dualar, kuyu, yok
ben geldim geleli açmadı gökler
ya ben bulutları anlamıyorum
ya bulutlar benden birşey bekler
hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
ben geldim geleli açmadı gökler
Sezai Karakoç
bir, ilk gece, ya