Gece Nöbeti
daha az seviyorum seni
giderek daha az
unutur gibi seviyorum
azala azala
aramızdaki uzaklığın karanlığında
daha az seviyorum seni
giderek daha az
unutur gibi seviyorum
azala azala
aramızdaki uzaklığın karanlığında
iki bıçak seç kendine
biri yaralamak için
biri öldürmek
pusu kur gözlerinin
karanlık gölgesine
biri sevmek için
biri ihanet
İki yürek seç kendine
biri yaşamak için
biri gizlenmek
bir korkak,bir kaçak,bir firar
kaç kişisin sen sevdiğim çocuk
İçimdeki bıçak iki kere daha dönüyor
olduğu yerde
kalırsan sel basar yataklarımı
gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde
kimi zamanlar olur sevgilim
İki bıçak bile yetmez bir tek ölüme
bundan önceki hayatımın içinden geçiyorum
önceki hayatımdaki çölden geçiyorum
şimdi iki yanında yükselen uzun binalara aldırmadan
burası çöldü biliyorum
o zamanda çöldü
bu zaman da
binaların örtemediği çölü görüyorum
eski bedenimde aldığım öldürücü yaralar
yalnızca birer leke şimdiki bedenimde
yatağan,saldırma,ok,mızrak
fal gibi saklı duruyor derinimde
kutsal kitaplara dilini veren şiir
birer leke dilimde
bir zamanlar gördüğüm bir rüya bu
şimdi içinden geçiyorum
görmüştüm görmüştüm görüyorum
anımsıyor musun?
bir çetemiz vardı: vahşi siyah atlar
ısmarlama serserilikler yaşardık
kimseden bir şey demeden kaçıp gitmeler gibi
sokaklarda sabahlamak, parklarda yatmak
yabancıları mahalleye sokmamak gibi
ve bir gün gideceğimiz bir amerika vardı
herkesin bir amerikası vardı o zamanlar
herkes gece istasyonlarında
kendi amerikasını aradı
kamçılı karanlıktı geldin üstüme
bütün masalları dolaştın
ay zeytin gece
ay vurmuştu alnına
perçemlerin tokat akıtması
yorgundu atılmış yılan derisi
değiştirilmiş güvercin gömleği tende
nereye gidiyorsun, dedim
zeytinlerin arasından
siste silinip giderken yollar
aydı zeytindi geceydi
korkmadım bağırdım ardından
aydaki zeytindeki gecedeki delikanlı
nereye böyle
aldı rüzgar sesimi duyurmadı
vurdu geçti durduğum yeri
gümüşünü silkeledi yüzüme
atının kanatları
ben oldum, ölüm bulunamadı
kamçılı bir karanlıktı
hikayemin gecesini durdum de
kimse çıkamadı dışarı
ay kaldı zeytin kaldı gece kaldı
sis kaldı yollar kaldı
karanlıktı